Sellülit Acil Yaklaşım

0
3322

Derinin derin kısımlarının ve deri altındaki dokuların enfeksiyonuna sellülit adı verilir. Hastalığın etkeni sıklıkla Streptokok ve stafilokok türü bakterilerdir. Genellikle bacaklarda oluşan sellülit kollar, yüz gibi vücudun diğer bölgelerinde de ortaya çıkabilir. bu bölgelerde tipik olarak ödem ve palpasyonda hassasiyet ile birlikte, zayıf bir şekilde sınırlandırılmış, sıcak, eritematöz bir alan olarak ortaya çıkar.

blank

blankDeri, normal deri florasının ve diğer mikrobiyal patojenlerin deri altı dokusuna ve lenfatik sisteme ulaşmasını önleyen koruyucu bir bariyer görevi görür. Deride bir zedelenme meydana geldiğinde, normal cilt florasının ve diğer bakterilerin dermise ve deri altı dokuya girmesine izin verir. Bu bakterilerin cilt yüzeyinin altına girmesi, derin dermisi ve deri altı dokuyu etkileyerek selülite neden olan akut yüzeysel bir enfeksiyona yol açabilir.

blank

blank

Anatomik Bölge İnfeksiyon Mikrobiyolojik Etken
Epidermis İmpetigo Streptokokkus pyogenes
S. aureus
Dermis Erizipel S. pyogenes
Kıl / Saç Follikülü Follikülit, Fronkül, Karbonkül S. aureus
Sebum Bezleri Akne Propionibacterium acnes
Subkütan Doku Selülit β-hemolitik streptokok
S. aureus
Fasiya Nekrotizan Fasiyit S.pyogenes;
Miks anaerobic inf
S.aureus
Kas Myozit
Gangren
S. aureus, (TK-MRSA)
C. perfringens

blankSelülit toplumda nispeten yaygındır ve çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı erişkinlerde görülür. Erkekler ve kadınlar karşılaştırıldığında, selülit insidansında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur.

blankSelülit en yaygın olarak A grubu beta-hemolitik streptokokların ( Streptococcus pyogenes ) ile enfeksiyondan kaynaklanır. Ayrıca S. aureus’a bağlıda gelişebilir.

blank

blankSelülit için risk faktörleri, cilt yaralanmaları, cerrahi kesikler, intravenöz bölge delinmeleri, ayak parmakları arasındaki çatlaklar, böcek ısırıkları, hayvan ısırıkları ve diğer cilt enfeksiyonları gibi cilt bariyerinde bozulmaya neden olabilecek herhangi bir travma veya hastalığı içerir.

  • Cilt travması
  • Diabetes mellitus
  • Venöz yetmezlik
  • Periferik arter hastalığı
  • Lenfödem
  • Geçirilmiş bacak cerrahisi
  • Radyoterapi öyküsü
  • Nöropati
  • Obezite
  • Tinea pedis
  • Sigara ve alkol kullanımı

gibi kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında daha sık oluşur.

blankAkut başlangıçlı bir bakteriyel enfeksiyon olan selülit bölgesel olarak;

  • Eritem
  • Ödem
  • Dokuda sertleşme
  • Ağrı
  • Dokuda sıcaklık artışı

sebep olur.

blank

Sistemik olarak halsizlik ve ateşe yol açarak hastanın günlük yaşamını etkiler.  Eritematöz bölge genellikle dokunulduğunda sıcaktır ve bu bölgede şişlik ve palpasyonla hassasiyet mevcutur.  Hasta genel halsizlik, halsizlik ve ateş gibi anayasal semptomlarla başvurabilir.

Selülit vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla alt ekstremiteleri etkiler. Çoğunlukla tek taraflıdır ve nadiren nadiren bilateraldir. Selülitin potansiyel kaynağını bulmak için hastanın cildi dikkatli bir biçimde muayne edilmllidir. Ayrıca anamnezde yaralanmalar, böcek ısırıklarına, bası yaraları veya enjeksiyon sorgulanmalı ve lt ekstremite selülitinde parmak araları fissür ve tinea pedis açısında dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir. Ek olarak oluşn enfeksiyon lenfatik sistemi etkileyebilir ve altta yatan lenfadenopatiye neden olabilir. Selülit ile ilişkili ödem veziküllerin, büllerin ve saç foliküllerini çevreleyen ödemin oluşumuna yol açarak peau d’orange’a yol açabilir.

blank

blank

Amerika Enfeksiyon Hastalıkları Topluluğu (IDSA) 2014 yılında Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonlarının Teşhisi ve Tedavisine İlişkin Uygulama Yönergeleri kılavuzda sellülitleri Pürülan İnfeksiyonlar  ve Pürülan Olmayan İnfeksiyonlar olarak kısma ayırdı.

