Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Pediyatrik ekstremite travmaları acil serviste sık karşılaşılan başvuru nedenlerinden biridir. Çoğu olgu izole kırık, çıkık, yumuşak doku yaralanması veya burkulma şeklinde görünse de çocuk travmasında ekstremite yaralanması hiçbir zaman yalnızca “ortopedik problem” olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle yüksek enerjili mekanizma, çoklu travma, açık kırık, nörovasküler bozulma, kompartman sendromu şüphesi veya gelişimsel dönemle uyumsuz yaralanma öyküsü varsa yaklaşım sistematik olmalıdır.
ATLS 11 yaklaşımında tüm travma hastalarında olduğu gibi pediyatrik ekstremite travmasında da öncelik xABCDE algoritması ile yaşamı tehdit eden sorunların tanınması ve tedavi edilmesidir. Ekstremite deformitesi veya açık kırık görsel olarak dramatik olabilir; ancak ekip lideri önceliğin masif kanama, hava yolu, solunum ve dolaşım stabilizasyonu olduğunu sürekli korumalıdır. Ekstremite yaralanması; masif dış kanama, femur veya pelvis ilişkili kan kaybı, vasküler yaralanma, iskemi ve kompartman sendromu üzerinden hem yaşamı hem ekstremiteyi tehdit edebilir.

Pediyatrik Travmada Temel Farklar
Çocuk travma hastası erişkinin küçük bir modeli değildir. Anatomik, fizyolojik ve iskelet gelişimine ait farklılıklar hem yaralanma paternini hem de acil servis yönetimini doğrudan etkiler.

Çocuklarda fizyolojik rezerv yüksektir. Bu nedenle belirgin hipovolemiye rağmen sistolik kan basıncı uzun süre normal kalabilir. ATLS 11, çocuklarda dolaşım bozukluğunu tanımada taşikardi ve kötü cilt perfüzyonunun erken ve önemli bulgular olduğunu vurgular; hipotansiyon ise geç bulgudur. Bu nedenle “tansiyon normal” olması ciddi kan kaybını dışlamaz.
Pediyatrik iskelette büyüme plağı, kalın periost, daha elastik kemik yapısı ve daha yüksek remodelizasyon kapasitesi vardır. Bu özellikler çocuklarda erişkinlerden farklı kırık paternlerinin görülmesine neden olur. Fizis, kemiğin en zayıf bölgelerinden biridir ve Salter-Harris kırıkları büyüme bozukluğu riski açısından önem taşır. Yeşil ağaç kırıkları, torus/buckle kırıkları ve plastik deformiteler çocukluk çağına özgü yaralanma tipleridir.
Yaralanma Mekanizması
Pediyatrik ekstremite travmalarında mekanizma, yaralanmanın ağırlığını ve eşlik eden travma olasılığını belirleyen en önemli ipuçlarından biridir.
Düşük enerjili travmalar genellikle izole ekstremite yaralanması ile sonuçlanır. Ancak yüksekten düşme, araç içi veya araç dışı trafik kazası, bisiklet-scooter kazası, ezilme, spor ilişkili yüksek enerjili çarpışma, tarım veya iş makinesi yaralanmaları, ateşli silah yaralanmaları ve çoklu travma mekanizmaları daha geniş değerlendirme gerektirir.
Özellikle pelvis kırığı, femur kırığı, çoklu uzun kemik kırığı, açık kırık, ezilme yaralanması veya ampütasyon varlığında hasta sadece ekstremite açısından değil; kafa, toraks, batın, pelvis ve omurga yaralanmaları açısından da değerlendirilmelidir.
Acil Serviste İlk Yaklaşım: xABCDE
x: Eksternal Masif Kanama Kontrolü
Pediyatrik ekstremite travmasında ilk bakıda aktif kanama değerlendirilmelidir. Masif dış kanama varsa doğrudan bası, yara tamponadı ve uygun ekstremite yaralanmalarında turnike uygulanmalıdır. Kanama kontrolü resüsitasyonun önüne geçmemeli; resüsitasyonun bir parçası olarak eş zamanlı yapılmalıdır.
Turnike gerektiren ekstremite, tanım gereği tehdit altındaki ekstremitedir. Turnike zamanı kayıt edilmeli, distal nörovasküler durum değerlendirilmeli ve cerrahi/ortopedik ekip erken bilgilendirilmelidir.
A-B-C: Yaşamı Tehdit Eden Sorunları Dışla
Ekstremite deformitesi veya ağrısı, özellikle bilinç açık çocuklarda klinik dikkati kolayca ekstremiteye çeker. Ancak travma yönetiminde hava yolu, solunum ve dolaşım önceliklidir. Hipotansiyon, taşikardi, soğuk-soluk cilt, kapiller dolum uzaması veya mental durumda bozulma varsa çocukta kanama odağı aranmalıdır.
