Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Dört aylık kız bebek, ani gelişen nefes alamama (apne) atağı nedeniyle annesi tarafından acil servise getiriliyor. Annenin ifadesine göre bebek yaklaşık 30 saniye boyunca solunum yapmamış, bu sırada siyanoz gelişmiş ve annenin ağızdan soluk vermesi sonrası tekrar solumaya başlamıştır. Anne, olay öncesinde bebeğin herhangi bir hastalık belirtisi göstermediğini ifade etmektedir. Bebek anne sütü ile beslenmekte olup aşıları yaşına uygundur. Acil serviste yapılan değerlendirmede bebek uyanık, ağlamakta ve genel durumu iyi olarak izlenmektedir. Oksijen satürasyonu oda havasında %97’dir. Fizik muayenede kalp, akciğer ve batın bulguları doğaldır. Dikkat çekici olarak her iki burun deliğinde kurumuş kan izlenmektedir. Laboratuvar testleri normaldir. Beyin bilgisayarlı tomografisinde akut patoloji saptanmamıştır. Çekilen akciğer grafisi değerlendirilmek üzere sunulmaktadır. Bu klinik tablo birlikte değerlendirildiğinde bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Editör Notu
Farklı iyileşme evrelerinde kırıkların birlikte görülmesi çocuk istismarı açısından güçlü bir uyarı bulgusudur. Uyumsuz travma öyküsü, açıklanamayan yaralanmalar ve tekrarlayan başvurular istismar şüphesini artırır. Şüpheli olgular adli vaka olarak değerlendirilmelidir. Multidisipliner yaklaşım ile çocuk hastalıkları uzmanı ve sosyal hizmet birimleri sürece dahil edilmelidir. Çocuk istismarı şüphesinde ilgili çocuk koruma birimlerine bildirim yapılması yasal bir yükümlülüktür.Açıklama
Bu olguda tarif edilen ani apne atağı, ardından hastanın hızla normale dönmesi ve acil serviste yapılan değerlendirmede vital bulguların stabil olması ilk bakışta benign bir tabloyu düşündürebilir. Ancak klinik değerlendirmede dikkat çeken bazı bulgular, olayın basit bir apne epizodu olmadığını göstermektedir.
Özellikle her iki burun deliğinde kurumuş kan bulunması ve radyografik incelemede farklı zamanlara ait yeni ve eski kırıkların birlikte saptanması, yüksek derecede travma ve tekrarlayan yaralanma düşündüren bulgulardır. Bu durum, tek bir akut olayla açıklanamayacak olup tekrarlayan travmaya maruziyeti akla getirir.
Çocuk istismarı açısından en önemli uyarıcı bulgulardan biri farklı iyileşme evrelerinde kırıkların varlığıdır. Bunun yanında öykü ile klinik bulguların uyumsuz olması ve açıklanamayan travma bulguları tanı açısından kritik öneme sahiptir. Bu olguda annenin verdiği öykü ile mevcut fizik muayene ve radyolojik bulgular arasında uyumsuzluk bulunmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını; çocuğun sağlığına, gelişimine veya onuruna zarar veren ya da zarar verme potansiyeli taşıyan fiziksel, duygusal veya cinsel kötü muamele ile ihmal ve sömürü olarak tanımlamaktadır. Bu kapsamda fiziksel istismar, çocuğa kasıtlı olarak zarar verilmesini ifade ederken; ihmal çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ile ilişkilidir.
Acil serviste çocuk istismarı şüphesi bulunan olgular adli vaka olarak değerlendirilmelidir. Öncelikli yaklaşım çocuğun güvenliğinin sağlanmasıdır. Ardından ayrıntılı fizik muayene, radyolojik incelemeler ve gerekli laboratuvar değerlendirmeleri yapılmalıdır.
Bu hastaların multidisipliner yaklaşım ile değerlendirilmesi gereklidir. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları ile birlikte değerlendirme yapılmalı, gözlem ve ileri inceleme amacıyla hastaneye yatırılması planlanmalıdır. Ayrıca olgu, ilgili mevzuat gereği Çocuk Koruma Hizmetleri birimlerine bildirilmelidir.
Sonuç olarak bu olguda en olası tanı çocuk istismarıdır.










