Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Hıçkırık, çoğu insanın yaşamının bir noktasında yaşadığı, diafragma ve interkostal kasların ani istemsiz, intermittan ve spazmotik kontraksiyonudur. Tıbbi terim, ‘hıçkırırken nefesini tutmak’ anlamına gelen Latince “singult” kelimesinden türeyen singultus’tur. Toplumda sık karşılaşılan bir durumdur. Akut hıçkırık atağı hastayı rahatsız edici ve kısa süreli olabilir, ancak inatçı hıçkırıklar yemek yemeyi, uyumayı, konuşmayı ve sosyal aktiviteleri engelleyerek yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler ve ciddi tıbbi patolojinin habercisi olabilir. Bu yazıda akut hıçkırık konusu anlatılmıştır. Keyifli okumalar dileriz.
MEKANİZMA VE PATOFİZYOLOJİ
Hıçkırık esnasında oluşan kas kontraksiyonu, ani bir inspirasyon ve glottisin kapanmasıyla son bulur ve bu esnada “hık” diye bir ses çıkar. Zaten İngilizcede kullanılan “hiccup” adı da bu sesten türetilmiştir. Hıçkırıklar, bireye bağlı olarak değişkendir. Genellikle dakikada 4 ila 60 döngüde tekrar eder. Hıçkırığı provoke eden mekanizmalar, tam olarak bilinmemektedir. Olguların yaklaşık %80’inde sol hemidiafragmanın unilateral kontraksiyonu söz konusudur. Patolojik hıçkırıklar ise genellikle bilateraldir.
Hıçkırık refleks arkını, birkaç nöral yolak oluşturmaktadır:
- Sempatik zincirlerin yanı sıra, frenik ve vagus sinirlerini içine alan bir afferent yol
- Santral mediatörler (Beyin sapı)
- Frenik sinirle birlikte, glottis ve inspiratuvar interkostal kaslarla ilişkili aksesuar efferent bağlantıları içeren efferent yol
SINIFLANDIRMA
Hıçkırık atakların süresine göre 3 kategoriye ayrılmaktadır:
- Akut Ataklar: 48 saate kadar sürebilen ataklar.
- Persistan Ataklar: 48 saatten 1 aya kadar sürebilen ataklar.
- İnatçı (Intractable) Hıçkırık: 1 aydan daha uzun süren ataklar.
EPİDEMİYOLOJİ
Hıçkırık anne karnından yaşlılara kadar her yaşta görülür. Toplumda hıçkırık insidansı ve prevalansı bilinmemektedir ve ırksal veya coğrafi varyasyona dayalı farklılıklar görülmemektedir.
ETİYOLOJİ
Akut hıçkırıklar kendi kendini düzeldiğinden ve genellikle bildirilmediğinden araştırmaların çoğu inatçı hıçkırıklara yöneliktir. Gastrointestinal hastalıklar, özellikle gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ve ilişkili hiatal herniler, akut hıçkırıkların en yaygın nedeni olarak gösterilmektedir.

Akut Hıçkırık Nedenleri
- Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH)
- Hiatal herni
- Aşırı yeme
- Gazlı (Karbonatlı) içecekler
- Baharatlı yiyecekler
- Aerofaji (Hava yutma)
- Endoskopi esnasında mideye hava verilmesi
- Aşırı alkol alımı
- Ani heyecan veya emosyonel stres
Dirençli Hıçkırık Nedenleri
Dirençli hıçkırıklar, altta yatan ciddi bir hastalığın göstergesi olabilir.
- Santral Sinir Sistemi Hastalıkları: İnmeler (özellikle beyin sapı), tümörler, MS, menenjit/ensefalit, kafa travması.
- Vagus ve Frenik Sinir İrritasyonu: Guatr, farenjit, boyun kistleri, timpanik membran irritasyonu (yabancı cisim).
- Gastrointestinal Hastalıklar: Gastrit, peptik ülser, pankreatit, abdominal apse, safra kesesi hastalıkları.
- Torasik Hastalıklar: Pnömoni, ampiyem, astım, aort anevrizması, mediastinit.
- Kardiyovasküler Hastalıklar: Miyokard enfarktüsü (özellikle inferior MI), perikardit.
- Toksik – Metabolik Nedenler: Üremi, diyabet, elektrolit bozuklukları (hiponatremi, hipokalsemi), alkol.
- İlaçlar: Steroidler, benzodiazepinler, barbitüratlar.
- Psikojenik: Stres, heyecan, konversiyon.
KLİNİK VE DEĞERLENDİRME
Hıçkırık ataklarına toplumda çok sık rastlandığından, akut ve kısa süreli durumlarda detaylı bir araştırma gerektirmez. Ancak dirençli ve persistan hıçkırık söz konusu olunca, etyolojisinin araştırılması gerekir.
Öykü: Hıçkırığın süresi, ciddiyeti, uykuda devam edip etmediği (organik neden ayrımı için önemli), kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar sorgulanmalıdır.
Fizik Muayene:
- Dış kulak yolu (Yabancı cisim/kıl?)
- Baş-boyun muayenesi (Tiroid, lenfadenopati?)
- Nörolojik muayene
- Göğüs ve karın muayenesi
TEDAVİ YÖNETİMİ
Tedavide ana prensip, altta yatan nedenin bulunup ortadan kaldırılmasıdır. Ancak sıklıkla neden bulunamaz (idyopatik) ve semptomatik tedavi uygulanır.
1. Fiziksel Manevralar
İlk basamak tedavidir. Vagal uyarıyı artırmayı veya PCO2 seviyesini yükseltmeyi hedefler.
- Solunum Siklusunu Kesmek: Nefes tutmak, kese kağıdına solumak, Valsalva manevrası.
- Nazofarenks İrritasyonu: Buzlu su içmek, limon ısırmak, toz şeker yutmak, dili dışarı çekmek.
- Vagal Uyarı: Göz kürelerine bası, karotis masajı (dikkatli olunmalı).
- Diğer: Dizleri göğüse çekmek.
2. Medikal Tedavi
Fiziksel manevralar başarısız olursa farmakolojik tedaviye geçilir. Genellikle 7-10 günlük tedavi planlanır.
- Klorpromazin (Largactil®): FDA onayı olan tek ilaçtır. Başlangıç dozu 3×25 mg PO veya 25-50 mg IV infüzyon (500-1000 ml SF içinde). Hipotansiyon yapabilir, hasta yatırılmalıdır.
- Metoklopramid: 3-4 x 10 mg.
- Baklofen: Kas gevşetici. 3 x 5-20 mg.
- Proton Pompa İnhibitörleri (PPI): GÖRH şüphesinde.
- Diğerleri: Haloperidol, Gabapentin, Nifedipin, Midazolam.

Klorpromazin hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
ÖRNEK REÇETE / ORDER
Acil serviste genellikle kombine medikal tedavi orderı verilir.

veya

PODCAST
(Podcast linki buraya eklenecek)
SORU
KAYNAKLAR
İLGİLİ YAZI
https://www.acilcalisanlari.com/gastroozofageal-reflu-acil-yaklasim.html
















