Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Uvea, gözün orta tabakasını oluşturan ve iris, siliyer cisim ve koroidden meydana gelen damardan zengin bir yapıdır. Üveit ise bu yapıların ve klinik pratikte sıklıkla gözün diğer bölümlerinin de dâhil olduğu inflamatuvar süreçleri tanımlayan bir göz hastalığıdır; enfeksiyonlar, inflamatuvar hastalıklar, travma veya idiyopatik nedenlerle gelişebilir ve hafif göz yakınmalarından kalıcı görme kaybına kadar geniş bir klinik tablo ile seyredebilir.

Anatomi
Uvea, gözün orta tabakasını oluşturan ve gözün beslenmesi ile görsel fonksiyonların düzenlenmesinde önemli rol oynayan, damardan zengin bir yapıdır. Sklera ile retina arasında yer alır ve üç ana bölümden oluşur: iris, siliyer cisim ve koroid.

1. İris
İris, gözün ön kısmında yer alan ve göze rengini veren yapıdır. Ortasında bulunan pupilla, göze giren ışık miktarını ayarlayan bir açıklıktır. İris, düz kas lifleri sayesinde pupillanın daralmasını miyozis ve genişlemesini midriyazis sağlar. Bu mekanizma, retinaya ulaşan ışığın kontrol edilmesini ve net görmenin sağlanmasını amaçlar.
2. Siliyer cisim
Siliyer cisim, irisin arkasında yer alır ve iki temel görevi vardır. Birincisi, aköz hümör üretimini sağlayarak göz içi basıncının ve gözün metabolik dengesinin korunmasına katkıda bulunur. İkincisi ise akomodasyon fonksiyonudur. Siliyer kasların kasılması ve gevşemesiyle lensin şekli değiştirilir, böylece yakın ve uzak görme ayarlanır. Ayrıca lensin yerinde durmasını sağlayan zonüler lifler siliyer cisme tutunur.
3. Koroid
Koroid, uveanın en arka bölümüdür ve retina ile sklera arasında uzanır. Oldukça zengin bir damar ağına sahiptir. Temel görevi, özellikle fotoreseptör tabakası olmak üzere retinayı beslemektir. Aynı zamanda pigment içeriği sayesinde ışığın göz içinde dağılmasını engelleyerek görüntü kalitesini artırır.
Klinik önemi

Uvea, yoğun damar yapısı ve bağışıklık sistemi ile yakın ilişkisi nedeniyle inflamatuvar süreçlere yatkındır. Bu nedenle üveanın herhangi bir bölümünde gelişen inflamasyon, yalnızca lokal göz bulgularına değil, aynı zamanda ciddi ve kalıcı görme kaybına da yol açabilir.
Etiyoloji ve sınıflandırma
Üveit çoğu zaman idiyopatiktir, ancak travmatik, inflamatuvar ve enfeksiyöz nedenlerle de gelişebilir.
Sık ilişkili sistemik hastalıklar
- Anterior üveit: HLA-B27 ilişkili hastalıklar, ankilozan spondilit, juvenil idiopatik artrit, inflamatuvar barsak hastalığı, sarkoidoz, Behçet hastalığı
- Intermediate üveit: Multipl skleroz, sarkoidoz
- Posterior üveit: Vogt-Koyanagi-Harada sendromu, sistemik lupus eritematozus, Behçet hastalığı
- Panuveit: Behçet hastalığı
Enfeksiyöz etkenler
- Viral: HSV, VZV, CMV
- Bakteriyel: Sifiliz, tüberküloz
- Paraziter: Toksoplazmoz, Toxocara
Klinik ve sınıflandırma
Üveit anatomik yerleşimine göre sınıflandırılır. En sık tutulan yapı ön segmenttir ve bu tablo anterior üveit olarak adlandırılır.

1. Anterior üveit, iritis veya iridosiklit
Semptomlar: Göz ağrısı, fotofobi, kızarıklık, bulanık görme.
Bulgular:
- Siliyer flush, sirkumkorneal kızarıklık
- Ön kamarada hücre ve flare (Tyndall fenomeni): Ön kamarada görülen hücreler, genellikle inflamatuar hücrelerdir (lökositler)
- Keratik presipitatlar, kornea arkasında birikimler
- Miyotik pupilla
- Hipopyon, şiddetli olgularda ön kamarada cerahat
Acil serviste en sık karşılaşılan tiptir.
2. Intermediate üveit, pars planit
Semptomlar: Uçuşan cisimler, floaters, görme azalması. Ağrı genellikle yoktur.
Bulgular: Vitreusta hücre, snowball veya snowbank görünümü.
3. Posterior üveit
Semptomlar: Belirgin görme azalması, görme alanı kaybı, ışık çakmaları.
Bulgular: Retina ve koroidde lezyonlar, vaskülit, optik disk ödemi.
Görme kaybı riski en yüksek olan tiptir.
4. Panuveit
Tüm uveal dokuların, iris, siliyer cisim ve koroidin, tutulumudur. En ağır formdur. Şiddetli ağrı ve görme kaybı ile seyreder.

Tanı ve değerlendirme
İlk anterior üveit atağında genellikle ileri tetkik gerekmez. Ancak rekürren, bilateral veya posterior tutulumlarda sistemik hastalıklar, sifiliz, tüberküloz, sarkoidoz ve otoimmün hastalıklar araştırılmalıdır.
İstenebilecek testler:
- Akciğer grafisi, sarkoidoz ve tüberküloz açısından
- PPD veya Quantiferon
- VDRL veya RPR, sifiliz açısından
- HLA-B27, ankilozan spondilit şüphesi varsa
Tedavi
Amaç inflamasyonu baskılamak, ağrıyı azaltmak ve sineşi, yapışıklık, oluşumunu önlemektir.
Anterior üveit tedavisi
- Topikal kortikosteroidler: İnflamasyonu baskılamak için, örneğin prednizolon asetat
- Sikloplejik ajanlar: Ağrıyı azaltmak ve sineşiyi önlemek için, örneğin siklopentolat ve atropin
Komplike olgular
Posterior üveit veya dirençli olgular uzman oftalmolog tarafından yönetilmeli; sistemik steroidler veya immünsüpresif ajanlar, metotreksat, siklosporin, anti-TNF gibi, gerekebilir.
Uyarı: Enfeksiyöz nedenler, herpes ve sifiliz gibi, dışlanmadan sistemik steroid başlanmamalıdır.
Komplikasyonlar
Tedavi edilmeyen üveit kalıcı hasara yol açabilir:
- Katarakt
- Glokom, göz tansiyonu
- Kistik maküla ödemi
- Kalıcı görme kaybı

















