Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Yirmi yedi yaşında kadın hasta, sağ alt ekstremitede ağrı ve şişlik şikâyeti ile acil servise başvurmaktadır. Hastanın öyküsünde 10 gün önce doğum yaptığı öğrenilmektedir. Fizik muayenede sağ baldırda şişlik, proksimal medial baldırda hassasiyet ve ayak bileğinin pasif hareketleri ile ağrı saptanmaktadır. Bu klinik bulgular doğrultusunda derin ven trombozu (DVT) ön tanısı düşünülmektedir. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla istenmesi gereken en uygun tanısal yöntem aşağıdakilerden hangisidir? Editör Notu
DVT en sık alt ekstremite derin venlerinde görülür. En sık semptom baldır ağrısı ve ekstremite şişliğidir. Tanıda ilk tercih edilen yöntem Doppler ultrasonografidir. D-dimer testi negatif ise DVT olasılığı büyük ölçüde dışlanabilir.Açıklama
Tanı yaklaşımı
Bu klinik senaryoda, doğum sonrası dönemde gelişen alt ekstremite ağrı, şişlik ve lokal hassasiyet bulguları değerlendirilmektedir. Postpartum dönem, hiperkoagülabilite nedeniyle derin ven trombozu (DVT) açısından yüksek riskli bir durumdur ve bu hastada klinik şüphe güçlüdür.
Tanısal yöntemlerin değerlendirilmesi
DVT tanısı klinik olarak düşünülmekle birlikte kesin tanı için görüntüleme gereklidir. Güncel klinik yaklaşımda ilk tercih edilen yöntem venöz Doppler ultrasonografidir. Bu yöntem noninvazif, hızlı uygulanabilir ve yüksek doğruluk oranına sahiptir.
Şıkların akademik değerlendirilmesi
A) D-dimer
Dışlama testidir; postpartum dönemde fizyolojik olarak yüksek olabileceğinden tanı koydurucu değildir.
B) Arteriyel Doppler
Arteriyel sistem değerlendirilir; venöz patolojiyi göstermez.
C) BT anjiyografi
Pulmoner emboli değerlendirmesinde kullanılır; DVT için ilk basamak değildir.
D) MR görüntüleme
Rutin pratikte ilk tercih edilen yöntem değildir.
E) Venöz Doppler ultrasonografi
Doğru cevaptır. DVT tanısında ilk basamak ve en uygun görüntüleme yöntemidir.










