Bu içeriğin kilidini açmak için lütfen abone olun.
Yirmi beş yaşındaki kadın hasta 75 km/saat hızla seyrederken gerçekleşen araç içi trafik kazası sonrası olay yerinde değerlendiriliyor. Şuuru konfüze olan ve sözel uyaranlara yanıt veren hastanın arteriyel kan basıncı 90/60 mmHg ve kalp atım hızı 105 atım/dakika saptanıyor. İntravenöz damar yolu açılan hastaya 1 litre kristaloid sıvı infüzyonu uygulanıyor. Acil servise getirilen hastanın canlandırma odasındaki arteriyel kan basıncı 75/45 mmHg ve kalp atım hızı 125 atım/dakika saptanıyor. Ağrılı uyaranlara yanıt veren hastanın yatak başı ultrasonografisinde intraabdominal serbest sıvı tespit ediliyor ve kan gazı baz açığı -13 mEq/L bulunuyor.
Bu hastanın en olası şok evresi ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Editör Notu
ATLS 11. baskı (2025) ile birlikte hemorajik şok sınıflamasında önemli bir değişiklik yapılmıştır. Önceki sürümlerde yer alan Evre 1–4 şok sınıflaması ve baz açığına (base deficit) dayalı eşik değerler artık rutin sınıflama aracı olarak kullanılmamaktadır. Baz açığı hâlen doku hipoperfüzyonunun değerlendirilmesinde değerli bir parametre olmakla birlikte, tek başına şok evresi belirlemek için kullanılmaz. Güncel yaklaşımda kanama, minor, orta ve major olarak sınıflandırılmakta; değerlendirme fizyolojik yanıt, klinik bulgular ve resüsitasyona verilen yanıta göre yapılmaktadır. Ayrıca özellikle genç hastalarda kompansasyon mekanizmaları nedeniyle hipotansiyonun gecikebileceği ve bu nedenle hipotansiyonun geç bir bulgu olduğu unutulmamalıdır.
Açıklama
Hemorajik şokun evrelemesi ve yönetimi, hastanın vital bulguları, mental durumu ve doku perfüzyon göstergeleri (baz açığı, laktat) üzerinden yapılır. Bu vaka, 1 litre kristaloid verilmesine rağmen derinleşen hipotansiyonu, belirgin taşikardisi ve ciddi baz açığı ile terminal dönem şoku yansıtmaktadır.
Temel noktalar:
Şok Evre 4 Tanımı: Kan hacminin %40'ından fazlasının kaybı, belirgin hipotansiyon, şiddetli taşikardi, letarji/komatöz şuur ve -10 mEq/L'den daha derin baz açığı (vaka -13 mEq/L) ile karakterizedir.
Sıvı Yanıtı: Hastanın 1 litre kristaloid sonrası "geçici yanıtlı" bile olmaması ve tansiyonun daha da düşmesi (75/45 mmHg), aktif ve masif bir kanama olduğunu gösterir.
Tedavi Yaklaşımı: Evre 4 şokta olan ve intraabdominal kanaması (FAST pozitif) saptanan hastada kristaloid ile vakit kaybedilmemeli, derhal masif transfüzyon protokolü (MTP) aktive edilmelidir.
Masif Transfüzyon: Hedef, koagülopatiyi önlemek için kan bileşenlerini (ES, TDP, Trombosit) erken ve dengeli (1:1:1) replase etmektir.
Bu soru için doğru seçenek:
Hastanın klinik tablosu Evre 4 şok ile uyumludur ve serbest sıvı saptanmasıyla birlikte hemodinamik instabilite devam ettiği için en uygun yaklaşım acilen masif transfüzyon protokolünün uygulanmasıdır.
Doğru cevap: D) Evre 4 – Hemen masif transfüzyon protokolü uygulanmalıdır.
Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi
A) Evre 3 – Kolloid tedavisi: Hasta baz açığı ve hipotansiyon düzeyi ile Evre 4'tedir. Kolloidlerin travma resüsitasyonunda kristaloid veya kan ürünlerine üstünlüğü yoktur.
B) Evre 3 – Cross-match bekleme: Evre 4 şoktaki hastada cross-match beklenemez; hayati tehlike nedeniyle "unmatched" (cross-match yapılmamış) kan ürünlerine geçilmelidir.
C) Evre 4 – 10 mL/kg kristaloid: Bu hastada kristaloid aşaması geçilmiştir; kristaloid yüklemesi dilüsyonel koagülopatiyi ve asidozu kötüleştirebilir.
E) Evre 4 – 1/1/1 protokolü (0 Rh+): Protokol doğru olsa da, doğurganlık çağındaki kadın hastalarda (vaka 25 yaşında) izoimmünizasyon riski nedeniyle cross-match uygunsuz kan verilecekse öncelikle 0 Rh (-) tercih edilmelidir. Ancak D seçeneği protokolün aktivasyonunu kapsayan daha genel ve doğru yönetim adımıdır.
Keneler, yaşamlarını kan emerek sürdüren, küçük ve oval şekilli parazitlerdir. Uçamazlar, sıçrayamazlar ve genellikle hayvanların, bazen de rastlantısal olarak insanların kanıyla beslenirler. Vücutlarında 6...