Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
Gastrit; çeşitli etkenlere bağlı olarak, mide yüzeyini örten mukozanın inflamatuar olaylar sonucunda hasar görmesi durumudur. Mide, mukoza ve alt tabakalarında gelişen bu inflamasyona bağlı olarak işlevini yeterince yerine getiremez ve sindirim fonksiyonu ile ilgili çeşitli yakınmalar ortaya çıkar. Gastrit, her yaşta görülmekle birlikte genellikle erişkin yaştaki bireylerde daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Anatomi

Mekanizma Ve Patofizyoloji
Sağlıklı bir bireyin midede doğal işleyiş sürecinde gıdaların alınmasıyla birlikte asit salgısı oluşur. Hidroklorik (HCl) asit yutulan besinlerin parçalanmasında son derece etkin rol üstlenir. Salgılanan asit gıdaları parçalarken mide örtüsü için zararlı olabilir. Bu zararlı etkiden korunmak için mide yüzeyi koruyucu bir tabaka ile örtülü olup bariyer bütünlüğü oluşur. Bu sayede, ağızdan alınan asidik veya zararlı maddeler veya midenin kendi asit salgısı mide örtüsünün kendisine ve alt tabakalarına ulaşıp zarar veremez ve organ sağlıklı bir şekilde işlevine devam eder. Gastrit gelişmesi temelde üç mekanizma üzerinden gerçekleşir. Sağlıklı kişilerde fonksiyonel bir midenin korunması; mide duvarını örten sağlam bir koruyucu bariyerin varlığına, dengeli bir asit salgısına ve fizyolojik olarak sağlıklı bir mide dokusuna bağlıdır.

Aşağıdaki mekanizmalar doğrultusunda gastrit ortaya çıkabilir:
- Mide koruyucu bariyerinin bozulması
- Mide asit salgısının artışı
- Mide dokusunun zayıflaması
Eğer koruyucu tabakada hasar, asit salgısında aşırılık veya mide örtüsünde farklı faktörlere bağlı herhangi bir bozulma ortaya çıkarsa, bu durum gastrite ve bunlara bağlı yakınmaların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Sınıflama
Gastritin birçok sınıflaması mevcuttur. Zamana göre (akut ve kronik), histolojik özelliklere, anatomik dağılıma (fundus, korpus ve antrum) ve altta yatan patolojik mekanizmalara dayanmaktadır.
Akut Gastrit: Ani veya kısa zaman içinde gelişen gastrit tablosuna akut gastrit adı verilir.
Kronik Gastrit: Uzun dönemde ortaya çıkan ve tedaviye rağmen kısır döngü ile mukoza iltihabının sürmesine neden olan gastritlere kronik gastrit adı verilir.
Akut gastrit, genel olarak eroziv ve noneroziv gastrit olarak sınıflandırılır.
Akut Eroziv Gastrit: Erozyon, mide mukozasının değişik sebeplerle yüzeysel hasarına bağlı ortaya çıkan durumdur. Erozyonlar ne kadar şiddetli ise hastanın yakınmaları da o oranda fazladır. En sık aspirin, NSAİİ (Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar) ve yoğun alkol kullanımı ile asidik veya alkali maddelerin kullanımına bağlı ortaya çıkabilir.
Akut Stres Gastriti: Sıklıkla anksiyeteye (üzüntü, sıkıntı, sinirlilik hali) bağlı olarak oluştuğu sanılmakla beraber, bu gastrit şeklinde kastedilen stres; vücudun aldığı şok, yanıklar, operasyonlar, böbrek yetmezliği, santral sinir sistemi yaralanmaları nedeni ile yoğun bakım koşullarında bulunma veya solunum yetmezliği nedenleri ile solunum cihazlarına bağlanma gibi durumlarda ortaya çıkan fizyolojik strese bağlı gelişen gastrit durumudur. Gastritin ilerlemesi ile ülser gelişimi söz konusu olabilir. Ciddi kanamalara sebep olabilir.
Akut Hemorajik Gastrit: Akut eroziv gastrite sebep olan etkenlerin daha ciddi forma ulaşması ile ortaya çıkan hemoraji görünümüdür. Bazen bu kanamalar ciddi kanamalara dönüşebilir. Hematemez (ağızdan kırmızı veya kahve telvesi renkli kanama), melena (makattan cıvık, kötü kokulu siyah renkli kanama) veya hematokezya (makattan aşırı kırmızı renkli kanama) ortaya çıkması söz konusu olabilir.
Etiyoloji
Etiyolojide birçok neden mevcuttur. Helicobacter pylori (H. pylori) dünya çapında gastritin en yaygın nedenidir. Bununla birlikte, fonksiyonel dispepsi veya eroziv olmayan gastroözofageal reflüsü olan H. pylori negatif bireylerin %60 ila 70’inde gastrit de bulunmuştur. H. pylori negatif gastriti olan kişilerde neden; tütün kullanımı, alkol tüketimi ve/veya non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ’ler) veya steroid kullanımı ile ilgili olabilir.

- H. pylori İle İlişkili Gastrit: Dünya çapında gastritin en yaygın nedenidir.
- H. pylori Negatif Gastrit: Tütün kullanımı, alkol tüketimi ve/veya NSAİİ veya steroid kullanımına bağlı gelişir.
- Otoimmün Gastrit: Artmış serum anti-parietal ve anti-intrinsik faktör antikorları ile ilişkili kronik inflamatuar bir hastalıktır.
- İnfeksiyöz Gastrit: H. pylori dışındaki viral, bakteriyel, fungal ve parazitik organizmaların neden olduğu enfeksiyonun sonucu gelişir.
- İlaçlara Bağlı Gastrit: En fazla non-steroid anti-inflamatuar ilaçlara bağlı gelişir; ibuprofen, naproksen, indometazin, diklofenak, etodolak, deksketoprofen, flurbiprofen, aspirin.
- Safra asidi reflüsü
- Radyasyon
- Crohn hastalığı
- Eozinofilik gastrit
- Sarkoidozla ilişkili gastrit
- Lenfositik gastrit
- İskemik gastrit
- Vaskülit ilişkili gastrit
Epidemiyoloji
Prevalansının yaklaşık %2 ila %5 olduğu tahmin edilmektedir. Ancak, mevcut veriler yüksek güvenilirliğe sahip değildir. Kronik gastrit, gelişmekte olan ülkelerde nispeten yaygın bir hastalık olmaya devam etmektedir. Batı popülasyonunda çocuklarda H. pylori enfeksiyonu prevalansı yaklaşık %10, gelişmekte olan ülkelerde ise yaklaşık %50’dir.
Klinik
Akut gastrit genelde asemptomatiktir ve tipik klinik belirtileri yoktur. Semptomlar altta yatan sebebe bağlı olarak değişkenlik gösterebileceği gibi akut ve kronik patolojilere bağlı olarak da değişebilir.

Bu semptomlar silik karakterde veya çok şiddetli olabilir. En fazla görülen semptomlar;
- Epigastrik ağrı (ani başlayan)
- Epigastrik bölgeden boğaza uzanan yanma hissi
- Dispepsi
- Bulantı
- Kusma
Hastalığın şiddetine göre semptomlar hafif veya şiddetli olabilir. Birçok insan asemptomatiktir veya minimal dispeptik semptomlar geliştirir. Tedavi edilmezse tablo kronik gastrite dönüşebilir. Sigara öyküsü, alkol tüketimi, NSAİİ veya steroid alımı, alerji, radyoterapi veya safra kesesi rahatsızlıklarının tümü dikkate alınmalıdır. İnflamatuar bağırsak hastalığı, vaskülitik bozukluklar veya eozinofilik gastrointestinal bozukluklar için bir tedavi öyküsü varsa ve herhangi bir gastrit nedeni yoksa eksplorasyon gerekebilir.
Tanı
Gastrit tanısının temeli mide biyopsi dokularının histopatolojik incelemesine dayanmaktadır. Tıbbi öykü ve laboratuvar testleri yardımcı olsa da, tanı koymada, dağılımını, şiddetini ve nedenini belirlemede endoskopi ve biyopsi altın standarttır.
Ayırıcı Tanı
- Peptik ülser hastalığı
- Kolesistit
- Kolelitiyazis
- Pankreatit
- Miyokardiyal İskemi
- Mide kanseri
- Çölyak hastalığı
- Lenfoma
Komplikasyonlar
- Ülser
- Kronik atrofik gastrit
- Gastrik metaplazi/displazi
- Mide kanseri (adenokarsinom)
- Demir eksikliği anemisi (kronik gastrit ve mide otoimmünitesinin erken evreleri)
- B12 vitamini eksikliği (otoimmün gastrit)
- Mide kanaması
- Aklorhidri (otoimmün gastrit, kronik gastrit)
- Mide perforasyonu
- Mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfoması
- Nöroendokrin tümörler
Tedavi
Akut gastritin tedavisi nedenine bağlıdır. H. pylori dışında özel bir tedavi gerekmez. Etkenlerden uzak durulması (NSAİİ, alkol ve stres faktörleri) ve semptomların giderilmesi için genelde proton pompa inhibitörleri (PPİ) ve antasitler yeterlidir.
Kronik gastrit tedavisi ise etiyolojiye göre değişmektedir. Birçok vakada semptom ve bulgular olmayabilir. Kronik gastrit uzun süreli bir hastalık olması nedeniyle, tedavi önerilmekte ve proton pompa inhibitörleri kullanılmaktadır. H. pylori‘ye bağlı kronik gastritte, H. pylori eradikasyonu için test ve tedavi prensibi uygulanmaktadır ve tedavisinde PPİ veya ranitidin bizmut sitrat ile birlikte, antibiyotikli kombinasyonlar (amoksisilin, klaritromisin, metronidazol, tetrasiklin, furazolidon) kullanılır. Ancak, son zamanlarda klaritromisin ve amoksisiline karşı giderek artan oranlarda direnç geliştiği unutulmamalıdır. Eradikasyon tedavisi uygulanan hastalarda tedavi bitiminden 4 hafta sonra, noninvaziv metotlarla (üre nefes testi veya HpSA = Hp dışkı antijen testi) eradikasyon olup olmadığı araştırılmalıdır.
Endoskopide atrofik gastrit veya displazi saptanan vakalarda, 6 ayda bir endoskopik takip önerilir. Atrofik gastrit gelişen vakalarda vitamin B12 tedavisi uygulanır.
H. Pylori Enfeksiyonu İçin Birinci Basamak Tedaviler (UpToDate Önerisi)
* Makrolid direnci için risk faktörleri olan hastalarda klaritromisin bazlı tedaviden kaçınılmalıdır.
* Oral olarak uygulanan proton pompası inhibitörlerinin standart dozları şunları içerir: Günde 30 mg lansoprazol, günde 20 mg omeprazol, günde 40 mg pantoprazol, günde 20 mg rabeprazol veya günde 20 mg esomeprazol.
Örnek Reçete
Semptomatik Reçete

Daha fazla reçete bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar
- Azer SA, Akhondi H. Gastritis. In: StatPearls. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2024.
- Medicana Sağlık Rehberi. Gastrit.
- Eurasian Journal of Medicine. Gastrit Derlemesi.
- Springer. Current Treatment of Helicobacter pylori.
- Güncel Gastroenteroloji Dergisi. Gastrit Yaklaşımları.
- UpToDate. Gastritis and Peptic Ulcer Disease.

















