Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Derinin derin kısımlarının ve deri altındaki dokuların enfeksiyonuna sellülit adı verilir. Hastalığın etkeni sıklıkla Streptokok ve stafilokok türü bakterilerdir. Genellikle bacaklarda oluşan sellülit kollar, yüz gibi vücudun diğer bölgelerinde de ortaya çıkabilir. Bu bölgelerde tipik olarak ödem ve palpasyonda hassasiyet ile birlikte, zayıf bir şekilde sınırlandırılmış, sıcak, eritematöz bir alan olarak ortaya çıkar.

Patofizyoloji

Deri, normal deri florasının ve diğer mikrobiyal patojenlerin deri altı dokusuna ve lenfatik sisteme ulaşmasını önleyen koruyucu bir bariyer görevi görür. Deride bir zedelenme meydana geldiğinde, normal cilt florasının ve diğer bakterilerin dermise ve deri altı dokuya girmesine izin verir. Bu bakterilerin cilt yüzeyinin altına girmesi, derin dermisi ve deri altı dokuyu etkileyerek selülite neden olan akut yüzeysel bir enfeksiyona yol açabilir.

Anatomik Bölgeye Göre Enfeksiyonlar
Epidemiyoloji
Selülit toplumda nispeten yaygındır ve çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı erişkinlerde görülür. Erkekler ve kadınlar karşılaştırıldığında, selülit insidansında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur.
Etiyoloji

Selülit en yaygın olarak A grubu beta-hemolitik streptokokların (Streptococcus pyogenes) ile enfeksiyondan kaynaklanır. Ayrıca S. aureus’a bağlı da gelişebilir.
Risk Faktörleri
Cilt bariyerinde bozulmaya neden olabilecek her türlü travma veya hastalık risk faktörüdür:
- Cilt travması ve cerrahi kesikler
- Diabetes mellitus
- Venöz yetmezlik ve Lenfödem
- Periferik arter hastalığı
- Nöropati
- Obezite ve Tinea pedis
- Sigara ve alkol kullanımı
Klinik

Akut başlangıçlı bakteriyel bir enfeksiyon olan selülit bölgesel olarak şu bulgulara sebep olur:
- Eritem (Kızarıklık)
- Ödem (Şişlik)
- Dokuda sertleşme ve hassasiyet
- Ağrı ve Yerel sıcaklık artışı
Sistemik olarak halsizlik ve ateşe yol açabilir. Genellikle alt ekstremiteleri etkiler ve çoğunlukla tek taraflıdır. Ödem şiddetliyse “peau d’orange” (portakal kabuğu görünümü) oluşabilir.
Sınıflama

IDSA (2014) kılavuzuna göre sellülitler pürülan ve pürülan olmayan olarak ikiye ayrılır:
Tanı ve Laboratuvar
Tanı esas olarak klinik muayene ile konur. Rutin olarak Hemogram, Biyokimya ve CRP istenir. IDSA, komplikasyonsuz vakalarda rutin kültür önerilmez; ancak bağışıklığı baskılanmış hastalarda veya hayvan ısırığı gibi özel durumlarda kan kültürü önerilir.
Ayırıcı Tanı
- Erizipel
- Kronik venöz staz dermatiti
- Nekrotizan fasiit
- Septik artrit
- Derin Ven Trombozu (DVT)
Tedavi

Tedavi ampiriktir ve genellikle streptokoklar ile S. aureus hedeflenir. Ekstremite elevasyonu ödemi azaltmak için kritiktir.
Hafif Selülit
- Sefaleksin: 4×500 mg oral (5 gün).
- Klindamisin: Beta-laktam alerjisi varsa 4×300-450 mg oral.
Orta Selülit
İntravenöz (IV) tedavi gerektirir:
- Ampisilin/Sulbaktam
- Sefazolin
- Seftriakson (Baş-boyun bölgesi enfeksiyonlarında)
Ağır Selülit
Hastaneye yatış zorunludur. Geniş spektrumlu parenteral tedavi (Vankomisin + Piperasilin/Tazobaktam veya Karbapenem) uygulanır.
Prognoz ve Komplikasyonlar
Erken tanı ile prognoz iyidir; 48 saatte iyileşme başlar. Ancak nüks oranları %49’a kadar çıkabilir. Potansiyel komplikasyonlar şunlardır:
- Abse oluşumu ve Nekrotizan fasiit
- Sepsis ve Toksik şok sendromu
- Osteomiyelit ve Lenfödem
Örnek Reçeteler
⚠️ Önemli Uyarı (Siprofloksasin): Çocuklarda eklem/kıkırdak gelişimi riski nedeniyle kullanılmaz. Yaşlılarda ve kortikosteroid kullananlarda Aşil tendonu rüptürü riski (tendinit) nedeniyle dikkatli olunmalı, ağrı durumunda ilaç kesilmelidir.
Kaynaklar
- IDSA: Practice Guidelines for the Diagnosis and Management of Skin and Soft Tissue Infections
- NCBI Bookshelf: Cellulitis
- Galenos: Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları Yaklaşımı
- CDC: Cellulitis – Clinical Features, Diagnosis, and Treatment
- KLİMİK: Bakteriyel Deri ve Yumuşak Doku İnfeksiyonları










