Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
85 yaşında erkek hasta, ağızdan kanlı kusma şikayeti ile KKM’e ulaşıyor. Vaka KKM tarafından ” GİS Kanama” olarak veriliyor. Hastanın öyküsünde hemodiyaliz hastası olduğu ve haftada 3 defa diyaliz olduğu öğreniliyor. Hasta kendini iyi hissetmediğini, bulantısının olduğu ve 2 defa kanlı kustuğunu belirtiyor. Hastanın GKS’u 15 Nabız: 120 atım/dk düzenli ; Solunum sayısı: 18/dk ; SpO2: 96 ; KŞ: 105 ve Kan Basıncı: 80/60 mm/Hg olarak değerlendiriliyor. Ekip sorumlusu hastayı hızlıca monitörize ediyor ve geniş damar yolu açmak istiyor. Bundan sonraki en uygun yaklaşım ne olmalıdır ve aşamalarıyla doğru olan seçenek hangisidir ?Editör Notu
Hematemez üst GİS kanamasının önemli bir bulgusudur. Hipotansiyon ve taşikardi varlığı şok gelişebileceğini düşündürür. GİS kanamasında hastane öncesi en önemli yaklaşım geniş damar yolu açılması ve sıvı resüsitasyonudur. En az 18 G branül tercih edilmelidir. Hasta stabilizasyon sonrası en yakın uygun hastaneye hızla nakledilmelidir.Açıklama
Gastrointestinal sistem (GİS) kanaması, sindirim sisteminin herhangi bir bölümünden kaynaklanan kanama ile karakterize acil bir klinik durumdur. Hematemez (kanlı kusma) üst gastrointestinal sistem kanamasının en önemli bulgularından biridir. Özellikle hipotansiyon ve taşikardi varlığında hipovolemik şok gelişme riski bulunduğundan hızlı değerlendirme ve resüsitasyon hayati önem taşır.
Epidemiyoloji
Üst GİS kanamaları acil servise başvuruların önemli nedenlerinden biridir. Özellikle ileri yaş, kronik böbrek yetmezliği, antikoagülan kullanımı ve peptik ülser hastalığı önemli risk faktörleri arasındadır. Hemodiyaliz hastalarında koagülasyon bozuklukları ve mukozal hassasiyet nedeniyle GİS kanama riski artabilir.
Patofizyoloji
Üst GİS kanamalarının en sık nedenleri arasında peptik ülser hastalığı, varis kanamaları, gastrit ve Mallory-Weiss yırtıkları bulunur. Kanama sonucunda intravasküler hacim azalır ve hipovolemi gelişir. Bu durum taşikardi ve hipotansiyon ile kendini gösterebilir.
Bu vakada hastanın:
bulguları hipovolemik şok gelişme riski olduğunu göstermektedir ve hızlı sıvı resüsitasyonu gerektirir.
Klinik Bulgular
Tanı
Tanı klinik bulgular ve laboratuvar değerlendirmeleri ile konur. Hastane öncesi dönemde ise temel amaç hayati bulguların değerlendirilmesi ve hemodinamik stabilitenin sağlanmasıdır.
Tedavi
Hastane öncesi yönetimde temel yaklaşım ABC değerlendirmesi, hızlı damar yolu açılması ve sıvı resüsitasyonudur.
Şok riski olan hastalarda büyük damar yolu kullanılması sıvı ve gerektiğinde kan ürünlerinin hızlı verilmesini sağlar. Bu nedenle 18 G veya daha geniş branül tercih edilir.
Komplikasyonlar










