Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Otuz üç yaşındaki bir kadın, evinde cinsel saldırıya uğradıktan bir saat sonra acil servise başvuruyor. Hasta, saldırı sırasında saldırganın kendisini boğmaya çalıştığını, bu nedenle boğaz ağrısı ve nefes alırken ağrı hissettiğini ifade ediyor. Adli muayene talep ettiğini ve saldırgan hakkında yasal işlem başlatmak istediğini belirtiyor. Hayati bulguları: ateş 37.2 ºC, kalp hızı 95 atım/dk, kan basıncı 115/77 mm Hg ve oda havasında oksijen satürasyonu %91 olarak ölçülüyor. Hasta, lezyonlarının eksiksiz şekilde adli rapora geçirilmesini istediğini, bu nedenle fizik muayenenin adli tıp uzmanı tarafından yapılmasını talep ettiğini ve mevcut hekim tarafından yapılacak fizik muayeneyi reddettiğini ifade ediyor. Ancak, adli tıp uzmanı hastanede bulunmamaktadır. Bu durumda en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? Açıklama
Cinsel saldırıya uğrayan hastaların yalnızca küçük bir kısmı acil müdahaleye ihtiyaç duyar. Ancak nadir de olsa ciddi travmanın eşlik ettiği durumlarla karşılaşılabilir.
Bu tür olgularda klinisyenler adli kanıtların korunmasına özen göstermelidir. Muayene sırasında eldiven kullanılmalı ve potansiyel olarak vücut sıvısı veya salgı içerebilecek bölgeler mümkün olduğunca yıkanmamalıdır.
Bu hastada öncelik, adli muayeneden önce hayatı tehdit eden durumların varlığını değerlendirmektir. Adli süreç, tıbbi stabilizasyonun önüne geçmemelidir.
Hasta, acil müdahale gerektirebilecek yaralanmaların saptanması amacıyla baştan ayağa sistematik olarak muayene edilmelidir. Gerekli durumlarda görüntüleme ve konsültasyonlar gecikmeden planlanmalıdır.










