Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Kafa travması, dünya genelinde ölüm ve kalıcı nörolojik sakatlığın en önemli nedenlerinden biri olup özellikle genç erişkin popülasyonda travmaya bağlı mortalite ve morbiditenin başlıca sebepleri arasında yer almaktadır. Travmatik beyin yaralanması (TBY), her yıl milyonlarca insanı etkilemekte; bireysel sağlık kayıplarının yanı sıra önemli sosyal ve ekonomik yük oluşturmaktadır.
Travmatik beyin yaralanmalarının en sık nedenleri trafik kazaları, düşmeler, iş kazaları, spor yaralanmaları ve kişiler arası şiddettir. Erişkinlerde motorlu taşıt kazaları ve yüksek enerjili travmalar ön plandayken, çocuklarda ve ileri yaş grubunda düşmeler en sık etiyolojik faktörü oluşturmaktadır. Özellikle yaşlanan nüfus nedeniyle düşük enerjili düşmelere bağlı kafa travmaları son yıllarda belirgin artış göstermektedir.
Kafa travmalı hastalarda mortalite yalnızca primer beyin hasarına bağlı değildir. Travma sonrasında gelişen hipoksi, hipotansiyon, hiperkapni, hipokapni, hipoglisemi, hiperglisemi, nöbetler ve intrakraniyal basınç artışı gibi sekonder hasar mekanizmaları nörolojik prognozu önemli ölçüde kötüleştirmektedir. Bu nedenle güncel travma yönetiminin temel amacı primer yaralanmayı tanımak kadar sekonder beyin hasarını önlemek ve serebral perfüzyonu korumaktır.
Travmatik beyin yaralanması, hastanın ilk değerlendirmede belirlenen Glasgow Koma Skalası (GKS) skoruna göre üç gruba ayrılır:
- Hafif Travmatik Beyin Yaralanması: GKS 13–15
- Orta Travmatik Beyin Yaralanması: GKS 9–12
- Ağır Travmatik Beyin Yaralanması: GKS ≤8
Kafa travmalı hastaların değerlendirilmesi sistematik travma yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmalı; öncelikle yaşamı tehdit eden havayolu, solunum ve dolaşım problemleri düzeltilmeli, servikal omurga yaralanması olasılığı göz önünde bulundurulmalı ve nörolojik değerlendirme seri muayenelerle desteklenmelidir. Erken tanı, uygun görüntüleme yöntemlerinin kullanılması ve zamanında nöroşirürjik müdahale mortalite ve morbiditenin azaltılmasında kritik öneme sahiptir.
Bu bölüm, ATLS® (Advanced Trauma Life Support) 2025 yaklaşımı ve güncel travmatik beyin yaralanması literatürü doğrultusunda güncellenmiştir.

Anatomi
Kafa travmalarının değerlendirilmesi ve travmatik beyin yaralanmalarının anlaşılabilmesi için kafa derisi, kafa kemikleri, meninksler, beyin dokusu ve intrakraniyal damarların anatomik yapısının bilinmesi önemlidir. Travmanın oluşturduğu hasarın tipi, yaralanmanın mekanizması ve etkilenen anatomik bölge ile doğrudan ilişkilidir.

Kafa Derisi (Skalp)
Kafa derisi yoğun vasküler yapıya sahip olup beş tabakadan oluşur:
- Deri (Skin)
- Subkutan doku (Connective tissue)
- Galea aponeurotica
- Gevşek areolar doku
- Perikranium
Skalp yaralanmaları ciddi kanamalara neden olabilir. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda önemli miktarda kan kaybı gelişebilir.
Kafatası (Kranyum)
Kranyum, beyni dış travmalardan koruyan kemik yapıdır ve iki bölümden oluşur:
- Kalvaryum (kafatası kubbesi)
- Kafa tabanı (basis cranii)
Kafatası kırıkları;
- Lineer kırıklar
- Depresyon kırıkları
- Diastatik kırıklar
- Bazal kafatası kırıkları
olarak sınıflandırılır.
Özellikle temporal kemik kırıkları orta meningeal arter yaralanmasına bağlı epidural hematom gelişimi açısından önem taşır.
Meninksler
Beyin ve omurilik üç koruyucu zar ile çevrilidir:
Dura Mater
En dış ve en kalın meningeal tabakadır. Kafatasının iç yüzüne sıkıca yapışıktır.
Araknoid Mater
Dura ile pia arasında bulunan ince zardır.
Pia Mater
Beyin yüzeyine sıkıca yapışan en iç tabakadır.
Meninksler arasında yer alan potansiyel boşluklar travmatik kanamaların oluştuğu alanlardır.
İntrakraniyal Kanama Alanları
İntrakraniyal kanamalar, travmatik beyin yaralanmalarında mortalite ve morbiditenin en önemli nedenlerinden biridir. Travma sonrasında meydana gelen kanamanın anatomik yerleşimine göre epidural hematom, subdural hematom, subaraknoid kanama ve intraparenkimal hematom olarak sınıflandırılır. Kanamanın tipi, lokalizasyonu, hacmi ve eşlik eden beyin hasarı hastanın klinik tablosunu ve prognozunu doğrudan etkiler. Erken tanı ve uygun tedavi, sekonder beyin hasarının önlenmesi ve nörolojik sonuçların iyileştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Günümüzde kontrastsız beyin bilgisayarlı tomografisi (BT), travmatik intrakraniyal kanamaların hızlı tanısında temel görüntüleme yöntemidir.

Epidural Hematom (EDH)
Kanama dura ile kafatası arasında meydana gelir.
En sık neden:
- Temporal kemik kırığı
- Orta meningeal arter yaralanması
BT’de tipik olarak:
- Bikonveks (lentiform) görünüm
izlenir.

Subdural Hematom (SDH)
Kanama dura ile araknoid arasında oluşur.
En sık neden:
- Köprü venlerinin (bridging veins) yırtılması
BT’de:
- Hilal şeklinde (crescent)
görünüm oluşturur.

