85 yaşındaki hasta genel halsizlik yakınması nedeniyle 112 ekibi tarafından evinde değerlendirilmiştir. Öz geçmişinde atriyal fibrilasyon, hipertansiyon ve kalp yetersizliği bulunmaktadır. İlk değerlendirmede kalp hızının 30–35 atım/dk, arteriyel kan basıncının yaklaşık 80/40 mmHg olduğu; diğer vital bulgularının kabul edilebilir sınırlarda bulunduğu saptanmıştır. Klinik ve EKG bulguları kalıcı pacemaker gereksinimi doğurabilecek ileri derece atriyoventriküler ileti bozukluğunu düşündürmüştür.
Hastane öncesi EKG’de yaklaşık 30–35 atım/dk hızında ileri derecede bradikardik kaçış ritmi izlenmektedir. Bilinen atriyal fibrilasyon öyküsüyle birlikte değerlendirildiğinde bulgular, AF zemininde yüksek dereceli/tam atriyoventriküler blok ve yavaş ventriküler kaçış ritmiyle uyumludur. Hipotansiyon ve genel durum bozukluğunun eşlik etmesi semptomatik, hemodinamik olarak instabil bradikardiyi göstermektedir.
112 ekibi tarafından kardiyak monitörizasyon sağlandı, damar yolu açıldı ve semptomatik bradikardi algoritması uygulandı. Hastaya 3–5 dakikalık aralarla üç kez 1 mg IV atropin olmak üzere toplam 3 mg atropin verildi; kalp hızında ve hemodinamik durumda anlamlı yanıt alınmadı. Bunun üzerine transkütan eksternal pacing başlandı ve hasta acil servise nakle çıkarıldı. Nakil sırasında kardiyak arrest gelişmesi üzerine yüksek kaliteli kardiyopulmoner resüsitasyon başlatıldı, hasta endotrakeal olarak entübe edildi ve 3–5 dakikalık aralıklarla 1 mg IV adrenalin uygulandı. Hasta acil servise GKS 3, nabızsız ve CPR devam ederken kabul edildi. Acil serviste ileri kardiyak yaşam desteğine devam edildi; geri döndürülebilir nedenler değerlendirildi. Hastane öncesi ve acil servis süreçleri birlikte yaklaşık 45 dakika süren resüsitasyona rağmen spontan dolaşım geri dönmedi. Resüsitasyon sonlandırılarak hasta eksitus kabul edildi.
AF, hipertansiyon ve kalp yetersizliği öyküsü bulunan 85 yaşındaki hastada hipotansiyonun eşlik ettiği, atropine yanıtsız ileri dereceli semptomatik bradikardi saptandı. AF zemininde yüksek dereceli/tam AV blok ve yavaş ventriküler kaçış ritmi ön planda değerlendirildi. Toplam 3 mg atropine yanıt alınamaması üzerine transkütan pacing uygulandı; ancak nakil sırasında kardiyak arrest gelişti. Entübasyon, kesintisiz CPR ve 3–5 dakikada bir 1 mg adrenalin uygulamasını içeren yaklaşık 45 dakikalık ileri yaşam desteğine rağmen ROSC sağlanamadı ve hasta eksitus kabul edildi. Arrest gelişmemiş olsaydı geçici transvenöz pacing ve ardından kalıcı pacemaker değerlendirmesi gerekli olacaktı.