Kapalı pediatrik femur kırığı erişkine göre genellikle tek başına hemodinamik instabilite oluşturacak kadar kan kaybına yol açmaz. Bu nedenle izole femur kırığı düşünülen çocukta belirgin şok varsa intraabdominal kanama başta olmak üzere başka kanama kaynakları araştırılmalıdır. Pelvik kırıklarda da çocuklarda kalın periost nedeniyle erişkine kıyasla intrapelvik masif kanama daha az görülür; ancak açık kitap pelvis kırığı ve şok birlikteliğinde pelvik binder, resüsitasyon ve pediatrik travma merkezine transfer gündeme gelmelidir.
D: Nörolojik Değerlendirme
Glasgow Koma Skalası, pupil yanıtı, motor yanıt ve spinal yaralanma bulguları değerlendirilmelidir. Bilinç değişikliği olan çocukta ekstremite ağrısı, duyu kaybı veya kompartman sendromu bulguları güvenilir olmayabilir. Bu hastalarda seri muayene ve düşük eşikli konsültasyon önemlidir.
E: Ekspozisyon ve Hipotermiden Korunma
Çocuklar yüksek yüzey alanı/vücut kütlesi oranı nedeniyle hızlı ısı kaybeder. Travma hastasında hipotermi koagülopati ve asidozu ağırlaştırabilir. Yaralı ekstremite tamamen görülmeli, ancak hasta gereksiz açık bırakılmamalıdır. Isıtılmış battaniye, ılık ortam ve ısıtılmış sıvı/blood ürünleri kullanılmalıdır.
Öykü ve Fizik Muayene
Pediyatrik ekstremite travmasında öykü; yaralanma mekanizması, zamanlama, travma yüksekliği/enerjisi, çocuğun gelişimsel düzeyi, önceki hastalıklar, ilaçlar, kanama bozukluğu öyküsü ve son oral alım gibi bilgileri içermelidir. Küçük çocuklarda öykü çoğunlukla ebeveynden alınır; ancak öykünün çocuğun gelişimsel kapasitesi ve fizik muayene bulguları ile uyumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Fizik muayenede her ekstremite için şu başlıklar sistematik olarak kaydedilmelidir:
Her manipülasyon, redüksiyon veya splintleme öncesi ve sonrası distal nörovasküler durum mutlaka belgelenmelidir. ATLS 11, deformitesi olan ve distal dolaşımı bozulmuş ekstremitede traksiyon, yeniden hizalama, splintleme ve tekrar nörovasküler değerlendirme yapılmasının arteriyel akımı geri getirebileceğini vurgular.
Görüntüleme
Görüntüleme hastanın klinik stabilitesine göre planlanmalıdır. Acil serviste temel prensip, görüntülemenin resüsitasyonu veya transferi geciktirmemesidir. Nörovasküler bozulma, açık kırık, belirgin deformite veya kompartman sendromu şüphesi olan hastada radyografi beklenirken ekstremite iskemiye terk edilmemelidir.

Standart yaklaşımda şüpheli kemiğin üst ve alt eklemini içerecek şekilde en az iki yönlü grafi alınır. Küçük çocuklarda epifiz mineralizasyonunun tamamlanmamış olması ve fizisin varlığı nedeniyle kırık-çıkık tanısı erişkine göre daha zor olabilir. Bu nedenle öykü, mekanizma ve fizik muayene bulguları radyografi ile birlikte yorumlanmalıdır.
Karşı taraf grafisi, ultrason, BT veya MR seçilmiş olgularda kullanılabilir; ancak acil servis yönetiminde öncelik yaşamı ve ekstremiteyi tehdit eden yaralanmaların tanınmasıdır.
Pediyatrik İskeletin Özel Yaralanma Paternleri

Fizis Yaralanmaları
Fizis, büyümenin gerçekleştiği ve travmaya duyarlı olan bölgedir. Salter-Harris kırıkları uygun hizalanmadığında büyüme duraklaması, açısal deformite ve ekstremite uzunluk farkına yol açabilir. Özellikle Salter-Harris tip V ezilme yaralanmaları grafide başlangıçta zor fark edilebilir ve prognozu daha kötüdür.
Yeşil Ağaç Kırığı
Kemik korteksinin bir tarafında kırık, diğer tarafında periost devamlılığı vardır. Çocuğun kemiğinin elastik yapısı nedeniyle görülür. Deformite hafif olabilir; ancak uygun immobilizasyon ve ortopedik takip gerekir.
