Akut dağ hastalığı, yüksek irtifaya hızlı çıkış sonrası gelişen ve çoğu zaman baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi, halsizlik ve uyku bozukluğu ile kendini gösteren bir yüksek irtifa hastalığıdır. Genellikle 2.500 metre üzerindeki irtifalara çıkıştan sonraki ilk 6–12 saat içinde başlar ve özellikle yeterli aklimatizasyon sağlanmadan hızlı yükselen kişilerde görülür.

Tanım
Akut dağ hastalığı; yakın zamanda yüksek irtifaya çıkan bir kişide, özellikle baş ağrısına eşlik eden gastrointestinal, vestibüler veya sistemik semptomlarla karakterize klinik bir sendromdur. Tanı çoğunlukla öykü ve semptomlara dayanır; laboratuvar veya görüntüleme, tipik olgularda tanı için gerekli değildir.
Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri
Akut dağ hastalığı, yüksek irtifa hastalıkları içinde en sık görülen tablodur. Kaynakta, 2.500–4.300 metreye çıkan kişilerde yaklaşık %25–43 oranında görülebileceği, 6.000 metre ve üzeri irtifalarda ise sıklığın %60’ın üzerine çıkabileceği belirtilmektedir. Daha önce akut dağ hastalığı geçirenlerde tekrar gelişme riski yaklaşık iki kat artar.
Başlıca risk faktörleri:
- Hızlı yükselme
- Yetersiz aklimatizasyon
- Yüksek uyku irtifası
- Önceden AMS öyküsü
- Yüksek irtifada yoğun fiziksel efor
- Genç yaş
- Migren öyküsü
- Oksijen taşınmasını veya egzersiz toleransını bozan anemi/kardiyopulmoner hastalıklar
Patofizyoloji
Temel mekanizma hipobarik hipoksidir. İrtifa arttıkça inspire edilen oksijenin parsiyel basıncı azalır. Buna karşı ilk fizyolojik yanıt dakika ventilasyonunun artmasıdır; ancak hiperventilasyonun oluşturduğu hipokapni, serebral kan akımı üzerinde dinamik değişikliklere yol açabilir.
Akut dağ hastalığında semptomların hipoksiye bağlı serebral vazodilatasyon, sempatik aktivite artışı ve bazı olgularda intrakraniyal basınç artışı ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Hafif-orta AMS’de belirgin beyin ödemi artık temel mekanizma olarak kabul edilmezken, daha ağır olgularda intrakraniyal basınç artışı semptomlara katkıda bulunabilir.
Klinik Bulgular
Klasik tablo, yüksek irtifaya çıkıştan sonraki saatler ile ilk birkaç gün içinde gelişir. Hastalar genellikle aklimatize değildir ve çoğu semptom ilk gece belirginleşir.
En sık bulgular:
- Baş ağrısı
- Bulantı, kusma veya iştahsızlık
- Baş dönmesi veya sersemlik
- Halsizlik, yorgunluk
- Uyku bozukluğu
- Eforla semptomlarda artış
Fizik muayene çoğu hastada normal olabilir. AMS’de mental durum genellikle korunmuştur. Ataksi, konfüzyon, fokal nörolojik defisit veya bilinç değişikliği varlığı AMS’den çok HACE ya da başka santral sinir sistemi patolojilerini düşündürmelidir.
Tanı
Tanı kliniktir. Yakın zamanda yüksek irtifaya çıkış öyküsü olan hastada baş ağrısına eşlik eden tipik semptomların varlığı tanıyı destekler. Lake Louise Akut Dağ Hastalığı Skoru bu amaçla kullanılabilir. Güncellenmiş kriterlerde yakın zamanda yüksek irtifa maruziyeti olan hastada baş ağrısına ek olarak en az bir semptom aranır: bulantı/kusma, halsizlik/güçsüzlük, baş dönmesi/sersemlik veya iştah azalması.