Subaraknoid Kanama (SAK)
Kanama araknoid ile pia mater arasındaki subaraknoid mesafede meydana gelir.
Travmatik veya nontravmatik olabilir.
İntraparenkimal Hematom
Kanama doğrudan beyin parankimi içerisinde oluşur.
Kontüzyonlar veya ciddi travmalar sonrasında gelişebilir.
Beyin Parankimi
Beyin;
- Frontal lob
- Parietal lob
- Temporal lob
- Oksipital lob
- Beyin sapı
- Serebellum
olmak üzere temel bölümlere ayrılır.
Özellikle frontal ve temporal loblar kafatasının düzensiz kemik çıkıntılarıyla yakın komşuluk gösterdiğinden travmatik kontüzyonların en sık görüldüğü alanlardır.

Coup ve Contrecoup Yaralanmaları
Travmatik beyin yaralanmalarında beyin, kafatası içerisinde hareket ederek farklı bölgelerde hasara neden olabilir.
Coup yaralanması, travmanın doğrudan uygulandığı bölgede oluşan primer beyin hasarıdır.
Contrecoup yaralanması ise beynin ivmelenme ve yavaşlama kuvvetleri etkisiyle kafatasının karşı tarafına çarpması sonucu travma bölgesinin karşısında meydana gelen sekonder beyin hasarıdır.
Bu mekanizma özellikle yüksek enerjili trafik kazalarında ve düşmelerde sık görülür.

Akselerasyon–Deselerasyon Yaralanması
Travmatik beyin yaralanmalarının önemli bir kısmı doğrudan darbe olmaksızın gelişebilir.
Ani hızlanma (akselerasyon) ve ani yavaşlama (deselerasyon) kuvvetleri sonucunda beyin, kafatası içerisinde hareket ederek:
- Diffüz aksonal yaralanma (DAI)
- Beyin kontüzyonları
- Subdural hematomlar
- İntraparenkimal kanamalar
oluşturabilir.
Özellikle yüksek hızlı motorlu taşıt kazaları diffüz aksonal yaralanmanın en sık nedenleri arasındadır.

Monro-Kellie Doktrini
Kafa içi boşluk sabit hacimli kapalı bir kompartmandır ve üç temel bileşenden oluşur:
- Beyin dokusu (%80)
- Beyin omurilik sıvısı (%10)
- Kan hacmi (%10)
Bu bileşenlerden birinin hacmindeki artış diğer bileşenlerde azalma ile kompanse edilemezse intrakraniyal basınç yükselir.
Travmatik beyin yaralanmalarında gelişen hematomlar, serebral ödem ve hidrosefali intrakraniyal basınç artışının en önemli nedenleridir.

Hastane Öncesi Yaklaşım
Kafa travmalı hastaların hastane öncesi yönetimi, travmatik beyin yaralanmasına bağlı primer hasarın yanı sıra sekonder beyin hasarının önlenmesine odaklanmalıdır. Güncel ATLS® 2025 yaklaşımında kafa travmalı hasta, diğer tüm travma hastalarında olduğu gibi xABCDE yaklaşımı ile değerlendirilir. Yaşamı tehdit eden dış kanamalar kontrol altına alındıktan sonra havayolu, solunum, dolaşım ve nörolojik durum sistematik olarak değerlendirilmelidir. Nörolojik değerlendirme önemli olmakla birlikte hiçbir zaman havayolu, solunum veya dolaşımın önüne geçmemelidir.
Travmatik beyin yaralanmasında en önemli sekonder hasar nedenleri hipoksi ve hipotansiyondur. Bu nedenle hastane öncesi dönemde temel amaç yeterli oksijenizasyonun sağlanması, serebral perfüzyonun korunması ve kafa içi basınç artışına neden olabilecek faktörlerin önlenmesidir.
Havayolu ve Oksijenizasyon
Travma hastalarında servikal omurga yaralanması olasılığı göz önünde bulundurularak havayolu değerlendirilmelidir. Havayolu açıklığı sağlanırken servikal immobilizasyon korunmalı ve gereksiz boyun hareketlerinden kaçınılmalıdır.
Üst havayolunda bulunan;
- Kan
- Kusmuk
- Sekresyon
- Yabancı cisimler
uzaklaştırılmalı ve gerektiğinde aspirasyon yapılmalıdır.
Tüm orta ve ağır travmatik beyin yaralanmalı hastalara yüksek akımlı oksijen verilmesi önerilir. Oksijen satürasyonunun %94’ün üzerinde tutulması hedeflenmelidir. Hipoksinin kısa süreli olması bile mortaliteyi ve kötü nörolojik sonuçları belirgin şekilde artırmaktadır.
İleri Havayolu Yönetimi
Aşağıdaki durumlarda ileri havayolu düşünülmelidir:
- GKS ≤8
- Havayolunu koruyamama
- Solunum yetmezliği
- Hipoksi
- Ağır yüz travması
- Uzayan transport süresi
Endotrakeal entübasyon tercih edilen yöntemdir. Entübasyon sırasında servikal immobilizasyon korunmalı ve mümkünse hızlı ardışık entübasyon (RSI) uygulanmalıdır.
Şiddetli yüz travması veya entübasyonun mümkün olmadığı durumlarda cerrahi havayolu (krikotiroidotomi) gerekebilir.