Torus/Buckle Kırığı
Kompresyon mekanizması ile kortikal kabarıklık veya bükülme şeklinde görülür. Genellikle stabil kırıklardır; ancak klinik hassasiyet belirgin olabilir.
Plastik Deformite
Kemik belirgin kırık hattı olmadan eğilebilir. Grafide net kırık hattı görülmeyebilir. Klinik deformite ve mekanizma bu tanı için önemlidir. ATLS 11, plastik deformitede mikroskobik kırıkların grafide görünmeyebileceğini belirtir.
Sık ve Kritik Ekstremite Yaralanmaları
Suprakondiler Humerus Kırığı
Çocuklarda dirsek çevresi travmalarında en kritik yaralanmalardan biridir. Vasküler yaralanma, median/anterior interosseöz sinir hasarı, kompartman sendromu ve fizis yaralanması açısından dikkatli değerlendirilmelidir. Nabız varlığı tek başına güven verici olmamalı; kapiller dolum, elin rengi, ısısı, motor ve duyu fonksiyonları birlikte değerlendirilmelidir.
Önkol Kırıkları
Radius-ulna kırıkları çocuklarda sık görülür. Deformite, şişlik ve ağrı belirgindir. Kapalı redüksiyon ve immobilizasyon çoğu olguda yeterli olabilir; ancak açık kırık, nörovasküler bozulma, belirgin deplasman, kompartman sendromu şüphesi veya kabul edilemeyen hizalanma varsa ortopedik değerlendirme gerekir.
Femur Kırığı
Femur şaft kırıkları genellikle yüksek enerjili travma ile ilişkilidir. Çocuklarda kapalı femur kırığı çoğu zaman tek başına ağır şok nedeni olmaz. Bu nedenle femur kırığı ile birlikte hemodinamik instabilite varsa eşlik eden batın, pelvis, toraks veya başka kanama kaynakları aranmalıdır. Ağrı kontrolü, traksiyon/splintleme, nörovasküler değerlendirme ve uygun merkezde ortopedik tedavi temel yaklaşımdır.
Tibia Kırığı
Tibia kırıkları kompartman sendromu açısından yüksek risklidir. Özellikle yüksek enerjili yaralanma, ezilme, belirgin şişlik, artan ağrı veya pasif germe ile ağrı varsa kompartman sendromu düşünülmelidir.
Pelvis Kırığı
Pediyatrik pelvis daha elastiktir. Bu nedenle minimal deplasmanlı pelvis kırığı bile yüksek enerjili mekanizmanın göstergesi olabilir. Eşlik eden kafa, toraks, batın ve genitoüriner yaralanmalar dışlanmalıdır. Şok ve açık kitap pelvis kırığı varsa pelvik binder uygulanmalı, resüsitasyon başlatılmalı ve çocuk travma kapasitesi olan merkeze transfer düşünülmelidir.
Kalça Çıkığı
Pediatrik kalça çıkığı zaman duyarlı bir yaralanmadır. Femur başı avasküler nekrozu riski nedeniyle erken redüksiyon önemlidir. ATLS 11, kalça çıkıklarında 6 saati aşan gecikmenin femur başı avasküler nekrozu riskini artırdığını belirtir. Redüksiyon uygun sedasyon/analjezi ile ve fizis yaralanmasını önleyecek dikkatle yapılmalıdır.
Açık Kırık Yönetimi
Açık kırık, aksi kanıtlanana kadar kontamine ve ciddi yaralanma kabul edilmelidir. Acil serviste yaklaşım şu şekilde olmalıdır:
- xABCDE öncelikleri tamamlanır.
- Aktif kanama kontrol edilir.
- Distal nörovasküler durum değerlendirilir ve kaydedilir.
- Yara steril, nemli pansumanla kapatılır.
- Ekstremite uygun pozisyonda immobilize edilir.
- Antibiyotik tedavisi geciktirilmeden başlanır.
- Tetanoz profilaksisi değerlendirilir.
- Ortopedi konsültasyonu erken istenir.
- Gerekiyorsa üst merkeze transfer planlanır.
Açık kırık şüphesinde antibiyotiklerin erken uygulanması ve nörovasküler bozulma veya kompartman sendromu bulgularında acil ortopedik değerlendirme ya da transfer ATLS 11’de özellikle vurgulanmaktadır.

Açık Kırıkta Antibiyotik Profilaksisi: Pediyatrik Dozlar
Açık kırıkta antibiyotik profilaksisi tanı konur konmaz başlanmalıdır. ATLS 11, tüm açık kırıklarda IV antibiyotik başlanmasını, ilk kuşak sefalosporinlerin temel ajan olarak kullanılmasını ve yaralanma mekanizması/kontaminasyon tipine göre ek ajan seçilmesini önerir; antibiyotik başlanmasının gecikmesi enfeksiyon riskini artırır ve ideal yaklaşım acil servise varıştan sonraki ilk saat içinde uygulamadır. Pediatrik rehberlerde protokoller arasında farklılık olmakla birlikte Tip I–II yaralanmalarda çoğunlukla sefazolin, Tip III veya belirgin kontamine yaralanmalarda gram-negatif ve/veya anaerobik kapsam eklenir.
Pratik notlar: Antibiyotik verilmesi cerrahi debridman ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Açık yara acil serviste steril, nemli pansumanla kapatılmalı; yara tekrar tekrar açılıp kapatılmamalı, kemik uçları gereksiz manipüle edilmemeli ve ortopedi konsültasyonu erken istenmelidir.
Nörovasküler Yaralanma
Ekstremite travmasında vasküler yaralanma bulguları aktif arteriyel kanama, hızla genişleyen pulsatil hematom, distal nabız yokluğu, soğuk-soluk ekstremite, kapiller dolum bozukluğu, motor-duyu kaybı ve iskemi ağrısıdır.
Distal Doppler sinyalinin varlığı ciddi arteriyel yaralanmayı tamamen dışlamaz. Bu nedenle klinik şüphe devam ediyorsa vasküler cerrahi/ortopedi ile erken iletişim kurulmalıdır.
Distal dolaşımı bozulmuş deforme ekstremitede, acil ortopedik ekip hemen ulaşılamıyorsa uygun analjezi ve sedasyon altında tek bir nazik kapalı redüksiyon girişimi, ardından immobilizasyon ve transfer uygun olabilir. Bu yaklaşım, iskemiyi azaltmak ve kan akımını geri kazandırmak amacı taşır.
Kompartman Sendromu
Kompartman sendromu, ekstremite travmasının en kritik ve zaman duyarlı komplikasyonlarından biridir. Çocuklarda tanı zor olabilir; küçük yaş, korku, iletişim güçlüğü, sedasyon, kafa travması veya çoklu travma bulguları maskeleyebilir.
ATLS 11’e göre en erken bulgu ağrıdır. Yaralanma ile orantısız ağrı, analjeziye rağmen geçmeyen ağrı, pasif germe ile ağrı, kompartmanda gergin şişlik ve distal parestezi kompartman sendromu düşündürmelidir. Geç bulgular olan nabız kaybı, duyu kaybı ve kapiller dolum bozukluğunu beklemek geri dönüşsüz hasara yol açabilir.
Kompartman sendromu şüphesinde:
- Sıkı bandaj, atel veya sirküler alçı gevşetilir.
- Ekstremite kalp seviyesinde tutulur.
- Seri nörovasküler muayene yapılır.
- Ortopedi acil olarak bilgilendirilir.
- Lokal uzmanlık yoksa gecikmeden transfer planlanır.
- Kompartman sendromu riski olan hastada periferik sinir bloğundan kaçınılır.
Ağrı Kontrolü ve Sedasyon
Pediyatrik ekstremite travmasında ağrı kontrolü hem insani bakımın hem de doğru muayenenin parçasıdır. Yetersiz analjezi çocukta korku, muayene güçlüğü, fizyolojik stres ve aile anksiyetesini artırır. Uygun analjezi radyografi, redüksiyon ve immobilizasyonu kolaylaştırır.
Ağrı tedavisi çocuğun kilosuna, yaşına, hemodinamik durumuna ve yaralanma paternine göre düzenlenmelidir. Redüksiyon gerektiren olgularda prosedürel sedasyon planlanacaksa hava yolu, monitörizasyon, damar yolu, resüsitasyon ekipmanı ve deneyimli ekip hazır olmalıdır.
İmmobilizasyon
Pediyatrik kırıklarda basit splintleme çoğu zaman kesin ortopedik tedaviye kadar yeterlidir. Splintleme ağrıyı azaltır, kanamayı sınırlayabilir, yumuşak doku hasarının ilerlemesini önler ve transfer güvenliğini artırır. ATLS 11, çocuklarda kırık ekstremitenin basit splintlenmesinin çoğu olguda kesin pediatrik ortopedik yönetime kadar yeterli olduğunu belirtir.
Splintleme ilkeleri:
- Yaralı bölgenin üst ve alt eklemi immobilize edilir.
- Splint aşırı sıkı olmamalıdır.
- Parmaklar mümkünse dolaşım takibi için görünür bırakılır.
- Nörovasküler durum işlem öncesi ve sonrası belgelenir.
- Açık yaralar steril pansumanla kapatılır.
- Şişlik artışı için hasta ve aile bilgilendirilir.
Travmatik Ampütasyon
Travmatik ampütasyon hem yaşamı hem ekstremiteyi tehdit eden ağır bir yaralanmadır. Öncelik kanama kontrolü, şok yönetimi ve eşlik eden yaralanmaların değerlendirilmesidir. Replantasyon olasılığı, hastanın genel durumu, ampüte parçanın durumu, iskemi süresi, yaralanma mekanizması ve merkez kapasitesine göre değerlendirilir.
Ampüte parça izotonik solüsyonla nazikçe temizlenebilir, nemli steril gazlı beze sarılır, su geçirmez plastik torbaya konur ve buzlu taşıma kabında hasta ile birlikte sevk edilir. Parça doğrudan buzla temas ettirilmemelidir.
Çocuk İstismarı Açısından Değerlendirme
Pediyatrik ekstremite travmalarında istismar olasılığı özellikle küçük yaş grubunda mutlaka akılda tutulmalıdır. Öykü ile yaralanmanın ağırlığı arasında uyumsuzluk, çocuğun gelişim düzeyi ile mekanizmanın uyumsuz olması, yürüyemeyen çocukta alt ekstremite kırığı, farklı iyileşme evrelerinde kırıklar, tekrarlayan acil başvuruları, başvuru gecikmesi veya bakım verenler arasında çelişkili öykü uyarıcıdır. ATLS 11, yürüyemeyecek kadar küçük çocukta alt ekstremite kırığını istismar açısından dikkat çekici bulgular arasında değerlendirir.
Şüphe varsa çocuğun güvenliği önceliklidir. Klinik değerlendirme, sosyal hizmet, adli bildirim süreçleri ve çocuk koruma mekanizmaları yerel mevzuata uygun şekilde yürütülmelidir.
Konsültasyon ve Transfer Endikasyonları
Transfer kararı geciktirilmemelidir. ATLS yaklaşımı, hastanın gereksinimleri mevcut kurumun kapasitesini aşıyorsa erken transfer planlanmasını önerir. Transfer öncesinde kanama kontrolü, hava yolu güvenliği, dolaşım stabilizasyonu, analjezi, immobilizasyon, antibiyotik/tetanoz uygulamaları ve nörovasküler kayıtlar tamamlanmalıdır.

- Çocukta normal tansiyon şoku dışlamaz.
- Taşikardi ve kötü cilt perfüzyonu erken hipovolemi bulgusu olabilir.
- Kapalı femur kırığı olan çocukta şok varsa batın başta olmak üzere başka kanama odağı ara.
- Her ekstremitede nörovasküler muayeneyi işlem öncesi ve sonrası kaydet.
- Distal Doppler sinyali ciddi arteriyel yaralanmayı tamamen dışlamaz.
- Pasif germe ile ağrı ve analjeziye dirençli ağrı kompartman sendromu açısından uyarıcıdır.
- Grafi çekmek resüsitasyonu geciktirmemelidir.
- Açık kırıkta antibiyotik ve tetanoz değerlendirmesi gecikmemelidir.
- Yürüyemeyen çocukta alt ekstremite kırığı istismar açısından değerlendirilmelidir.
- Dramatik ekstremite yaralanmaları ekipte dikkat dağınıklığı yaratabilir; xABCDE öncelikleri korunmalıdır.
Sonuç
Pediyatrik ekstremite travması acil serviste çoğu zaman izole ve yönetilebilir bir yaralanma gibi görünse de, çocuk hastada travma yaklaşımı her zaman sistematik olmalıdır. ATLS 11 çerçevesinde temel öncelik xABCDE ile yaşamı tehdit eden sorunların erken tanınması, masif kanamanın kontrolü, dolaşım bozukluğunun çocuk fizyolojisine uygun yorumlanması ve ekstremiteyi tehdit eden yaralanmaların gecikmeden yönetilmesidir.
Acil serviste başarılı yönetim; iyi analjezi, doğru immobilizasyon, nörovasküler muayenenin belgelenmesi, açık kırık ve kompartman sendromu gibi zaman duyarlı durumların tanınması, istismar olasılığının gözden kaçırılmaması ve gerektiğinde erken transfer kararı verilmesi üzerine kuruludur.
Kaynaklar
- American College of Surgeons Committee on Trauma. Advanced Trauma Life Support® (ATLS®) Course Manual. 11th ed. Chicago, IL: American College of Surgeons; 2025.










