64 yaşında erkek hasta, yaklaşık 30 dakikadır devam eden, göğüs ön duvarında baskı ve sıkışma şeklinde tariflediği şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle 112 tarafından değerlendirildi. Ağrının istirahatle geçmediği, sol kola ve sırta yayılım gösterebildiği, beraberinde terleme ve bulantı olduğu öğrenildi. Bilinci açık, genel durumu iyi ve hemodinamik olarak stabil olan hastanın ilk EKG'sinde yaygın akut iskemi bulguları saptanması üzerine STEMİ ön tanısıyla acil servise nakli planlandı.
EKG 25 mm/sn ve 10 mm/mV kalibrasyonda değerlendirilmiştir. Ritim düzenli, hız yaklaşık 75 atım/dk'dır. P dalgaları mevcut ve normal morfolojidedir; her P dalgasını bir QRS kompleksi takip etmektedir. PR intervali yaklaşık 0,20-0,24 sn olup belirgin PR elevasyonu veya depresyonu izlenmemektedir. QRS kompleksleri mevcut ve süresi 0,12 sn'nin altındadır. aVR derivasyonu negatiftir. V3, V4, V5 ve V6 derivasyonlarında belirgin hiperakut/konveks ST-segment elevasyonu; DII, DIII ve aVF derivasyonlarında hiperakut ST-segment elevasyonu mevcuttur. aVL derivasyonunda resiprokal ST-segment depresyonu izlenmektedir. DIII derivasyonundaki ST elevasyonunun DII'den belirgin olması sağ ventrikül tutulumu olasılığını desteklemektedir. Bulgular sinüs ritmi zemininde akut inferiyor ve anterolateral duvar ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü ile uyumludur; iki duvar tutulumu ve olası sağ ventrikül miyokard enfarktüsü düşünülmüştür.
Hasta STEMİ olarak değerlendirilerek kardiyak monitörizasyona alındı, damar yolu açıldı ve seri vital bulgu takibi başlatıldı. 12 derivasyonlu EKG tekrarlandı ve inferior tutulum nedeniyle sağ derivasyonların değerlendirilmesi planlandı. Akut koroner sendrom protokolü kapsamında uygun antitrombosit ve antikoagülan tedavi başlandı. Oksijen satürasyonu yeterli olduğundan rutin oksijen verilmedi. Kardiyoloji acil olarak konsülte edildi ve primer perkütan koroner girişim amacıyla kateterizasyon laboratuvarı aktive edildi.
Yaygın ST-segment elevasyonu ile seyreden akut anterolateral ve inferior STEMİ tablosu olarak değerlendirilen hasta acil kardiyoloji konsültasyonu sonrasında primer perkütan koroner girişim amacıyla koroner anjiyografi laboratuvarına alındı. Koroner anjiyografi sırasında sorumlu lezyon veya lezyonlara yönelik PCI uygulanarak koroner akımın yeniden sağlanması hedeflendi. İşlem sonrası hasta koroner yoğun bakım ünitesinde kardiyak monitörizasyon altında takip edildi. Hemodinamik stabilitesi korunan ve yeni komplikasyon gelişmeyen hastanın medikal tedavisi düzenlenerek kardiyoloji takibine devam edildi.
Koroner anjiyografide sağ dominant koroner dolaşım izlendi. RCA proksimal segmentte 0 total oklüde olup akut inferior STEMİ açısından sorumlu lezyon olarak değerlendirildi. LAD orta segmentte kritik darlık, LCx orta segmentte yaklaşık darlık izlendi. LMCA'da anlamlı darlık saptanmadı. RCA'daki sorumlu lezyona balon anjiyoplasti ve stent implantasyonu uygulandı. LAD'deki kritik lezyona PCI ve stent uygulandı. İşlem sonrası koroner akım sağlandı.