Ayırıcı Tanı
Akut dağ hastalığı baş ağrısı ve bulantı ile geldiği için birçok tabloyu taklit edebilir. Ayırıcı tanıda özellikle migren, gerilim tipi baş ağrısı, viral enfeksiyonlar, sinüzit, menenjit, ilaç ilişkili baş ağrısı, dehidratasyon, alkol sonrası tablo, hiponatremi, intrakraniyal kanama, inme, serebral venöz sinüs trombozu ve karbonmonoksit maruziyeti düşünülmelidir.
Acil Servis ve Saha Yönetimi
Yönetimde ilk ilke, hastalığın şiddetini belirlemek ve ilerlemeyi önlemektir. Hafif olgularda istirahat, hidrasyon, semptomatik tedavi ve yükselişin durdurulması yeterli olabilir. Semptomlar geçene kadar daha yüksek irtifaya çıkılmamalıdır. Persistan veya ilerleyici semptomlarda en etkili tedavi iniştir.
Farmakolojik Tedavi
Asetazolamid, AMS profilaksisi ve tedavisinde en sık kullanılan ilaçtır. Karbonik anhidraz inhibitörü olarak bikarbonat atılımını artırır, hafif metabolik asidoz oluşturarak ventilasyonu uyarır ve aklimatizasyona benzer fizyolojik yanıtı destekler. Profilakside önerilen doz 125 mg PO günde iki kez, tedavide ise AMS gelişirse 250 mg PO günde iki kez olarak belirtilmektedir.
Deksametazon, AMS tedavisi ve profilaksisinde kullanılabilir; ancak asetazolamidden farklı olarak aklimatizasyonu hızlandırmaz. Daha çok antiinflamatuvar etkisi nedeniyle, özellikle ağır AMS veya HACE riski olan durumlarda önemlidir. Semptomatik AMS tedavisinde 4 mg 6 saatte bir kullanılabileceği belirtilmektedir.
Oksijen tedavisi, özellikle orta-ağır semptomlarda veya inişin hemen mümkün olmadığı durumlarda semptomları azaltabilir. Nazal kanül veya maske çoğu zaman yeterlidir; portatif hiperbarik kamaralar daha çok HACE/HAPE gibi ağır yüksek irtifa hastalıklarında gündeme gelir.

Korunma
En etkili korunma yöntemi planlı ve kademeli yükseliştir. Özellikle 3.000 metre üzerindeki irtifalarda uyku irtifasındaki günlük artışın 500 metreyi geçmemesi, belirli aralıklarla dinlenme günleri planlanması, ilk günlerde yoğun efordan ve alkolden kaçınılması önerilir.
Profilaktik asetazolamid, daha önce AMS öyküsü olanlarda, ilk uyku irtifası 2.800 metrenin üzerinde olanlarda veya uyku irtifasında günlük 500 metreden fazla artış planlanan kişilerde düşünülebilir. Profilaksi ideal olarak çıkıştan 1–2 gün önce başlanır ve hedef irtifada en az 2 gün devam ettirilir.
Sonuç
Akut dağ hastalığı, yüksek irtifaya hızlı çıkış sonrası görülen, çoğu zaman hafif seyreden ancak ihmal edildiğinde hayatı tehdit eden yüksek irtifa hastalıklarına ilerleyebilen klinik bir tablodur. Acil servis ve saha yaklaşımında temel hedef; AMS’yi erken tanımak, HACE/HAPE bulgularını ayırt etmek, yükselişi durdurmak ve gerektiğinde oksijen, ilaç tedavisi ve iniş/evakuasyon kararını geciktirmemektir.
Kaynaklar
- McGowan J, Thurman J, Huecker MR. Acute Mountain Sickness. StatPearls. Last Update: September 15, 2025.
- Luks AM, Beidleman BA, Freer L, et al. Wilderness Medical Society Clinical Practice Guidelines for the Prevention, Diagnosis, and Treatment of Acute Altitude Illness: 2024 Update. Wilderness Environ Med. 2024.















