Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Ürtiker deri ve mukozaları tutan vücutta aniden ortaya çıkıp aynı gün içinde genelde kendiliğinden kaybolan deriden kabarık, basmakla solan, etrafı kızarık, sınırları belirgin plak tarzında kaşıntılı döküntülerdir. Ürtiker bir hastalık değil, belirtidir. Kaybolan lezyonlar tekrar vücudun başka yerinde ortaya çıkabilir.

Etiyoloji
Ürtiker etiyolojisinde sorumlu tutulan birçok faktör vardır. Bunlardan bazıları birincil neden iken, bazıları ise lezyonların oluşumunu tetikleyen ve alevlenmesine neden olan faktörlerdir.
- İlaçlar
- Gıda ve gıda katkı maddeleri
- Enfeksiyonlar
- Otoimmünite ve kronik enflamasyon ile seyreden hastalıklar
Klinik
Vücudun herhangi bir yerinde görülebilen çeşitli şekil ve büyüklüklerde, basmakla solan, pembe veya kırmızı renkte, sınırları belirgin kaşıntılı kabarcıklardır.
Tedavi
Ürtiker tedavisinin temel iki ayağını nedenin ortadan kaldırılması ve semptomların giderilmesi oluşturur. Şiddetli akut ürtiker olgularında İV-İM uygulama çabuk etki sağlaması bakımından yararlı olacaktır. Daha sonra oral tedaviye geçilebilir ve öncelikle sedatif etkili antihistaminiklerin tercih edilmesinde yarar vardır.
Topikal antipruritikler, topikal steroidler ve soğuk kompresler yarar sağlamayacağı için önerilmez. Ürtikeri tetikleyebilecek ya da alevlendirebilecek etmenlerden sakınılması tüm ürtiker hastalarına önerilmelidir.
Antihistaminler
Ürtiker tedavisinde birinci seçenek ve en çok kullanılan ilaçlardır. Ürtikerli hastaların %50-%95’inde etkilidir. Yeni kuşak antihistaminikler uzun tedavi edici etkiye sahip olup kardiyotoksisiteleri ve kolinerjik yan etkileri yoktur. Sedatif etkileri minimaldir ve antiinflamatuvar etkileri de vardır. Antihistaminler ihtiyaç olduğunda değil her gün düzenli olarak kullanılmalıdır.



Uyarı – Önlemler
- İkinci kuşak H1 antihistaminler, merkezi sinir sistemine daha düşük oranda geçmektedirler. Sedasyon yapma ihtimali en düşük olan feksofenadin, en yüksek olanlar ise setirizin ve levosetirizindir.
- Hamilelerde ve süt veren annelerde loratadin, setirizin ve levosetirizin tercih edilmelidir.
- Pediatrik hastalarda yan etki profili ve etkinliği nedeniyle ikinci kuşak H1 antihistaminler tercih edilmelidir.
Gebelik
Son tedavi kılavuzlarında gebelikte ürtiker tedavisinde önerilen klasik algoritmanın uygulanabileceği belirtilmiştir. İlk tedavi seçeneği sistemik antihistaminlerdir. Klorfeniraminin gebelikte kullanımının güvenli olduğu bilinmektedir.

Loratadin, setirizin ve levosetirizin için gebelik kategorisi B olarak belirlenmiştir. Diğer tüm antihistaminlerde ise gebelik kategorisi C’dir. Birinci kuşak antihistaminlerin hemen doğum öncesi kullanılmaları bebekte solunum depresyonuna yol açması nedeniyle sakıncalıdır.

Çocuk
Ürtiker infant ve çocuklarda sıklıkla akut formda görülmekte ve ortaya çıkışında enfeksiyonların önemli rol oynadığı ileri sürülmektedir. Streptokok veya stafilokokların yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonları çocuklarda sık olarak AÜ’ye neden olur.

Yeni kuşak H1 antihistaminlerin uzun dönem güvenlik profilleri daha iyi olduğundan ürtiker tedavisinde ilk seçenek olarak önerilmektedir. Birinci kuşak H1-antihistaminler sedasyon etkilerinin yüksek olması nedeniyle kullanılmamalıdır.

Tanı Kodu
L50 Ürtiker
- L50.0 Allerjik ürtiker
- L50.1 İdiopatik ürtiker
- L50.2 Soğuk ve sıcak ürtikeri
- L50.3 Dermatografik ürtiker
- L50.4 Vibratuvar ürtiker
- L50.5 Kolinerjik ürtiker
- L50.6 Kontakt ürtiker
- L50.8 Ürtiker, diğer
- L50.9 Ürtiker, tanımlanmamış






