Ventilasyon
Travmatik beyin yaralanmalı hastalarda amaç normoksiyi ve normokapniyi sağlamaktır.
ATLS 2025 yaklaşımında rutin profilaktik hiperventilasyon önerilmemektedir.
Hedefler:
- SpO₂ ≥ %94
- EtCO₂: 35–40 mmHg
- PaCO₂: 35–45 mmHg
Hiperkapni serebral vazodilatasyona ve intrakraniyal basınç artışına neden olurken, aşırı hiperventilasyon ise serebral vazokonstriksiyon oluşturarak beyin iskemisine yol açabilir.
Sadece gelişen transtentorial herniasyon bulgularında veya acil nöroşirürjik müdahale beklenirken kısa süreli kontrollü hiperventilasyon düşünülebilir.
Dolaşım ve Resüsitasyon
Travmatik beyin yaralanmalı hastalarda hipotansiyon sekonder beyin hasarının en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle sistolik kan basıncının korunması kritik öneme sahiptir.
ATLS 2025 önerilerine göre:
- En az iki geniş lümenli damar yolu açılmalıdır.
- Kanama kontrolü sağlanmalıdır.
- İzotonik kristalloidlerle başlangıç resüsitasyonu yapılmalıdır.
- Kanama düşünülen hastalarda erken kan ürünü replasmanı planlanmalıdır.
Hipotansiyonun yalnızca kafa travmasına bağlanmaması gerekir. Kafa travmasına bağlı izole hipotansiyon nadirdir ve eşlik eden toraks, abdomen, pelvis veya ekstremite yaralanmaları mutlaka araştırılmalıdır.
Sıvı Tedavisi
Başlangıç sıvısı olarak:
- Ringer Laktat
- Dengeli kristalloidler
- Serum fizyolojik
kullanılabilir.
Hipotonik sıvılar ve dekstroz içeren mayiler rutin resüsitasyonda önerilmez. Bu sıvılar serebral ödemi artırabilir ve hiperglisemiye yol açabilir.
Modern travma yaklaşımında amaç aşırı sıvı yüklenmesinden kaçınmak ve yeterli serebral perfüzyonu sağlayacak dengeli resüsitasyon uygulamaktır.
Nörolojik Değerlendirme
Birincil değerlendirme sırasında hızlı nörolojik muayene yapılmalıdır.
Değerlendirilmesi gereken temel parametreler:
- Glasgow Koma Skalası (GKS)
- Pupiller boyut
- Işık refleksi
- Lateralize nörolojik defisit
- Motor yanıt
Seri GKS değerlendirmeleri nörolojik kötüleşmenin erken saptanmasında önemlidir.
Servikal Omurga Korunması
Kafa travmalı hastalarda servikal omurga yaralanması birlikte bulunabileceğinden servikal yaralanma dışlanıncaya kadar immobilizasyon sürdürülmelidir.
Özellikle;
- Bilinç değişikliği
- Yüksek enerjili travma
- Nörolojik defisit
- Boyun ağrısı
- Orta hat servikal hassasiyet
varlığında servikal yaralanma olasılığı yüksektir.
Güncel yaklaşımda sert servikal collar ve uygun spinal hareket kısıtlaması uygulanmalı, gereksiz uzun süreli immobilizasyondan kaçınılmalıdır.
Transport
Orta ve ağır travmatik beyin yaralanmalı hastalar mümkün olan en kısa sürede travma merkezi veya nöroşirürji imkânı bulunan uygun merkeze nakledilmelidir. Transport sırasında oksijenizasyon, ventilasyon, kan basıncı ve nörolojik durum sürekli izlenmeli; hipoksi ve hipotansiyonun gelişmesine izin verilmemelidir.
Acil Servis
Travmatik beyin yaralanması olgularının tedavisi, yaralanmanın olduğu olay yerinde başlamaktadır. Acil servislerin kafa travmalı hastalardaki görevi ise travma mahallinde başlayan resusitasyonu devam ettirmek, hayatı tehdit eden sistemik hasarların ilk tedavisini ve tanı için gerekli laboratuar ve başta bilgisayarlı tomografi (BT) olmak üzere radyolojik görüntüleme yöntemlerini süratle yapmaktır. Öte yandan yaralının uzun dönemde tedavisinin sürdürüleceği ilgili bölümler arası koordinasyonu sağlanarak en kısa sürede en stabil halde yaralı yatacağı bölüme ulaştırılmalı ya da ameliyata hazırlanmalıdır.
Kafa travmalarında acildeki tedavinin amacı sistemik ve serebral yaralanmaya bağlı sekonder hasar ve travmanın komplikasyonlarının oluşmasına engel olmaktır. Öncelikle bütün travmalı hastalarda olduğu gibi solunum ve dolaşım sağlanıp hastanın hayati fonksiyonları stabilleştirilirken bir taraftan da kabaca bir nörolojik muayenesi yapılmalı, ilgili travma cerrahisi bölümüne konsülte edilirken nörolojik durumu ile ilgili bilgiler detaylı bir şekilde verilmelidir.
Kafa travmalı hastaların nörolojik muayenesinde bir çok yöntem önerilmiş olmakla birlikte, gerek prognozun belirlenmesi gerekse hastaların izlenmesi açısından en sık kullanılan yöntem travma skoru olan Glasgow Koma Skorudur (GKS) kullanılmaktadır.
GKS

GKS gözlerin açıklığı, sözlü uyarılara ve motor uyarılara yanıtların değerlendirildiği 3 bölümden oluşur. Her bölümde izlenen nörolojik bulguya karşı gelen skorlar toplanarak en kötü 3 ve en iyi 15 arasında değişen toplam GKS elde edilir. GKS hem ilk muayenede hem de hastanın izlenmesi sırasında ölçülerek prognoz değerlendirilir. Bu sistemde skorun 8 ya da altında olması koma durumu olarak tanımlanır.
Koma durumundaki hastalarda komanın derinliğinin saptanmasında en tutarlı bölüm motor yanıtın belirlenmesidir. Motor skorun 1 (en kötü) olması, yani hastanın ağrılı uyarılara yanıt vermemesi, hasarın beyin sapında, pons ve medulla bileşkesinde olduğunu gösterir. Benzer şekilde motor yanıtın 2 (ekstansiyon, deserebre yanıt) olması hasarın orta beyin ve üst pons bölümlerinde, 3 (fleksiyon, dekortike yanıt) olması ise orta beyin ile beyin korteksi arasında olduğunu gösterir. 4 ve 5 olması durumunda hasar daha yukarı bölümlerde yerleşimlidir ve prognoz daha iyidir.
GKS’den kafa travmalarının derecelendirilmesinde de yararlanılır.
- GKS 13-15 arasındaysa kafa travması hafif dereceli (minör)
- GKS 9-12 arasındaysa orta dereceli
- GKS ≤ 8 ise ileri dereceli (koma durumu)
olarak tanımlanır. Hafif dereceli travmalarla kıyaslanacak olursa, ölüm riski orta dereceli travmalarda 17 kat, ileri dereceli travmalarda ise 100 kat daha fazladır. Hafif ve orta dereceli kafa travmalı hastaların büyük çoğunluğu nörolojik bir sekel gelişmeden iyileşirler.
GKS hesaplanırken hastanın bilinç düzeyini değiştiren diğer nedenler açısından dikkatli olunmalıdır (Hipoglisemi, Alkol, İlaçlar, SVO, Hipotermi vb).

