Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Altmış iki yaşındaki erkek hasta nefes darlığı şikâyeti ile acil servise başvuruyor. Hastanın anamnezinde interstisyel akciğer hastalığı bulunduğu ve evde oksijen tedavisi kullandığı öğreniliyor. Hastanın bu nedenle daha önce de benzer şikâyetlerle acil servise başvurduğu ifade ediliyor. Hastanın değerlendirilmesinde vital bulguları; solunum sayısı 22/dakika, kan basıncı 170/95 mmHg, kalp hızı 99 atım/dakika ve oksijen satürasyonu %92 olarak saptanıyor. Fizik muayenede her iki akciğerde solunum seslerinin azaldığı, ancak ral veya ronküs duyulmadığı belirleniyor. Diğer sistem muayeneleri doğal olarak değerlendiriliyor. Acil hekimi hastanın kardiyak ritmini değerlendirmek amacıyla 12 derivasyonlu elektrokardiyografi (EKG) çekiyor ve aşağıda gösterilen EKG bulguları elde ediliyor. Bu hastanın yönetiminde en uygun sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?
Editör Notu
Sağ ventrikül hipertrofisi çoğunlukla pulmoner hipertansiyona bağlı gelişir. Kronik akciğer hastalıkları sağ ventrikül üzerinde uzun süreli basınç yükü oluşturur. EKG’de sağ aks sapması, V1’de dominant R dalgası ve V5–V6’da derin S dalgası önemli tanısal ipuçlarıdır. Semptomlar arasında eforla göğüs ağrısı, periferik ödem ve senkop bulunabilir. Tedavi altta yatan pulmoner hipertansiyonun yönetimine yöneliktir.Açıklama
Sağ Ventrikül Hipertrofisi
Sağ ventrikül hipertrofisi (RVH), sağ ventrikülün kronik basınç yüklenmesine yanıt olarak miyokard kas kütlesinde gelişen patolojik artış ile karakterize bir durumdur. En sık nedeni pulmoner hipertansiyon olup, özellikle kronik akciğer hastalıklarına bağlı gelişen basınç yükü sağ ventrikülün zaman içinde hipertrofiye uğramasına neden olur.
RVH en sık kronik akciğer hastalıkları ve buna bağlı gelişen pulmoner hipertansiyon durumlarında görülür. Kronik hipoksi ve pulmoner vasküler direnç artışı sağ ventrikül üzerine uzun süreli basınç yükü oluşturarak hipertrofik değişikliklere yol açar.
Patofizyoloji
Kronik akciğer hastalıklarında pulmoner vasküler direnç artar ve buna bağlı olarak pulmoner arter basıncı yükselir. Artan basınca karşı kanı pulmoner dolaşıma pompalamak zorunda kalan sağ ventrikül, başlangıçta adaptif olarak miyokard kalınlığını artırır. Bu süreç zamanla sağ ventrikül hipertrofisi ve ilerleyen dönemlerde sağ kalp yetmezliği gelişimine yol açabilir.
Klinik bulgular
Pulmoner hipertansiyona bağlı gelişen sağ ventrikül hipertrofisinde hastalarda çeşitli semptomlar görülebilir. En sık karşılaşılan klinik bulgular şunlardır:
Tanı
Sağ ventrikül hipertrofisinin değerlendirilmesinde elektrokardiyografi önemli ipuçları sağlar. Tipik EKG bulguları aşağıdaki gibidir:
Hastanın elektrokardiyografisinde görülen bu bulgular sağ ventrikül hipertrofisi ile uyumludur ve altta yatan kronik pulmoner patolojiyi düşündürür.
Tedavi
Sağ ventrikül hipertrofisinin tedavisi temel olarak altta yatan pulmoner hipertansiyonun ve akciğer hastalığının yönetimine yöneliktir. Tedavide aşağıdaki yaklaşımlar uygulanabilir:
Tedavi planı hastanın klinik durumuna ve pulmoner hipertansiyonun etiyolojisine göre düzenlenir.
Komplikasyonlar










