Bu içeriğin kilidini açmak için lütfen abone olun.
Otuz sekiz yaşındaki kadın hasta ani gelişen bilinç bozukluğu şikâyetiyle acil servise getiriliyor. Öyküsünden diabetes mellitus hastalığı olduğu ve sülfonilüre grubundan bir antidiyabetik ilaç kullandığı öğreniliyor. Bakılan parmak ucu kapiller kan şekeri düzeyinin 35 mg/dL saptanması üzerine hastaya parenteral 100 mL %30’luk dekstroz iki kez 10 dakika içinde veriliyor. Hemen sonrasında bakılan parmak ucu kapiller kan şekeri düzeyi 40 mg/dL olarak tespit ediliyor.
Bu hastada dekstroz tedavisine ek olarak aşağıdakilerden hangisinin kullanılması en uygundur?
Editör Notu
Sülfonilüre hipoglisemisi olan hastalar, ilacın uzun yarı ömrü nedeniyle kan şekeri düzelse bile en az 24 saat hastanede takip edilmelidir. Glikagon kullanımı da bu vakalarda başlangıçta şeker yükseltse de insülin salınımını tetikleyebileceği için oktreotid kadar güvenilir ve etkili değildir.
Açıklama
Sülfonilüre grubu ilaçlara bağlı gelişen hipoglisemi, pankreastaki beta hücrelerinden insülin salınımını sürekli uyarması nedeniyle dirençli ve tekrarlayıcı özellik gösterir. Bu tür vakalarda sadece dekstroz verilmesi, insülin salınımını daha fazla tetikleyerek "rebound" hipoglisemiye yol açabilir. Bu kısır döngüyü kırmak için insülin salınımını doğrudan baskılayan ajanlara ihtiyaç duyulur.
Temel noktalar:
Dirençli Hipoglisemi: Yüksek doz dekstroz verilmesine rağmen kan şekerinin yükselmemesi veya hızla tekrar düşmesi durumudur.
Oktreotid: Bir somatostatin analoğudur; pankreas beta hücrelerinden insülin salınımını inhibe ederek sülfonilüre kaynaklı dirençli hipoglisemide temel tedavi seçeneği haline gelir.
Tedavi Avantajı: Oktreotid kullanımı, hastanın gereksinim duyduğu yüksek konsantrasyonlu dekstroz miktarını ve tekrarlayan hipoglisemi ataklarını azaltır.
Bu soru için doğru seçenek:
Sülfonilüre kullanımına bağlı gelişen ve dekstroz tedavisine yanıt vermeyen (dirençli) hipoglisemide, insülin sekresyonunu baskılayan oktreotid en uygun ek tedavi yaklaşımıdır.
Doğru cevap: E) Oktreotid
Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi
A) Adrenalin: Glikojenolizi artırsa da sülfonilüre kaynaklı insülin salınımını baskılamada spesifik bir rolü yoktur; yan etkileri nedeniyle tercih edilmez.
B) Hidrokortizon: Glikoz metabolizması üzerinde etkili olsa da, akut ve dirençli sülfonilüre hipoglisemisinde insülin salınımını baskılama hızı ve etkisi yetersizdir.
C) Metil prednizolon: Hidrokortizon gibi bir glukokortikoiddir; kronik süreçlerde etkili olsa da akut sülfonilüre toksisitesinde ilk seçenek değildir.
D) Amiodaron: Bir antiaritmik ilaçtır; glikoz metabolizması veya insülin salınımı üzerinde tedavi edici bir etkisi bulunmaz.
E) Doğrudur. Oktreotid, bu spesifik intoksikasyonun patofizyolojisini (insülin salınımını) hedef alan ajandır.
Keneler, yaşamlarını kan emerek sürdüren, küçük ve oval şekilli parazitlerdir. Uçamazlar, sıçrayamazlar ve genellikle hayvanların, bazen de rastlantısal olarak insanların kanıyla beslenirler. Vücutlarında 6...