4 Yaş Altı Çocuklarda Sözel Skor
4 yaşından küçük çocuklarda, GKS’nin sözel yanıt bileşeni uygun bir sözel yanıtı içerecek şekilde modifiye edilmelidir.
-
Uygun kelimeler veya sosyal gülümseme, odaklanıyor ve takip ediyor: 5 Puan
-
Ağlıyor, ancak teselli edilebiliyor: 4 Puan
-
Sürekli huzursuz (irrite): 3 Puan
-
Huzursuz, ajite: 2 Puan
-
Yok: 1 Puan

Pupiller
GKS’nin hızla belirlenmesinden sonra göz pupillaları muayene edilir. Burada pupillaların büyüklüğü, ışık refleksi ve kornea refleksi gözden geçirilerek ikinci, üçüncü ve beşinci kafa sinirlerinin muayenesi sağlanır. Pupillerin ışığa reaksiyonu, büyüklüğü; üst beyin sapının durumu ve herniasyon tablosu açısından önemlidir. Pupil çapları arasında 1 mm’den fazla fark olması anizokori olarak adlandırılır ve herniasyon tablosu açısından önemli bir bulgudur.
Pupiller değerlendirme hızlı nörolojik muayenenin önemli bir parçasıdır.
Aşağıdaki bulgular ciddi intrakraniyal yaralanmayı düşündürür:
- Anizokori
- Fiks-dilate pupil
- Işık refleksinde kayıp
açısından kritik uyarı bulgusudur.

- Tek taraflı fiks dilate pupil, aynı tarafta olası kanama veya üçüncü sinir (occulomotor) basısı sonucu unkal herniasyonu gösterir.
- Bilateral miyotik pupiller pontin lezyonlara işaret eder. Pupillaların bilateral dilate ve fikse (ışığa yanıtsız -nonreaktif) olması durumunda mortalite %99’dur. Ancak bu durum yetersiz beyin perfüzyonu (Hipoksemi, bilateral uncal herniasyon, ilaç etkileri) nedeniyle de ortaya çıkabilir.
- Tek taraflı geniş pupil: Unkal herniasyon

Skorlama Bileşenleri
Göz Açma Yanıtı (E)

-
Spontan → 4
- Sözel uyarıya → 3
- Ağrılı uyarıya → 2
- Yanıt yok → 1
Sözel Yanıt (V)

- Oryante → 5
- Konfüze konuşma → 4
- Uygunsuz kelimeler → 3
- Anlamsız sesler → 2
- Yanıt yok → 1
Motor Yanıt (M)

- Komutlara uyuyor → 6
- Ağrıyı lokalize ediyor → 5
- Ağrıdan çekiyor → 4
- Fleksiyon (dekortike) → 3
- Ekstansiyon (deserebre) → 2
- Yanıt yok → 1
Genel Muayene
Kafa travmalı hastalarda birincil değerlendirme (AcBCDE) ve nörolojik değerlendirmenin tamamlanmasının ardından ayrıntılı baş-boyun muayenesi yapılmalıdır. Muayenenin amacı yaşamı tehdit eden yaralanmaları, kafatası kırıklarını, penetran yaralanmaları ve kafa kaidesi kırığı bulgularını erken dönemde saptamaktır.
Kafa derisi; laserasyon, hematom, depresyon, penetran yaralanma ve açık kafatası kırığı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Yüz kemikleri sistematik olarak incelenmeli; orbita, zigoma, nazal kemikler, maksilla ve mandibulada deformite, hassasiyet, instabilite veya krepitasyon araştırılmalıdır.
Dış kulak yolu ve nazal pasajlar kanama veya beyin omurilik sıvısı (BOS) kaçağı açısından değerlendirilmelidir. Kulaktan BOS gelmesi otore, burundan BOS gelmesi ise rinore olarak adlandırılır. BOS kaçağı kafa kaidesi kırığını düşündüren önemli bir bulgudur. Ancak güncel travma yaklaşımında tanı amacıyla glukoz ölçümü veya halka testi (halo sign) tek başına güvenilir kabul edilmemektedir. BOS kaçağı şüphesi olan hastalarda tanı esas olarak klinik değerlendirme ve yüksek çözünürlüklü BT görüntüleme ile desteklenir. Gerekli durumlarda β-2 transferrin veya β-trace protein analizi kullanılabilir.
Kafa kaidesi kırığı düşündüren klasik bulgular mutlaka araştırılmalıdır:
- Mastoid bölgede ekimoz (Battle bulgusu)
- Periorbital ekimoz (Raccoon eyes / gözlük hematomu)
- Hemotimpanyum
- BOS rinore veya otore
- Kranial sinir defisitleri
Bu bulguların varlığı kafa kaidesi kırığı açısından ileri değerlendirme gerektirir.

Mastoid Bölgede Ekimoz (Battle Bulgusu): Battle bulgusu, kulağın arkasında mastoid çıkıntı üzerinde gelişen morarma ve yumuşak doku ekimozudur. Genellikle travmadan 24–48 saat sonra ortaya çıkar ve özellikle orta kafa kaidesi (middle cranial fossa) kırıkları için önemli bir klinik işarettir. Battle bulgusunun varlığı kafa kaidesi kırığını düşündürmeli ve eşlik eden BOS otore, hemotimpanyum, işitme kaybı veya kranial sinir yaralanmaları açısından hastanın dikkatle değerlendirilmesini gerektirir. Tanı klinik bulgular ve kraniyal BT ile desteklenir.

