Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Otuz sekiz yaşındaki erkek hasta lenfoma tanısı ile takip edilmektedir. Hasta son kemoterapi kürünü aldıktan 5 gün sonra gelişen bulantı, kusma ve parestezi şikâyetleri nedeniyle acil servise başvurmaktadır. Hastanın klinik tablosu değerlendirildiğinde, kemoterapi sonrası gelişebilen metabolik ve elektrolit bozuklukları açısından değerlendirme yapılmaktadır. Bu hastada gelişebilecek tümör lizis sendromu ile ilişkili metabolik değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin görülmesi en az olasıdır? Editör Notu
Tümör lizis sendromu, hızlı tümör hücre yıkımı sonrası gelişen metabolik bir acildir. En sık lösemi ve agresif lenfomalarda görülür. Genellikle kemoterapi sonrası ilk 5 gün içinde ortaya çıkar. Temel metabolik bozukluklar hiperkalemi, hiperfosfatemi, hiperürisemi ve hipokalsemidir. En tehlikeli komplikasyonlardan biri hiperkalemiye bağlı kardiyak aritmilerdir. Erken tanı ve yoğun sıvı tedavisi mortaliteyi azaltmada kritik öneme sahiptir.Açıklama
Tümör Lizis Sendromu
Tümör lizis sendromu (TLS), hızlı proliferasyon gösteren tümör hücrelerinin ani yıkımı sonucunda hücre içi içeriklerin dolaşıma geçmesi ile ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur. Hücre lizisi sonrası potasyum, fosfat ve pürin metabolitlerinin kana salınması sonucunda hiperkalemi, hiperfosfatemi, hiperürisemi ve sekonder hipokalsemi gelişir.
TLS genellikle sitotoksik tedavi sonrasında görülür; ancak bazı olgularda spontan hücre yıkımı sonucu da ortaya çıkabilir. Onkolojik tedavilerdeki ilerlemeler ve yüksek doz kemoterapi protokollerinin kullanımı ile birlikte TLS insidansında artış gözlenmektedir.
Epidemiyoloji
Tümör lizis sendromu özellikle hızlı hücre turnoverına sahip malignitelerde daha sık görülür. En sık ilişkilendirilen maligniteler şunlardır:
TLS genellikle kemoterapi veya radyoterapi sonrası ilk 5 gün içerisinde gelişir. Bununla birlikte bazı olgularda tedavi öncesinde spontan tümör lizisi de görülebilir.
Patofizyoloji
Tümör hücrelerinin hızlı yıkımı sonucu hücre içi elektrolit ve metabolitler dolaşıma salınır.
Bu metabolik değişiklikler sonucunda akut böbrek yetmezliği, kardiyak aritmiler, nöbetler ve çoklu organ yetmezliği gelişebilir.
Klinik bulgular
Tümör lizis sendromunda klinik bulgular hücre yıkım ürünlerinin kanda artmasına bağlı olarak ortaya çıkar.
Hiperfosfatemi
Hiperfosfatemi ayrıca hipokalsemiye ve böbreklerde kalsiyum-fosfat çökelmesine yol açabilir.
Hipokalsemi
Fizik muayenede Chvostek ve Trousseau bulguları saptanabilir. Elektrokardiyografide QT uzaması, ventriküler aritmiler ve dal blokları görülebilir. İleri olgularda kardiyak arrest gelişebilir.
Hiperkalemi
Hiperkalemi tümör lizis sendromunun en tehlikeli komplikasyonlarından biridir.
Hiperürisemi
Hücre yıkımı sonucu pürin metabolitlerinin artması ile dolaşımdaki ürik asit düzeyi yükselir. Bu durum özellikle böbrek tübüllerinde kristal birikimine bağlı olarak akut böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Tanı
Tümör lizis sendromu tanısı klinik bulgular ve laboratuvar değerlerinin birlikte değerlendirilmesi ile konur. Laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki metabolik bozukluklar görülür:
Bu metabolik değişikliklere bağlı olarak böbrek yetmezliği, aritmiler ve nörolojik komplikasyonlar gelişebilir.
Tedavi
Tümör lizis sendromu potansiyel olarak hayatı tehdit eden metabolik bir acildir ve erken tanı ile hızlı tedavi gerektirir.
Tedavinin temel bileşenleri:
Hiperkalemi veya ağır metabolik bozukluk gelişen hastalarda ileri tedavi yöntemleri ve yoğun bakım izlemi gerekebilir.
Komplikasyonlar









