Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
40 yaşında, haftada üç gün hemodiyaliz programında olan bir kadın hasta için bilinç değişikliği nedeniyle 112 Acil Sağlık Hizmetleri çağrılıyor. Olay yerine ulaşan ekip hastayı yatağında halsiz ve letarjik halde buluyor. Hastanın sorulara yavaş yanıt verdiği ancak oryante ve koopere olduğu saptanıyor (GKS: 15). Yapılan ilk değerlendirmede hastanın vital bulguları şu şekildedir: Kan basıncı: 80/60 mmHg, Nabız: 50 atım/dk, Solunum sayısı: 16/dk, SpO₂: %96 (oda havasında), Parmak ucu kan şekeri: 105 mg/dL Çekilen 12 derivasyonlu elektrokardiyografi aşağıda verilmiştir. Bu hastanın klinik durumu ve EKG bulguları birlikte değerlendirildiğinde, hastane öncesi yönetimde uygulanması gereken ilk ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Editör Notu
Hiperkalemi özellikle böbrek yetmezliği ve diyaliz hastalarında sık görülür. EKG değişikliği varsa laboratuvar sonucu beklenmeden tedavi başlanmalıdır. İlk basamak tedavi kardiyak membranın kalsiyum ile stabilize edilmesidir. İnsülin, beta agonist ve bikarbonat potasyumu hücre içine kaydırır. Potasyumun kalıcı olarak düşürülmesi için potasyum eliminasyonu veya hemodiyaliz gereklidir. Hızlı gelişen hiperkalemide daha düşük potasyum seviyelerinde bile hayatı tehdit eden aritmiler ortaya çıkabilir.Açıklama
Hiperkalemi ve Acil yönetimi
Hiperkalemi, serum potasyum düzeyinin genellikle 5,0–5,5 mEq/L’nin üzerinde olması olarak tanımlanır. Özellikle böbrek yetmezliği ve diyaliz hastalarında sık görülen ve yaşamı tehdit edebilen bir elektrolit bozukluğudur. Hiperkalemi çoğu zaman izole bir durum değildir; hipoksi, sepsis, kardiyak yetmezlik ve renal yetmezlik gibi klinik tablolarla birlikte görülebilir.
Normal serum potasyum değeri 3,5–5 mEq/L arasındadır. Klinik bulgular çoğunlukla 6,5–7 mEq/L seviyelerinde ortaya çıkar. Ancak potasyum artışının hızı, sayısal değerden daha önemli bir belirleyicidir. Hızlı gelişen hiperkalemide daha düşük değerlerde bile ciddi kardiyak komplikasyonlar görülebilir.
Epidemiyoloji
Hiperkalemi en sık kronik böbrek yetmezliği, diyaliz hastaları, akut böbrek hasarı ve ilaç kullanımına bağlı gelişir. Acil servislerde karşılaşılan hiperkalemi olgularının önemli bir kısmı renal fonksiyon bozukluğu ile ilişkilidir. Özellikle diyaliz gecikmesi durumlarında ağır hiperkalemi gelişme riski artar.
Patofizyoloji
Potasyumun büyük kısmı hücre içinde bulunur. Hiperkalemi genellikle üç mekanizma ile gelişir:
Serum potasyum düzeyinin yükselmesi, hücre membran potansiyelini değiştirerek özellikle kardiyak ileti sisteminde ciddi elektriksel instabiliteye neden olur. Bu durum hayatı tehdit eden aritmilerin gelişmesine yol açabilir.
Klinik bulgular
Hiperkalemi genellikle hafif düzeylerde asemptomatik olabilir. Ancak potasyum düzeyi arttıkça özellikle kardiyak komplikasyon riski belirgin şekilde yükselir.
Tanı
Tanı serum potasyum ölçümü ile konur. Bununla birlikte hiperkaleminin acil yönetiminde EKG değerlendirmesi kritik öneme sahiptir. EKG değişiklikleri varlığında laboratuvar sonucu beklenmeden tedavi başlanmalıdır.
Hiperkalemiye bağlı EKG değişiklikleri:
Tedavi
Hiperkaleminin acil tedavisi üç temel basamak üzerine kuruludur:
1. Kardiyak membranı stabilize etmek
Amaç fatal aritmi riskini azaltmaktır.
Kalsiyum potasyum düzeyini düşürmez, yalnızca kardiyak membranı stabilize eder. Etki dakikalar içinde başlar ve gerekirse 5–10 dakika sonra tekrar uygulanabilir.
2. Potasyumu hücre içine kaydırmak
Bu tedaviler serum potasyumunu geçici olarak düşürür ve etkileri genellikle birkaç saat sürer.
3. Potasyumu vücuttan uzaklaştırmak
Hemodiyaliz özellikle böbrek yetmezliği olan veya refrakter hiperkalemisi bulunan hastalarda tercih edilir.
Komplikasyonlar