Periorbital Ekimoz (Raccoon Eyes / Gözlük Hematomu): Periorbital ekimoz, her iki göz çevresinde oluşan morarma ve yumuşak doku kanamasıdır. Genellikle travmadan birkaç saat sonra ortaya çıkar ve gözlük görünümünde bilateral ekimoz oluşturur. Özellikle ön kafa kaidesi (anterior kranial fossa) kırıkları için önemli bir klinik bulgudur. Direkt göz travması olmaksızın gelişen periorbital ekimoz varlığında kafa kaidesi kırığı düşünülmelidir. Sıklıkla BOS rinore, hemotimpanyum ve Battle bulgusu gibi diğer kafa kaidesi kırığı bulgularıyla birlikte görülebilir. Tanı klinik değerlendirme ve beyin BT ile doğrulanır.

Tüm travma hastalarında servikal omurga yaralanmasının eşlik edebileceği unutulmamalı ve servikal immobilizasyon, yaralanma dışlanıncaya kadar sürdürülmelidir.
Açık yaralanması bulunan tüm hastalarda tetanoz profilaksisi gereksinimi değerlendirilmelidir. Skalp yaralanmaları yoğun vaskülarizasyon nedeniyle belirgin kanamaya yol açabilir. Çoğu skalp kanaması doğrudan bası ile kontrol altına alınabilse de özellikle çocuklarda ve yaşlılarda ciddi kan kaybına bağlı hipovolemi gelişebileceği akılda tutulmalıdır.
Travma sonrası tüm hastalarda pupiller değerlendirme yapılmalı; pupil boyutu, simetrisi ve ışık refleksi kaydedilmelidir. Anizokori, ışık refleksinde kayıp veya progresif pupil dilatasyonu intrakraniyal basınç artışı ve herniasyonun erken göstergeleri olabilir.
Güncel travma yaklaşımında fizik muayene bulguları hiçbir zaman nörolojik değerlendirme ve görüntüleme ihtiyacının yerine geçmez; özellikle bilinç değişikliği, fokal nörolojik defisit, kafa kaidesi kırığı bulguları veya yüksek enerjili travma mekanizması bulunan hastalarda ileri görüntüleme ve yakın gözlem gereklidir.

Tani
Kafa travmalı hastalarda görüntüleme kararının temel amacı, klinik olarak önemli travmatik beyin yaralanmalarını erken dönemde saptamak ve nöroşirürjik müdahale gerektirebilecek lezyonları belirlemektir. Günümüzde akut kafa travmasının değerlendirilmesinde ilk tercih edilen görüntüleme yöntemi kontrastsız beyin bilgisayarlı tomografisidir (BT).
BT; hızlı uygulanabilmesi, yaygın erişilebilir olması ve akut kanamaları yüksek doğrulukla gösterebilmesi nedeniyle travma değerlendirmesinin temelini oluşturur. Özellikle orta ve ağır kafa travmalarında, nörolojik kötüleşme bulunan hastalarda ve klinik karar kurallarına göre yüksek risk taşıyan olgularda gecikmeden çekilmelidir.
İyi kalitede çekilmiş kontrastsız beyin BT ile aşağıdaki patolojiler yüksek doğrulukla saptanabilir:
- Epidural hematom (EDH)
- Subdural hematom (SDH)
- İntraparenkimal kanama
- Subaraknoid kanama (SAK)
- Beyin kontüzyonları
- Diffüz beyin ödemi
- Orta hat kayması ve herniasyon bulguları
- Pnömosefali
- Kafatası ve kafa kaidesi kırıkları
- Penetran yaralanmalara bağlı yabancı cisimler
BT’nin önemli avantajlarına rağmen iyonizan radyasyon maruziyeti nedeniyle gereksiz görüntülemeden kaçınılmalıdır. Özellikle çocuklar ve gebelerde görüntüleme kararı dikkatli verilmelidir. Bu nedenle güncel ATLS yaklaşımında görüntüleme ihtiyacı klinik karar kuralları ve risk faktörleri doğrultusunda belirlenir.
Beyin BT Endikasyonları
Aşağıdaki durumlarda kontrastsız beyin BT çekilmesi önerilir:
- GKS ≤13 olan tüm hastalar
- Travma sonrası GKS’nin 2 veya daha fazla puan düşmesi
- Fokal nörolojik defisit
- Kafa kaidesi kırığı bulguları (Battle bulgusu, raccoon eyes, BOS rinore/otore, hemotimpanyum)
- Açık veya deprese kafatası kırığı şüphesi
- İki veya daha fazla kusma epizodu
- Travma sonrası nöbet
- Antikoagülan veya antitrombosit kullanımı
- Koagülopati varlığı
- 65 yaş üzeri hastalar
- Uzamış bilinç kaybı veya amnezi
- Yüksek enerjili travma mekanizması

