Bu içeriğin kilidini açmak için lütfen abone olun.
62 yaşında erkek hasta, akut iskemik inme tanısıyla acil serviste tPA (doku plazminojen aktivatörü) tedavisi almaktadır. Tedavi sırasında ve sonrasındaki ilk 24 saatlik süreçte hastanın nörolojik takibi ve kan basıncı kontrolü titizlikle yapılmaktadır.
Bu hastada tPA infüzyonu sırasında ve infüzyon sonrası ilk 24 saatte, intraserebral kanama riskini minimize etmek için kan basıncı hangi değerin altında tutulmalıdır?
Editör Notu
Sınavlarda en sık yapılan hata, tPA öncesi (185/110) ile tPA sonrası (180/105) sınırlarını karıştırmaktır. Tedavi başladıktan sonra sınırın 5 mmHg daha aşağı çekildiğini unutmamak gerekir. Eğer kan basıncı bu sınırları aşarsa, IV labetalol veya nikardipin gibi ajanlarla acil müdahale edilmelidir.
Açıklama
Akut iskemik inmede trombolitik (tPA) tedavisi alan hastalarda kan basıncı yönetimi, hem reperfüzyonun sağlanması hem de hemorajik transformasyonun önlenmesi açısından hayati önem taşır.
Temel noktalar:
tPA Öncesi Hedef: Tedaviye başlamadan hemen önce kan basıncı 185/110 mmHg değerinin altında olmalıdır.
tPA Sırası ve Sonrası (İlk 24 Saat): İnfüzyon başladıktan itibaren ilk 24 saat boyunca hedef, kan basıncını 180/105 mmHg değerinin altında tutmaktır.
Takip Sıklığı: İlk 2 saatte her 15 dakikada bir, sonraki 6 saatte her 30 dakikada bir ve ardından 24 saate kadar saatlik ölçüm yapılmalıdır.
Bu soru için doğru seçenek:
C seçeneğidir. Kılavuzlar, tPA alan/almış hastalarda ilk 24 saatlik kritik eşiği 180/105 mmHg olarak belirlemiştir.
Doğru cevap: C) 180/105 mmHg
Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi
A) 140/90 mmHg, kronik hipertansiyon hedefidir; akut inme aşamasında serebral perfüzyonu korumak için bu kadar düşük hedeflerden kaçınılır.
B) 160/100 mmHg, bazı özel durumlarda (intraserebral kanama gibi) hedef olabilir ancak tPA sonrası standart protokol değildir.
D) 185/110 mmHg, tPA tedavisine başlanabilmesi için gereken maksimum sınırdır. Tedavi başladıktan sonra hedef daha sıkı tutularak 180/105'e çekilir.
E) 220/120 mmHg, trombolitik tedavi almayan hastalarda müdahale sınırıdır.
Akut böbrek hasarı, böbrek fonksiyonlarında saatler veya günler içerisinde gelişen bozulmadan yalnızca yapısal böbrek hasarı ile seyreden erken dönem tablolarına kadar geniş bir klinik...