Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Omuz çıkığı (glenohumeral eklem çıkıkları), yaklaşık 3000 yıldır bilinen ve acil serviste en sık karşılaşılan eklem yaralanmalarından biridir. Günümüzde tüm çıkık vakalarının yaklaşık yarısını oluşturmakta olup, bu olguların büyük çoğunluğu (%95) travmatik kökenlidir ve en sık anterior (öne) çıkık şeklinde görülür. Omuz ekleminin geniş hareket açıklığına sahip olması, stabilitesinin görece düşük olmasına yol açarak çıkığa yatkınlık oluşturur. En sık yaralanma mekanizması; kolun abdüksiyon, ekstansiyon ve dış rotasyon pozisyonunda iken açık el üzerine düşme şeklindedir.
Omuz çıkıklarının tedavisinde temel yaklaşım, mümkün olan en kısa sürede güvenli ve etkili bir şekilde redüksiyonun sağlanmasıdır. Literatürde tanımlanmış çok sayıda redüksiyon tekniği bulunmakla birlikte, klasik yöntemlerin bir kısmı ağrılı olabilir ve proksimal humerus kırığı, brakiyal pleksus hasarı, aksiller sinir yaralanması ve aksiller arter hasarı gibi iyatrojenik komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle son yıllarda daha az travmatik, daha konforlu ve komplikasyon oranı düşük yöntemler ön plana çıkmıştır. 2004 yılında Eachempati ve arkadaşları tarafından tanımlanan ve öne fleksiyonun eklendiği modifiye teknik, yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon riski ile dikkat çeken yöntemlerden biri olarak literatürde yerini almıştır.

Omuz Anatomisi
Omuz eklemleri şunlardır:
- Glenohumeral
- AC (Akromiyoklaviküler)
- Sternoklavikular
- Skapulotorasik


Omuz Çıkığı Tipleri

- Anterior >%95 (En sık)
- Posterior <%5 (Elektrik çarpması veya nöbet sonrası sık)
- İnferior <%0,5 (Luksasyo Erekta)
- Superior (Çok nadir)
Acil Servis Yaklaşımı
Omuz çıkığı acil olarak hızlı redükte edilmesi gereken bir durumdur. Hikaye, fizik muayene ve grafiler (İki yönlü direkt AP-lateral grafi, skapular Y grafi veya aksiyel grafi) veya tanı zorluğu çekiliyorsa tomografi ile hızlıca tanı konulmalı ve sonrasında redükte edilmelidir.
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar:
- Nörovasküler Muayene: Redüksiyon öncesi ve sonrası mutlaka yapılmalı ve kayıt altına alınmalıdır.
- Onam: İşlem öncesi mutlaka aydınlatılmış onam alınmalıdır.
- Görüntüleme: Redüksiyon öncesi 2 yönlü AP-lateral grafi çekilmelidir.
- Ağrı Kontrolü: İşlem öncesi uygun analjezi/sedasyon sağlanmalıdır.
- Nazik Redüksiyon: Redükte etmek için aşırı güç uygulayarak yeni kırığa veya sinir zedelenmesine yol açmaktan kaçınılmalıdır.
Redüksiyon sağlandıktan sonra düz grafilerle redüksiyonun yeterliliğini değerlendirmek için tekrar görüntüleme yapılmalıdır. Tedavi sonrası immobilizasyon (velpeau bandajı vb.) sağlanmalı, hastaya uygun analjezik ilaç reçete edilmeli ve sonrasında ortopedi poliklinik kontrolü önerisiyle taburcu edilmelidir.
Redüksiyon Yöntemleri
- Stimson
- Traksiyon / Karşı-traksiyon
- Eksternal rotasyon
- Skapular manüpilasyon
- Milch tekniği
- Cunningham tekniği
- Hennepin Tekniği
- Snowbird Tekniği
- Hipokratik Yöntem
- Kocher Tekniği
- Pnömotik Sedye Yöntemi
- Spaso Tekniği
- Fares Metodu
- Sandalye Tekniği
Podcast
(Podcast linki buraya eklenecek)
Vaka Analizi: Luksasyo Erekta (İnferior Çıkık)
Hastanın kolunun yüksek derecede abdüksiyonda (havada) takılı kalması, inferior omuz çıkığı (luksasyo erekta) için karakteristiktir. Bu nadir görülen çıkık tipinde en uygun kapalı redüksiyon yöntemi, aksiyel yönde uygulanan traksiyon ve buna karşı uygulanan ters traksiyon işlemidir.