Hafif Kafa Travmasında BT Kararı
GKS 14–15 olan hastalarda BT gerekliliği klinik karar kuralları ile belirlenir. En sık kullanılan karar araçları:
- Canadian CT Head Rule (CCHR)
- New Orleans Criteria (NOC)
- NICE Head Injury Guideline
Bu kurallar gereksiz BT çekimini azaltırken klinik olarak önemli beyin yaralanmalarının atlanmasını önlemeyi amaçlar.
Servikal Omurga Değerlendirmesi
Kafa travmalı hastalarda servikal omurga yaralanması eşlik edebileceğinden servikal immobilizasyon, yaralanma dışlanıncaya kadar sürdürülmelidir. Günümüzde servikal omurga değerlendirmesinde direkt grafilerin yerini büyük ölçüde servikal BT almıştır. Özellikle bilinç bozukluğu, nörolojik defisit, boyun ağrısı veya yüksek enerjili travma mekanizması bulunan hastalarda servikal BT tercih edilir.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
MRG akut travma değerlendirmesinde ilk seçenek değildir. Ancak aşağıdaki durumlarda yararlı olabilir:
- BT’nin normal olmasına rağmen devam eden nörolojik defisit
- Diffüz aksonal yaralanma şüphesi
- Beyin sapı yaralanmaları
- Subakut veya kronik dönemde persistan semptomlar
ATLS 2025 Yaklaşımı
ATLS 2025’e göre orta ve ağır kafa travmalı hastalarda tanısal değerlendirme sırasında öncelik hava yolu, solunum ve dolaşımın stabilizasyonudur. Görüntüleme hiçbir zaman resüsitasyonu geciktirmemelidir. Hemodinamik olarak stabil hastalarda erken kontrastsız beyin BT, tanı ve tedavi planlamasının temelini oluşturur. Travma merkezlerinde beyin BT, servikal BT ve gerekli durumlarda tüm vücut BT (“pan-scan”) entegre şekilde uygulanabilmekle birlikte, yaşamı tehdit eden kafa içi yaralanmaların hızlı tanınması her zaman önceliklidir.
Kafa Travmasında BT Densite Değerlendirmesi
Bilgisayarlı tomografi (BT), kafa travmalarında en sık kullanılan görüntüleme yöntemidir. BT görüntülerinde dokular, X-ışınlarını tutma (absorbe etme) miktarlarına göre farklı tonlarda görünür. Bu farklılık densite (yoğunluk) olarak adlandırılır ve intrakraniyal kanamaların tanınmasında büyük önem taşır.
BT’de Densite Nedir?
BT görüntüsünde beyaz alanlar yüksek yoğunluklu (hiperdens), gri alanlar orta yoğunluklu (izodens), siyah alanlar ise düşük yoğunluklu (hipodens) yapıları temsil eder.
Yoğunluk sıralaması:
Metal > Kemik > Akut Hematom > Beyin Parankimi > Yağ > BOS > Hava
Kanama Neden Beyaz Görünür?
Akut dönemde oluşan kanama BT’de genellikle hiperdens (beyaz) izlenir. Bunun temel nedeni:
- Kan pıhtılaştıkça su içeriğinin azalması
- Eritrosit yoğunluğunun artması
- Hemoglobin ve protein konsantrasyonunun yükselmesi
Bu yoğun yapı X-ışınlarını çevre beyin dokusundan daha fazla absorbe eder ve görüntüde beyaz görünür.
Hemoglobinin içerdiği demir atomları da yoğunluğa katkıda bulunur; ancak akut kanamanın beyaz görünmesinin temel nedeni demirin kendisi değil, pıhtılaşmış kandaki yüksek hücresel ve protein yoğunluğudur.

Travmada Kanamanın Zamana Göre Görünümü
Kanama yaşlandıkça eritrositler parçalanır, su içeriği artar ve yoğunluğu azalır.
- Akut dönem (0–3 gün): Kanama hiperdens (beyaz) görünür.
- Erken subakut dönem (3–7 gün): Eritrositlerin parçalanmasıyla yoğunluğu azalır, beyaz görünüm giderek kaybolur.
- Geç subakut dönem (1–3 hafta): Kanama beyin parankimine benzer yoğunluğa ulaşır ve izodens (gri) görünür.
- Kronik dönem (>3 hafta): Su içeriğinin artması ve kan ürünlerinin rezorbe olması sonucu hipodens (siyah) görünür.
🔑 Akılda Kalıcı Kural
- Taze kan = Beyaz (Hiperdens)
- Yaşlanan kan = Gri (İzodens)
- Eski kan = Siyah (Hipodens)
Travmada Sık Görülen Kanamaların BT Görünümü
Epidural Hematom (EDH)
- Akut dönemde parlak beyaz görünür.
- Lens (bikonveks) şeklindedir.
- Sütür hatlarını geçmez.
Subdural Hematom (SDH)
- Akut dönemde beyaz görünür.
- Hilal (yarım ay) şeklindedir.
- Sütürleri geçebilir.
Subaraknoid Kanama (SAK)
- Sulkuslar ve bazal sisternlerde beyazlık şeklinde görülür.
İntraparenkimal Kanama
- Beyin dokusu içerisinde düzensiz hiperdens odaklar şeklinde izlenir.

Densite Değerlendirmesinin Klinik Önemi
BT’de bir lezyonun densitesi yalnızca kanamanın varlığını değil, aynı zamanda kanamanın yaşını, tipini ve olası tedavi yaklaşımını da gösterir. Bu nedenle kafa travmalı hastalarda BT yorumlanırken lezyonun:
- Şekli
- Yerleşimi
- Densitesi
- Kitle etkisi
- Orta hat kayması
birlikte değerlendirilmelidir.
Akılda Kalıcı Bilgi
🔑 “Akut kan beyazdır; zamanla griye, ardından siyaha döner.”
Bu nedenle kafa travmalı bir hastada BT’de görülen parlak beyaz bir hematom, çoğunlukla yeni gelişmiş akut kanamayı düşündürür ve acil değerlendirme gerektirir.


TEDAVİ
Travmatik beyin yaralanmasının (TBY) tedavisindeki temel amaç, primer hasarın geri döndürülemeyeceği gerçeğinden hareketle sekonder beyin hasarını önlemektir. Hipoksi, hipotansiyon, hiperkapni, hipokapni, hipertermi, nöbetler, hipoglisemi ve hiperglisemi gibi faktörlerin tamamı sekonder hasarı artırabilir.
ATLS 2025 yaklaşımında tedavinin temelini;
- Havayolu güvenliği
- Yeterli oksijenizasyon
- Uygun ventilasyon
- Hemodinamik stabilizasyon
- İntrakraniyal basınç kontrolü
- Serebral perfüzyonun korunması
oluşturur.
Havayolu ve Solunum Yönetimi
Travmatik beyin yaralanmalı hastalarda hipoksi mortaliteyi belirgin artırır.
Aşağıdaki durumlarda ileri havayolu düşünülmelidir:
- GKS ≤8
- Havayolunu koruyamama
- Solunum yetmezliği
- Hipoksi
- Ağır yüz travması
- Uzamış transport süresi
Endotrakeal entübasyon tercih edilen yöntemdir.
Entübasyon sırasında servikal immobilizasyon korunmalıdır.
Rapid Sequence Intubation (RSI) mümkün olduğunda tercih edilir.
Oksijenizasyon Hedefleri
Amaç:
- SpO₂ ≥94%
- PaO₂ >60 mmHg
Hipoksi tek bir epizod halinde bile mortaliteyi iki katına çıkarabilir.
Bu nedenle agresif şekilde düzeltilmelidir

