Bu içeriğin kilidini açmak için lütfen abone olun.
Otuz yaşındaki erkek hasta motosiklet kazası nedeniyle acil servise getiriliyor. Vital bulgularında arteriyel kan basıncı 70/40 mmHg ve kalp atım hızı 160 atım/dakika saptanıyor. Karın muayenesinde yaygın hassasiyet tespit ediliyor.
Bu hasta için aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin tercih edilmesi en az uygundur?
Editör Notu
Travma sınavlarının en klasik sorusu "Hangi hastaya BT çekilmez?" sorusudur. Cevap her zaman "Hemodinamik olarak instabil olan hasta"dır. Eğer e-FAST pozitif ve hasta hala instabil ise, sonraki durak BT değil, doğrudan ameliyathanedir (Laparotomi). BT ancak hasta resüsitasyona yanıt verip stabil hale gelirse çekilebilir.
Açıklama
Bu vaka, ciddi hipotansiyon (70/40 mmHg) ve belirgin taşikardi (160 atım/dakika) ile karakterize, hemodinamik olarak "instabil" bir travma hastasını yansıtmaktadır. Karın muayenesindeki yaygın hassasiyetle birlikte bu tablo, aksi ispatlanana kadar batın içi masif kanamaya bağlı hemorajik şoku işaret eder. Travma yönetiminde instabil hastalar için temel kural, hastayı stabilize etmeden veya ameliyathaneye almadan önce hastane içindeki uzak ünitelere (BT gibi) göndermemektir.
Temel noktalar:
Hemodinamik İnstabilite: Sistolik kan basıncı <90 mmHg olan ve şok bulguları gösteren travma hastaları instabil kabul edilir.
BT Kontrendikasyonu: Bilgisayarlı tomografi (BT), sadece hemodinamik olarak stabil olan hastalarda batın içi yaralanmaları değerlendirmek için altın standarttır. İnstabil hasta BT odasında kaybedilebilir.
Yatak Başı Değerlendirme: İnstabil hastada batın içi serbest sıvıyı (kanama) saptamak için e-FAST (Extended Focused Assessment with Sonography for Trauma) en uygun ve hızlı yöntemdir.
Resüsitasyon Önceliği: ABCDE protokolü uyarınca geniş çaplı damar yolları ile sıvı ve kan resüsitasyonuna derhal başlanmalıdır.
Bu soru için doğru seçenek:
Hastanın vital bulguları şok tablosunda olduğunu gösterdiğinden, hastayı stabilize etmeden BT çekimine göndermek hayati risk taşır ve bu aşamada "en az uygun" yaklaşımdır.
Doğru cevap: D) Abdominal tomografi çekilmesi
Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi
A) İki adet 14G veya 16G damar yolu: Şoktaki hastada yüksek debili sıvı resüsitasyonu için geniş çaplı (kısa ve kalın) periferik damar yolları açılması standart yaklaşımdır.
B) Hemogram ve kan grubu tayini: Masif transfüzyon ihtiyacı olabileceği için kan grubu tespiti ve başlangıç değerlerinin görülmesi zorunludur.
C) e-FAST yapılması: Yatak başında, hastayı yerinden oynatmadan yapılan bu ultrasonografi, şokun nedenini (hemoperitonyum, hemotoraks, tamponad) bulmak için ilk seçenektir.
E) Hipotermiden korunması: Travmanın ölümcül triadından (asidoz, koagülopati, hipotermi) kaçınmak için hastanın sıcak tutulması ve verilen sıvıların ısıtılması gerekir.
Keneler, yaşamlarını kan emerek sürdüren, küçük ve oval şekilli parazitlerdir. Uçamazlar, sıçrayamazlar ve genellikle hayvanların, bazen de rastlantısal olarak insanların kanıyla beslenirler. Vücutlarında 6...