Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
37 yaşında erkek hasta, ani başlayan göğüs ağrısı nedeniyle 112 Acil Sağlık Hizmetleri’ni arıyor. Olay yerine ulaşan ekip hastayı evinde değerlendiriyor. Hasta ağrısının yaklaşık 1 saat önce başladığını, retrosternal yerleşimli olduğunu ve boynuna doğru yayıldığını, ayrıca soğuk terleme eşlik ettiğini ifade ediyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve tip 2 diyabet bulunduğu öğreniliyor. Hastanın ilk değerlendirmesindeki vital bulguları: GKS: 15, Nabız: 92 atım/dk (düzenli), Solunum sayısı: 18/dk, SpO₂: %96, Kan basıncı: 90/60 mmHg Ekip lideri, muayene sonrası hemen aşağıda görüntülenen 12 derivasyonlu EKG’i çekiyor. Bu hastanın hastane öncesi yönetiminde, aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi tamamen doğrudur? 
Editör Notu
DII, DIII ve aVF’de ST elevasyonu inferior STEMI’yi gösterir. V1–V2’de ST depresyonu posterior MI için resiprokal bulgudur. SpO₂ üzerindeyse STEMI hastasında rutin oksijen önerilmez. Hipotansiyon veya sağ ventrikül infarktüsü şüphesinde nitrat verilmemelidir. STEMI hastası mümkün olan en kısa sürede PCI yapılabilen merkeze nakledilmelidir.Açıklama
ST yükselmeli miyokard infarktüsü (STEMI), koroner arterin ani ve tam tıkanması sonucu gelişen ve EKG’de ST segment elevasyonu ile karakterize olan akut koroner sendrom tipidir. Bu tabloda miyokard dokusunda hızlı şekilde iskemi ve nekroz gelişir. Bu nedenle STEMI tedavisinde temel hedef erken tanı koymak ve mümkün olan en kısa sürede reperfüzyon sağlamaktır. Hastane öncesi dönemde doğru tanı ve uygun merkeze hızlı nakil mortaliteyi belirgin şekilde azaltır.
STEMI, akut koroner sendromların en ağır formudur ve kardiyovasküler mortalitenin önemli nedenlerinden biridir. Hipertansiyon, diyabet, sigara kullanımı, hiperlipidemi ve ileri yaş başlıca risk faktörleridir. Diyabet hastalarında klasik göğüs ağrısı daha silik olabilir ve atipik semptomlar görülebilir.
Patofizyoloji
STEMI genellikle aterosklerotik plağın rüptürü sonrası oluşan trombüsün koroner arteri tamamen tıkaması sonucu gelişir. Posteroinferior miyokard infarktüsünde genellikle sağ koroner arter veya bazen sirkumfleks arter etkilenir.
Inferior STEMI’ye posterior duvar tutulumu eşlik edebilir. Posterior duvar EKG’de doğrudan görülmediği için tanı genellikle resiprokal değişiklikler ile konur.
Klinik Bulgular
Inferior miyokard infarktüslerinde ayrıca hipotansiyon ve vagal bulgular da görülebilir.
Tanı
Tanı temel olarak 12 derivasyonlu EKG ile konur.
Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde hastada posteroinferior STEMI olduğu anlaşılır.
Tedavi
Hastane öncesi STEMI yönetiminde temel yaklaşım erken antiplatelet tedavi ve PCI yapılabilen merkeze hızlı transferdir.
Oksijen
Nitrat
Antiplatelet tedavi
Hasta mümkün olan en kısa sürede primer perkütan koroner girişim (PCI) yapılabilen merkeze nakledilmelidir.
Komplikasyonlar









