Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Çarpıntı şikâyeti nedeniyle 112 Acil Sağlık Hizmetleri tarafından hastaneye nakledilen 27 yaşındaki erkek hastanın vital bulguları şu şekildedir: kan basıncı 89/57 mmHg, nabız 152 atım/dk, solunum sayısı 16/dk ve oksijen satürasyonu %97. Hasta, daha önce bir kalp hastalığı tanısı aldığını ancak tanının adını bilmediğini ifade etmektedir. Ambulans içinde çekilen elektrokardiyografide düzensiz ritim izlenmekte olup QRS kompleksinin başlangıcında eğimli bir yükselme (slurred upstroke) dikkati çekmektedir. Bu elektrokardiyografik bulgu göz önüne alındığında, hastanın aritmi tedavisinde aşağıdaki ilaçlardan hangisinin uygulanmasından özellikle kaçınılması gerekir?
Editör Notu
WPW sendromunda EKG’de delta dalgası görülür. WPW + atriyal fibrilasyon geniş kompleksli ve düzensiz taşikardi ile prezente olabilir. Bu hastalarda AV nod blokajı yapan ilaçlar verilmemelidir. Kesin kaçınılması gereken ilaçlar: Diltiazem, Verapamil, Beta blokerler, Adenozin ve Digoksin. Bu ilaçlar AV düğümü baskılar ancak aksesuar yolu baskılamaz ve ventriküler fibrilasyon riskini artırabilir. Amiodaronun kullanımı bazı kılavuzlarda tartışmalıdır.Açıklama
Wolff–Parkinson–White sendromu ile ilişkili atriyal fibrilasyon
Wolff–Parkinson–White (WPW) sendromu, atriyum ile ventrikül arasında bulunan aksesuar bir iletim yolu (Kent demeti) nedeniyle oluşan bir preeksitasyon sendromudur. Bu aksesuar yol, atriyoventriküler (AV) düğümü bypass ederek elektriksel impulsların ventriküllere daha hızlı ulaşmasına neden olur. Elektrokardiyografide tipik olarak kısa PR aralığı, geniş QRS kompleksi ve delta dalgası (QRS başlangıcında eğimli yükselme) görülür.
Epidemiyoloji
WPW sendromunun toplumdaki prevalansı yaklaşık %0,1–0,3 civarındadır. Çoğu hasta genç yaşta tanı alır ve en sık klinik başvuru nedeni paroksismal taşiaritmilerdir. WPW sendromu olan bireylerde atriyal fibrilasyon gelişme riski genel popülasyona göre daha yüksektir.
Patofizyoloji
Normalde atriyumlardan ventriküllere iletim AV düğüm üzerinden gerçekleşir ve AV düğüm ventrikülleri aşırı hızlı uyarılardan koruyan bir filtre görevi görür. WPW sendromunda ise aksesuar yol bu filtreyi bypass eder.
Eğer hastada atriyal fibrilasyon gelişirse atriyumlardan çok hızlı ve düzensiz uyarılar gelir. AV düğüm bu uyarıların bir kısmını bloke edebilir ancak aksesuar yol üzerinden çok hızlı ventriküler iletim gerçekleşebilir. Bu durum çok hızlı ventrikül yanıtına ve ventriküler fibrilasyona ilerleme riskine yol açabilir.
Klinik bulgular
Tanı
Tanı çoğunlukla elektrokardiyografi ile konur. WPW sendromu için tipik EKG bulguları şunlardır:
Atriyal fibrilasyon geliştiğinde EKG’de düzensiz ve geniş kompleksli taşikardi görülebilir.
Tedavi
WPW sendromu ile birlikte gelişen atriyal fibrilasyonda tedavi yaklaşımı farklıdır. Bu hastalarda AV düğüm üzerinden iletimi yavaşlatan ilaçlardan kaçınılmalıdır. Çünkü bu ilaçlar AV düğümü baskılarken aksesuar yol üzerinden iletimi artırabilir ve ventriküllerin çok daha hızlı uyarılmasına neden olabilir.
Bu nedenle özellikle AV nod blokajı yapan ilaçlar verilmemelidir.
Bu ilaçlar AV düğüm iletimini baskılar ancak aksesuar yolu baskılamaz. Bu durum aksesuar yol üzerinden ventriküllere çok hızlı iletim oluşmasına neden olabilir ve ventriküler fibrilasyon gelişme riskini artırır.
Amiodaron da AV düğüm üzerinde blok oluşturabilir. Bu nedenle preeksitasyonlu atriyal fibrilasyon (WPW + AF) durumunda kullanımı
tartışmalıdır ve bazı kılavuzlarda önerilmemektedir. Sorudaki seçenekler arasında kesin olarak kaçınılması gereken AV nod blokörü Diltiazem olduğu için doğru cevap bu seçenektir.
Komplikasyonlar