Ventilasyon Hedefleri
Normal ventilasyon korunmalıdır.
Hedef:
- PaCO₂ = 35–45 mmHg
Profilaktik hiperventilasyon önerilmez.
Hiperventilasyon yalnızca:
- Akut transtentorial herniasyon
- Ani nörolojik kötüleşme
- Acil cerrahiye kadar geçici köprü tedavisi
olarak kullanılabilir.
Bu durumda geçici olarak:
- PaCO₂ 30–35 mmHg
hedeflenebilir.
PaCO₂’nin uzun süre 30 mmHg altına düşürülmesi serebral iskemi riskini artırır.

İntrakraniyal Basınç (ICP) Yönetimi
Normal ICP:
- 5–15 mmHg
Tedavi eşiği:
- ICP >22 mmHg
olarak kabul edilir.
Amaç:
- ICP <22 mmHg
olarak sürdürmektir.
ICP Artışı Düşündüren Bulgular
- Bilinç düzeyinde kötüleşme
- Pupiller dilatasyon
- Yeni gelişen hemiparezi
- Cushing refleksi
- Herniasyon bulguları
Hiperozmolar Tedavi
Mannitol
Mannitol kafa içi basıncı azaltmak amacıyla kullanılabilir.
Doz:
- 0.25–1 g/kg IV bolus
Tekrarlayan dozlarda:
- Serum ozmolaritesi
- Renal fonksiyonlar
- Hemodinamik durum
yakından takip edilmelidir.
Hipotansif hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
Hipertonik Salin
Günümüzde birçok merkezde ilk tercih haline gelmiştir.
Kullanılabilecek dozlar:
%3 NaCl
- 250–500 mL bolus
veya
%23.4 NaCl
- 30 mL bolus (deneyimli merkezlerde)
Avantajları:
- Daha az hipotansiyon
- Daha uzun ICP kontrolü
- Daha iyi serebral perfüzyon
Beyin Perfüzyon Basıncı (CPP)
CPP:
CPP = MAP − ICP
Normal:
- 60–100 mmHg
Hedef:
- CPP 60–70 mmHg
CPP’nin:
- <60 mmHg olması serebral iskemi riskini artırır.
- 70 mmHg olması pulmoner ödem riskini artırabilir.

Hemodinamik Yönetim
Travmatik beyin yaralanmalı hastalarda hipotansiyon ciddi mortalite nedenidir.
ATLS 2025 hedefleri:
18–49 yaş:
- SBP ≥110 mmHg
50–69 yaş:
- SBP ≥100 mmHg
≥70 yaş:
- SBP ≥110 mmHg
Amaç:
- Beyin perfüzyonunu korumak
- Sekonder iskemiyi önlemek
Cushing Refleksi
İntrakraniyal basınç artışının klasik bulgusu:
- Hipertansiyon
- Bradikardi
- Solunum düzensizliği
Bu triad yaklaşan herniasyonun göstergesidir.

Herniasyon Bulguları
- Tek taraflı dilate pupil
- Bilinç kaybında kötüleşme
- Dekortike postür
- Deserebre postür
- Cushing refleksi
Acil nöroşirürji değerlendirmesi gerektirir.
Sıvı Resüsitasyonu
Amaç normovoleminin korunmasıdır.
Tercih edilen sıvılar:
- %0.9 NaCl
- Dengeli kristalloidler
- Hipertonik salin
Kaçınılması Gereken Sıvılar
- Hipotonik sıvılar
- %5 Dekstroz
- Yarı izotonik solüsyonlar
Bu sıvılar beyin ödemini artırabilir.
Elektrolit Hedefleri
Sodyum:
- 135–145 mEq/L
Hiponatremi:
- Beyin ödemi
- Nöbet
- Herniasyon
riskini artırabilir.
Glukoz Yönetimi
Hipoglisemi:
- Derhal düzeltilmelidir.
Hiperglisemi: 180 mg/dL olması kötü prognoz ile ilişkilidir.
Hedef:
- 140–180 mg/dL
Ateş Kontrolü
Hipertermi serebral metabolik ihtiyacı artırır.
Amaç:
- Normotermi
sağlamaktır.
Nöbet Yönetimi
Travma sonrası nöbetler:
- ICP artışına
- Hipoksiye
- Hiperkapniye
- Sekonder beyin hasarına
neden olabilir.
Bu nedenle hızla tedavi edilmelidir.
Erişkin Hastada Nöbet Yönetimi
İlk Basamak Tedavi (Benzodiazepinler)
Midazolam
- IV: 0.1 mg/kg (genellikle 2–5 mg)
- IM: 10 mg
- İntranazal (IN): 5 mg
Lorazepam
- IV: 0.1 mg/kg (maksimum 4 mg)
- Gerektiğinde 5–10 dakika sonra tekrar edilebilir
Diazepam
- IV: 0.15–0.2 mg/kg (genellikle 5–10 mg)
- Rektal: 10–20 mg
Refrakter Nöbet Tedavisi
Benzodiazepin tedavisine rağmen nöbet devam ediyorsa:
Levetirasetam
- 60 mg/kg IV yükleme
- Maksimum: 4500 mg
veya
Fosfenitoin
- 20 mg PE/kg IV
veya
Fenitoin
- 20 mg/kg IV
veya
Valproat
- 20–40 mg/kg IV
Erişkin Hastada Erken Travma Sonrası Nöbet Profilaksisi
Ağır travmatik beyin yaralanmalarında (GKS ≤8) ilk 7 gün için düşünülebilir.
Levetirasetam
- 1000–1500 mg IV yükleme
- Sonrasında 500–1000 mg IV/PO 12 saatte bir
- Toplam süre: 7 gün
veya
Fenitoin
- 15–20 mg/kg IV yükleme
- İdame: 100 mg IV/PO 8 saatte bir
- Toplam süre: 7 gün
Not: Profilaksi erken nöbetleri azaltır ancak geç posttravmatik epilepsiyi önlediği gösterilememiştir.
Çocuk Hastada Nöbet Yönetimi
İlk Basamak Tedavi (Benzodiazepinler)
Midazolam
- IV: 0.1 mg/kg
- IM: 0.2 mg/kg
- IN/Bukkal: 0.2 mg/kg
Lorazepam
- IV: 0.1 mg/kg
- Maksimum tek doz: 4 mg
Diazepam
- IV: 0.15–0.2 mg/kg
- Rektal: 0.5 mg/kg
- Maksimum: 20 mg
Refrakter Nöbet Tedavisi
Levetirasetam
- 40–60 mg/kg IV yükleme
- Maksimum: 4500 mg
veya
Fosfenitoin
- 20 mg PE/kg IV
veya
Fenitoin
- 20 mg/kg IV
veya
Valproat
- 20–40 mg/kg IV
Çocuk Hastada Erken Travma Sonrası Nöbet Profilaksisi
Orta-ağır travmatik beyin yaralanmalarda ilk 7 gün düşünülebilir.
Levetirasetam
- 20–60 mg/kg/gün
- 12 saatte bir bölünerek uygulanır
- Maksimum: 3000 mg/gün
veya
Fenitoin
- Yükleme: 15–20 mg/kg IV
- İdame: 5–8 mg/kg/gün
- 2–3 doza bölünerek uygulanır
Not: Çocuklarda da profilaksi yalnızca erken posttravmatik nöbetleri azaltır. Geç epilepsi gelişimini önlediği gösterilmemiştir.
Önemli Noktalar
- Uzamış nöbetler ICP artışına neden olabilir.
- Hipoksi ve hipotansiyon sekonder beyin hasarını artırır.
- Nöbet sırasında öncelik havayolu ve oksijenizasyondur.
- Refrakter status epileptikusta entübasyon ve yoğun bakım desteği gerekebilir.
- Ağır TBY hastalarında yakın nörolojik monitörizasyon şarttır.
- Profilaktik antiepileptik tedavi rutin olarak 7 günden uzun sürdürülmemelidir; devam kararı nöroloji veya nöroşirürji değerlendirmesi ile verilmelidir.
Cerrahi Tedavi Endikasyonları
Aşağıdaki durumlarda acil nöroşirürji değerlendirmesi gerekir:
- Epidural hematom
- Büyük akut subdural hematom
- Deprese kafatası kırığı
- Penetran yaralanma
- İntrakraniyal kitle etkisi
- Orta hat kayması
- Refrakter ICP yüksekliği
- Herniasyon bulguları
Cerrahi seçenekler:
- Kraniotomi
- Dekompresif kraniektomi
- Hematom boşaltılması
- Ventrikülostomi
Eşlik Eden Yaralanmalar
Kafa travmalı hastaların yaklaşık yarısında ek sistem yaralanması bulunur.
En sık:
- Ekstremite yaralanmaları
- Toraks travmaları
- Abdominal travmalar
- Pelvik yaralanmalar
- Servikal omurga yaralanmaları
Bu nedenle tüm hastalar ATLS prensiplerine göre sistematik olarak değerlendirilmelidir.
Yoğun Bakım Takibi
Aşağıdaki hastalar yoğun bakımda izlenmelidir:
- GKS ≤8
- ICP monitörizasyonu gerekenler
- Mekanik ventilasyon ihtiyacı olanlar
- Cerrahi sonrası hastalar
- Nörolojik kötüleşme gösterenler
- Çoklu travmalı hastalar
Tedavinin temel hedefi sekonder beyin hasarını önlemek, yeterli serebral oksijenizasyonu sağlamak ve nörolojik iyileşmeyi optimize etmektir. Bu yaklaşım ATLS 2025 ve güncel Brain Trauma Foundation önerileriyle uyumludur.
SORULAR
KAYNAKLAR
- American College of Surgeons Committee on Trauma.
Advanced Trauma Life Support (ATLS®): Student Course Manual. 11th Edition.
Chicago, IL: American College of Surgeons; 2025. - Carney N, Totten AM, O’Reilly C, et al.
Guidelines for the Management of Severe Traumatic Brain Injury, Fourth Edition.
Neurosurgery. 2017;80(1):6-15.
doi:10.1227/NEU.0000000000001432 - Brain Trauma Foundation (BTF).
Guidelines for the Management of Severe Traumatic Brain Injury.
Available at:
Brain Trauma Foundation - SurgicalCriticalCare.net
Seizure Prophylaxis in Traumatic Brain Injury Guideline (2023 Update).
Available at:
Seizure Prophylaxis in TBI Guideline - Chang BS, Lowenstein DH.
Practice Parameter: Antiepileptic Drug Prophylaxis in Severe Traumatic Brain Injury.
Neurology. 2003;60(1):10-16.
doi:10.1212/WNL.60.1.10 - Neurocritical Care Society.
Guidelines for Seizure Prophylaxis in Adults Hospitalized with Moderate-Severe Traumatic Brain Injury.
Neurocritical Care. 2024. - Kochanek PM, Tasker RC, Carney N, et al.
Guidelines for the Management of Pediatric Severe Traumatic Brain Injury, Third Edition.
Pediatric Critical Care Medicine. 2019;20(Suppl 1):S1-S82.
doi:10.1097/PCC.0000000000001735 - Brain Trauma Foundation.
Pediatric Severe Traumatic Brain Injury Guidelines.
Available at:
Pediatric TBI Guidelines - Glauser T, Shinnar S, Gloss D, et al.
Evidence-Based Guideline: Treatment of Convulsive Status Epilepticus in Children and Adults.
Epilepsy Currents. 2016;16(1):48-61. - American Epilepsy Society.
Guideline for Treatment of Convulsive Status Epilepticus.
Epilepsy Currents. 2016;16(1):48-61.