Pürülan olmayan deri ve yumuşak doku enfeksiyonlar

  • Hafif enfeksiyon: Pürülan odak olmadan tipik selülit / erizipel.
  • Orta enfeksiyon: Sistemik enfeksiyon belirtileri gösteren tipik selülit / erizipeller.
  • Şiddetli enfeksiyon: Ağızdan antibiyotik tedavisi başarısız olan veya sistemik enfeksiyon bulguları olan veya immün sistemi baskılanmış olanlar veya bül, ciltde soyulma, hipotansiyon, organ yetmezliği bulguları olan hastalar.

Pürülan deri ve yumuşak doku enfeksiyonları

  • Hafif enfeksiyon: Pürülan deri ve yuşak doku enfeksiyonları için, kesi ve drenaj endikedir.
  • Orta enfeksiyon: hastalar da pürülan enfeksiyon bulguları ile birlikte sistemik enfeksiyon bulguları
  • Şiddetli enfeksiyon: İnsizyon ve drenaj artı oral antibiyotik veya bu antibiyotiklerin başarısız olduğu hastalar
    Ateş> 38 ° C, taşikardi (> 90 /dk), taşipne (> 24/dk ) veya anormal lökosit(>12 000 veya <400 hücre / μL) veya bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar.

blank

2014 IDSA önerilerine buradan erişebilirsiniz.

blank

Selülit tanısı klinik olarak derin dermiste ve deri altı dokuda yayılan eritematöz inflamasyonun varlığına saptanması ile konulur.

blankHastalardan rutin olarak hemogram , biyokimya, CRP istenir. Amerika Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (IDSA) selülit için kan, deri aspiratları, biyopsiler veya sürüntüler dahil olmak üzere rutin kültür istenmesini önermez. Kan kültürlerini yalnızca bağışıklığı baskılanmış, apse gelişmiş, suda yaralanmalara veya hayvan ısırığı bağlı yaralanmalarda önerilir.blank

  • Erizipel
  • Kronik venöz staz dermatiti
  • Nekrotizan fasiit
  • Septik artrit
  • DVT

blankHafif seyirli olgular ayaktan verilen oral antibiyotikler ile de tedavi edilebilirken zeminde başka bir hastalığı bulunanlar, daha şiddetli seyir gösterenler veya oral antibiyotik tedavisine yanıt alınamayan hastalar çoğu zaman hastaneye yatırılarak parenteral yolla uygulanan antibiyotikler ile tedavi edilirler. Antibiyotik dışındaki öneriler ise;

  • Etkilenen bölgenin elevasyonu ile ödemin azalması sağlanır.
  • Etkilenen bölgenin kuruması önlenir.
  • Ekstremitenin sıkılaştırıcı çoraplar ile sarılması süreci olumlu etkilebilir.

Selülitte etken mikroorganizmaların izole edilmesi güç olduğundan tedavi genellikle kültür yapılmaksızın ampirik olarak uygulanır ve selülitin büyük oranda etkenleri olan streptokoklara ve S. aureus’a yönelik antibiyotikler tercih edilir. Dikloksasilin, sefaleksin, eritromisin ve klindamisin oral olarak kullanılabilen tedavi seçenekleri arasında yer alır. Parenteral tedavi gereken hastalarda nafsilin, sefazolin, klindamisin ve vankomisin öncelikli seçenekler olarak bildirilmiştir.

Böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, kalp yetmezliği, periferik vasküler hastalık, siroz, immünsüpresyon ve diğer altta yatan ciddi sistemik hastalığı bulunan hastalar, geniş
yüzeyli ya da hızlı ilerleyen lezyonlular, yüksek ateş veya hipotansiyonu olanlar, kan kültürü pozitifliği saptananlar, apse ile komplike olanlar ve uygun oral tedaviye yanıt
alınamayan hastalar çoğunlukla hastaneye yatırılarak tedavi edilirler.

blank

Hafif Selülit

Hafif selülit ile başvuran ve sistemik enfeksiyon belirtileri göstermeyen hastalar, streptokok türlerinin tedavisini hedefleyen antibiyotikler verilir. Oral antibiyotik tedavisinin süresi en az 5 gün olmalıdır. Pürülan olmayan selülitte hastalar 6 saatte bir 500 mg sefaleksin (Sef®) almalıdır. Beta-laktamaz inhibitörlerine karşı şiddetli alerjik reaksiyonları varsa, her 6 saatte bir 300 mg ila 450 mg klindamisin ile tedavi edilir.

Orta Selülit

Sistemik bulgularla birlikte sellülit ve erizipel var ise orta şiddetli enfeksiyon olarak değerlendirilir. Ampirik intravenöz tedavi başlanması gerekir. Pürülan selülit, metisiline dirençli staph aureus kolonizasyonu, apse veya geniş delici yaralarla ilişkili selülit veya intravenöz ilaç kullanım öyküsü olan hastalarda, hastalar metisiline dirençli staph aureus‘u da kapsayan antibiyotikler almalıdır.

Hastaya intavenöz

  • Ampisilin/sulbaktam veya
  • Sefazolin veya
  • Klindamisin veya
  • Seftriakson (*Baş- boyun bölgesinde infeksiyon)

başlanır. Gerekli ise kısa süreli hospitalizasyon sağlanır.

Ağır Selülit

Sistemik bulgular gösteren (Ateş, hipotermi, taşikardi, hipotansiyon), şiddetli sepsis, septik şok kliniğindeki veya immunsuprese hastalar ağır hasta grubu orak kabul edilir ve hastaneye yatırılır. Ayrıca CRP ve kreatinin değeri yüksek kan gazı bozulmuş hastalar hastaneye yatırılmalıdır.

Parenteral antibiyotikler için hastaneye yatış gerektiren bağışıklığı baskılanmış hastalarda, vankomisin artı piperasilin – tazobaktam veya bir karbapenem ile geniş spektrumlu antimikrobiyal kapsama gerekli olabilir. Amprik olrak bu tedavi başladıktan sonra kültür antibiyogram sonuçlarına göre tedavi  yönlendirilir.

blank

Genel olarak, selülit iyi bir prognoza sahiptir. Klinisyen selüliti hemen hızlı tespit ederse ve doğru antibiyotikle tedaviye başlanır ise 48 saat içinde belirti ve semptomlarda bir iyileşme gözlemlenir. Hastaların yaklaşık %8 ila 20’sinde yıllık selülit nüksü meydana gelir ve genel nüks oranları %49’a kadar çıkabilir. Nüksetme, kesiklerin veya sıyrıkların hızlı tedavisi, uygun el hijyeni ve altta yatan komorbiditelerin etkili bir şekilde tedavi edilmesiyle önlenebilir. İlk antibiyotik tedavisinde yaklaşık %18 başarısızlık oranı vardır.

blank

  • Abse oluşumu
  • Nekrotizan fasiit
  • Septisemi
  • Streptokoksik toksik şok sendromu
  • Rekküren enfeksiyon
  • Lenfödem
  • Tromboflebit
  • Süpüratif artrit
  • Osteomiyelit
  • Enfektif endokardit blankblank

Daha reçete bilgisini buradan ulaşabilirsiniz.
blank

  • https://www.idsociety.org/practice-guideline/skin-and-soft-tissue-infections/
  • https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK549770/
  • https://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_11927/59-64.pdf
  • https://www.cdc.gov/groupastrep/diseases-hcp/cellulitis.html
  • https://www.klimik.org.tr/wp-content/uploads/2017/05/Bakteriyel-Deri-ve-Yumu%C5%9Fak-Doku-%C4%B0nfeksiyonlar%C4%B1-%C4%B0lkay-Karao%C4%9Flan.pdf

blank

Gebelerde İdrar Yolları Enfeksiyonları Reçetesi

 

 

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz