Periferik Fasiyal Paralizi

0
3061

Yüz kaslarının bir kısmı ya da tamamının sinirsel uyarımlarını kaybetmesi ile işlevselliğini kaybetmesi durumuna “yüz felci” denir. Yüz kaslarının büyük çoğunluğu Fasiyal sinir ile uyarılır. Bu yüzden yüz felcini literatürde fasiyal sinir paralizisi olarak adlandırırız.

Fasiyal sinir paralizileri birçok farklı nedene bağlı olarak görülebilir. Bu nedenler arasında;

  • İdiopatik
  • Viral infeksiyona bağlı gelişen vasküler iskemi ve inflamasyon
  • Otoimmun hastalıklar
  • Temporal kemik fraktürleri
  • Baş-boyun tümörleri
  • Santral sinir sistemi lezyonları
  • Genetik faktörler

yer almaktadır. Ancak tüm bu bilinen nedenlere karşın fasiyal paralizilerin büyük çoğunluğu “idiopatik” ya da “Bell paralizisi” olarak karşımıza çıkmaktadır. Fasiyal paralizisi Santral Fasiyal Paralizi ve Periferik Fasiyal Paralizi olarak iki başlıkta incelenir. Periferik fasiyal paralizinin etyolojisi saptanamamış büyük çoğunluğu “İdiyopatik periferik fasiyal paralizi” ya da “Bell Paralizisi” olarak da adlandırılır. Tüm periferik fasiyal paralizilerin %60-70’i Bell paralizisidir.

Bell paralizisi genellikle 15-45 yaş arasında görülür, kadınlarda ve erkeklerde görülme sıklığı eşittir. Diyabet hastalarında, gebeliğin son trimesterında ve doğum sonrası ilk haftalarda görülme sıklığı artar. Hastalar öykülerinde klima ya da soğuk maruziyeti, geçirilmiş üst solunum yolu hastalığı ya da diş çekimi yer alabilir. Yaklaşık %3-9 oranında tekrarlama görülebilir.

1800’lü yıllarda 7. kranial sinir ilk olarak Charles Bell tarafından tanımlanmıştır. Fasiyal sinir, 12 çift olan kranial sinirlerin 7.’sidir. Yüz kaslarını inerve eden motor lifleri, dışkulak çevresinden aldığı somatik afferent lifleri, gözyaşı ve tükrük bezlerine giden parasempatik lifleri içerdiği için miks tipte bir sinirdir. Ponsta yer alan üç çekirdeğe sahiptir.

  • Motor lifleri yüz kaslarını, m stapes’i ve m digastricus’u uyarır
  • Parasempatik lifleri lakrimal gland, submandibular gland ve sublingual glandları uyarır.
  • Somatik duyu lifleri dilin 2/3 ön kısmının tat duyusunu, dış kulak yolu ve kulağın aurikulasının duyusunu taşır.

Hastaların periferik fasiyal paralizisi ayrıntılı bir anamnez ve fizik muayene ile konulabilir. Öyküde, öncelikle paretezi ile başlayan yüzün tek tarafındaki kasların tamamında paralizi ile seyreden yavaş gelişen bir süreç vardır. Tek taraflı paralizinin gelişmesi 1-2 günlük bir sürede başlar ve en fazla 3 hafta içinde en üst düzeye çıkar. Bu süreçte hastalarda tek taraflı gözde kuruluk, tükrük salgısında azalma gibi parasempatik etkilenim bulguları görülebilir. Dilde tat kaybı gibi duyu bulguları her vakada görülmeyebilir.

Hastaların Bell paralizisi tanısını koymak için;

  • Yüzünün bir tarafındaki kasların tümünün paralizisi olmalıdır.
  • Ani başlangıç olmalıdır.
  • Santral sinir sistemi bulguları olmamalıdır.
  • Serebellopontin köşe hastalığı ya da kulak hastalığı olmamalıdır.

Bell paralizisi tanısının dışlama tanısı olduğu olduğu unutulmamalıdır. Hastaların ayrıntılı fizik muayeneleri yapılırken özelliklikle Kulak burun boğaz muayenesi ve servikal LAP muyenesi yapılması ihmal edilmemelidir. Ayrıntılı bir fizik muayene yapılmalıdır.

  • Dış kulak ya da kulak yolunda vezikül görülmesi Ramsey-Hunt Sendromu ya da Herpes Zoster enfeksiyonu düşünürebilir.
  • Baş ve boyun muayenesinde olası bir kitle görünümü parotis tümörleri ya da santral tümörlerden kaynaklı olabilir.
  • Kene ısırığı öyküsü ve eşlik eden eritemli döküntülerin olması Lyme hastalığında görülebilir.
  • Hastaların nörolojik muyeneli sırasında saptanan ek nörolojik bozukluklar santral patoloji olabileceğinden şüphelendirmelidir.

Acil serviste Bell paralizisi tanısı konulması için anamnez ve fizik muayene dışında ek tetkik ve görüntülemeye ihtiyaç yoktur. Hastaların dışlama tanıları için gerekli görülürse ileri tetkik yapılabilir. Hastaların ilk tedavisi başlanıldıktan sonra poliklinik şartlarında paralizinin etiyolojik faktörü, prognozu, seviyesinin belirlenmesi ve tedavi stratejisinin düzenlenmesi için ileri görüntüleme tetkikleri kullanılabilir.

  • KBB konsültasyonu istenebilir. Atipik fizik muayene bulguları olan, ani başlangıcı olmayıp 3 haftadan uzun bir sürede progrese olan ve 4 aydan beri fasiyal paralizisi sebat eden hastalarda tümör basısı gibi altta yatan bir sebep olabileceği düşünülmelidir.
  • Santral düşülüyorsa nöroloji kliniğinden konsültasyonu istenebilir.

Göz Koruma

Köz kapağının açık kalması ve göz yaşı salgısının azalması kaynaklı oluşabilecek, kuru göz ve korneal abrazyonlar açısından göz risk altındadır. Önlem amaçlı Suni gözyaşı damlalarının gün içerisinde kullanılması ve yatarken de gözü nemli tutabilecek göz merhemlerinin kullanılması önerilir. Yatarken ya da korneanın zarar göreceği düşünülen günlük işler sırasında göz kapamaları kullanılabilir.

Steroid Tedavisi

Bell paralizisinde kortikosteroidlerin özellikle erken dönemde (ilk 72 saat) kullanılmaya başlandığında etkili olduğunu gösteren çalışmalar çoğunlukta olsa da, steroidlerin tek başına ya da kombine edilerek kullanılmasının etkili olmadığını savunan çalışmalarda vardır, ancak bu çalışmalarda hasta sayısının tedavi etkinliğini değerlendirmek için yeterli olmadığı da yazarlar tarafından dile getirilmiştir. Yapılan çalışmalardan kortikosteroidlerin büyük olasılıkla faydalı, antiviral tek başına faydasız ancak steroid tedavisiyle kombine edildiğinde faydalı olduğunu düşünmekteyiz. Bu yüzden steroid tedavisi tedavinin anahtar taşı olabilir. Fakat steroid tedavisi başlanılan hastalarda adrenal bez süpresyonuna ya da gastrointestinal yan etkilere karşı önlem alınmalıdır. Tedavi de hastalara 1mg/kg prednisolon başlanabilir (60-80 mg/gün). Bir anda kesilmemesi, yavaş yavaş azaltılarak kesilmesi gerekmektedir.

Mimik Egzersizleri

Fizyoterapi ve biyofeed-back egzersizlerinin yüz kasarının fonksiyonlarının geri dönüşünü hızlandırdığına dair çalışmalar mevcuttur.(Sakız çiğneme, el ile yüz masajı, ıslık çalma…vs)

Antiviral Tedavi

Bell paralizi hastalarında etiyolojiden sorumlu faktörler arasında Herpes Simpleks Tip 1 virüsünün olduğunu gösteren çalışmaların olması tedavide antiviral kullanımı gündeme getirmiştir. Bu konuda yapılan çalışmalarda yeterli klinik kanıtların henüz bulanamamış olması nedeniyle tedavide rutin kullanım önerilmemektedir.

Bell paralizi tedavisinde kortikosteroid ve antivirallerin etkinliğini araştıran bir çalışmada;

HBS’da grade IV-V paralizisi olan bir grup hastaya Valasiklovir 1000mg beş gün boyunca, prednisolon ile birlikte (ilk üç gün 60mg, sonrasında doz azaltılarak), diğer gruba ise prednisolon plasebo ile birlikte verilmiştir Altıncı ayda yapılan karşılaştırmada fasiyal fonksiyonlarda tam iyileşme prednisolon/plasebo grubunda %89.7, prednisolon/valasiklovir grubunda %96.5 olarak saptanmıştır. Daha sonra ayrıca iyileşme oranları fasiyal paralizinin başlangıçtaki ciddiyetine göre (hafif, şiddetli ve komplet) karşılaştırılmış ve hafif paralizilerde her iki tedavi protokolünde sekelsiz tam iyileşme, ciddi ya da komplet paralizili hastalarda ise iyileşme oranları prednisolon/plasebo grubunda %86.6, prednisolon / valasiklovir grubunda %95.7 olarak rapor edilmiştir. Bu iki çalışmada KS’lerin antiviral ajanlarla birlikte kullanıldığında tek başına kullanımına göre fasiyal fonksiyonlardaki iyileşmenin anlamlı olarak arttığını savunmaktadır.

  • http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_23778/BTD-7-56.pdf
  • http://kbb-forum.net/journal/text.php?lang=tr&id=263
  • https://www.uptodate.com/contents/bells-palsy-pathogenesis-clinical-features-and-diagnosis-in-adults search=periferik%20fasiyal%20paralizi&source=search_result&selectedTitle=1~150&usage_type=default&display_rank=1#H2635138501
  • Allen D, Dunn L. Aciclovir or valaciclovir for Bell’s palsy (idiopathic facial paralysis). Cochrane Database Syst Rev 3. 2004:CD001869.
  • Salinas RA, Alvarez G, Ferreira J. Corticosteroids for Bell’s palsy (idiopathic facial paralysis). Cochrane Database Syst Rev 4. 2004;CD001942.
  • McCormick DP. Herpes simplex virus as a cause of Bell’s palsy. 1972. Rev Med Virol. 2000;10:285-9.
  • Axelsson S, Lindberg S, Stjernquist-Desatnik A. Outcome of treatment with valacyclovir and prednisone in patients with Bell’s palsy. Ann Otol Rhinol Laryngol. 2003;112:197-201.
  •  Hato N, Yamada H, Kohno H, Matsumoto S, Honda N, Gyo K, Fukuda S, Furuta Y, Ohtani F, Aizawa H, Aoyagi M, Inamura H, Nakashima T, Nakata S, Murakami S, Kiguchi J, Yamano K, Takeda T, Hamada M, Yamakawa K. Valacyclovir and prednisolone treatment for Bell’s palsy: a multicenter, randomized, placebo-controlled study. Otol Neurotol. 2007; 28:408–13

Reçetedeki Kısaltmaların Anlamı

1990 yılında Akşehir'de doğdum. Osmaniye, Kahramanmaraş, Ankara ve İzmir'de eğitim ve öğretimim için mesai harcadıktan sonra son olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimimi tamamladım (Tıp Fakültesi eğitimimde bir de GATA dönemi var ki askerlik anıları bitmez...). Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde mecburi hizmetimi tamamladım. Burada acilci yaşam tarzını benimsedim. Kalifiye bir acil çalışanı olmaya karar verip TUS ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD'na yerleştim. Daha sonra SBÜ Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi'ne geçiş yapıp asistanlık sürecimi tamamladım. Şu anda Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servisinde acil tıp uzmanı çalışıyorum. Yaparken zevk aldığım işimi herkese anlatıp sevdirmek istiyorum. Evet, Acil Tıp Uzmanıyım; evet, hep acillerde çalışacağım...
Facebook Yorumları

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz