Acil servise çarpıntı, göğüs rahatsızlığı veya nefes darlığı şikâyetiyle başvuran ve önceden bilinen yapısal kalp hastalığı olmayan hastalarda, özellikle tatil dönemleri, hafta sonları veya yılbaşı sonrası gibi zamanlarda Tatil Kalbi Sendromu (Holiday Heart Sendromu) ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir. Bu sendrom, çoğunlukla aşırı (binge) alkol tüketimini takiben ortaya çıkan ve en sık atriyal fibrilasyon ile seyreden akut kardiyak aritmiler ile karakterizedir.
Acil servis pratiğinde Holiday Heart Sendromu; ani başlangıçlı aritmi, eşlik eden elektrolit bozuklukları, dehidratasyon ve otonom sinir sistemi aktivasyonunun eş zamanlı bulunabileceği, çoğu zaman kendiliğinden sinüs ritmine dönebilen bir klinik tablo olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte, hemodinamik instabilite varlığında hızlı tanı ve uygun müdahale hayati önem taşır.
Bu nedenle acil serviste, yakın zamanda alkol alım öyküsü bulunan, özellikle genç ve orta yaş erişkinlerde gelişen yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon ve diğer supraventriküler aritmilerde, Tatil Kalbi Sendromu erken dönemde tanınmalı; gereksiz tetkik ve tedavilerden kaçınılırken, uygun hasta grubunda izlem, ritim/hız kontrolü ve destek tedavileri zamanında başlatılmalıdır.
ETİYOLOJİ VE EPİDEMİYOLOJİ
Etiyoloji
Tatil Kalbi Sendromu, en sık aşırı (binge) alkol alımını takiben ortaya çıkar. Özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde artan alkol tüketimi sonrası, önceden kalp hastalığı olmayan bireylerde atriyal fibrilasyon başta olmak üzere kardiyak aritmiler gelişebilir.
Çalışmalar, akut alkol alımının atriyal fibrilasyonu doğrudan tetikleyebildiğini göstermektedir. Alkol miktarı arttıkça risk de artar; tek içki bile aritmi riskini yükseltebilirken, iki veya daha fazla içki ile bu risk belirgin şekilde artmaktadır. Alkol alımını takiben yükselen kan alkol düzeyi, atriyal fibrilasyon gelişme olasılığı ile yakından ilişkilidir.
Acil servis pratiğinde; yakın zamanda yoğun alkol alımı öyküsü bulunan, yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon veya supraventriküler aritmi ile başvuran hastalarda Tatil Kalbi Sendromu etiyolojide öncelikle düşünülmelidir.
Epidemiyoloji
Alkol tüketimi Batı toplumlarında oldukça yaygındır ve aşırı (binge) alkol kullanımı özellikle tatil dönemlerinde belirgin şekilde artar. Binge drinking; tek bir zamanda çok sayıda (genellikle 5 veya daha fazla) alkollü içki tüketilmesi olarak tanımlanır ve bu davranış tatillerde sık görülür.
Tatil Kalbi Sendromu, acil servislerde sık karşılaşılan bir klinik durumdur. Alkol, özellikle binge drinking sonrası 12–36 saat içinde, atriyal fibrilasyon gelişen hastaların %35–62’sinde tetikleyici faktör olarak saptanmıştır. Bu nedenle, acil servise başvuran yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon olgularında yakın zamanda alkol alımı mutlaka sorgulanmalıdır.
Son yıllarda genç erişkinlerde binge alkol kullanımının artması, bu yaş grubunda atriyal fibrilasyon görülme sıklığının da artmasına yol açmaktadır. Bu durum, Tatil Kalbi Sendromu’nun yalnızca ileri yaş hastalarda değil, genç ve daha önce sağlıklı bireylerde de akılda tutulması gerektiğini göstermektedir.
PATOFİZYOLOJİ
Tatil Kalbi Sendromu’nda aritmi gelişimi, aşırı alkol alımının kalp hücreleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri ile ilişkilidir.
ÖYKÜ VE FİZİK MUAYENE
Öykü
Tatil Kalbi Sendromu, genellikle aşırı (binge) alkol alımını takiben gelişen atriyal fibrilasyonu tanımlar ve en sık uzun hafta sonları, tatiller ve bayram dönemlerinde görülür.
Acil servise başvuran hastalarda en sık görülen semptom çarpıntıdır. Çarpıntı geçici veya süregen olabilir. Hızlı ventrikül yanıtı olan hastalarda halsizlik, genel güçsüzlük, göğüs ağrısı (anjina), nefes darlığı, baş dönmesi veya bayılacak gibi olma (presenkop) görülebilir.
Uzun süreli alkol kullanımı; kronik karaciğer hastalığı ve alkole bağlı kardiyomiyopati gibi ek hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu durumların varlığı, prognozu olumsuz etkileyebilir ve acil değerlendirmede mutlaka sorgulanmalıdır.
Fizik Muayene
Acil servise başvuruda hastalarda alkol intoksikasyonu bulguları ve bilinç durumunda bozulma görülebilir. Klinik tabloya bağlı olarak taşikardi ve hipotansiyon saptanabilir.
Dolaşım muayenesinde düzensiz ve zayıf nabızlar, kardiyak oskültasyonda “düzensiz düzensiz” kalp sesleri duyulabilir.
Kronik alkol kullanımı ve dilate kardiyomiyopati gelişmiş hastalarda juguler venöz dolgunluk, S3, raller ve ödem gibi kalp yetersizliği bulguları görülebilir. Batın muayenesinde hepatomegali saptanabilir.
DEĞERLENDİRME
Laboratuvar Tetkikleri
Acil serviste ilk değerlendirmede:
- Elektrolitler: Özellikle potasyum (K) ve magnezyum (Mg). Hipokalemi ve hipomagnezemi, alkol kullanan hastalarda sık görülür.
- Troponin: Akut koroner sendromu dışlamak için.
- BNP / NT-proBNP: Kardiyomiyopati veya kalp yetersizliği şüphesinde.
- Tam kan sayımı (Hemogram): Kronik alkol kullananlarda anemi ve trombositopeni sık görülür.
- Biyokimya paneli: Böbrek ve karaciğer fonksiyonları (antikoagülan doz ayarlaması için).
Atriyal fibrilasyonu olan hastalarda antikoagülasyon gereksinimi değerlendirileceği için hemoglobin ve trombosit sayısı mutlaka bilinmelidir.
12 Derivasyonlu EKG ve Monitörizasyon
- 12 derivasyonlu EKG mutlaka çekilmelidir. Akut koroner sendrom, pulmoner emboli, taşikardinin tipi ve aritminin mekanizması ayırt edilmelidir.
- Hastalar kardiyak monitöre alınmalıdır. Kalp hızı takibi ve aritminin başlaması veya sonlanması izlenmelidir.
Görüntüleme
- Akciğer Grafisi: Nefes darlığı olan veya kalp yetersizliği bulguları bulunan hastalarda gereklidir. Pulmoner konjesyon ve kardiyomegali saptanabilir.
- Ekokardiyografi: Sol ventrikül boyutu, duvar hareket bozukluğu, sistolik/diyastolik fonksiyonlar, kapak patolojileri, sol atriyum ve sağ ventrikül boyutu değerlendirilmelidir.
TEDAVİ VE YÖNETİM
Tatil Kalbi Sendromu ile başvuran hastalarda acil serviste yaklaşım, temelde atriyal fibrilasyonun standart yönetimi ile aynıdır. Alkol intoksikasyonu veya alkol yoksunluğu bulguları varsa öncelikle destek tedavisi uygulanır. Hastaya intravenöz sıvı verilir, elektrolit bozuklukları (özellikle potasyum ve magnezyum) düzeltilir ve tiamin başta olmak üzere vitamin replasmanı yapılır. Alkol yoksunluğu bulguları mevcutsa uygun sedasyon sağlanır.
Süregen taşiaritmi ile başvuran tüm hastalar kardiyak monitöre alınarak izlenir. Çoğu hastada yalnızca gözlem ve monitörizasyon yeterlidir. Hemodinamik instabilite gelişen hastalarda (hipotansiyon, bilinç değişikliği, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı veya akut kalp yetersizliği) senkronize kardiyoversiyon endikasyonu vardır ve işlem öncesi uygun sedasyon sağlanmalıdır.
Hemodinamik olarak stabil olan hastalarda tedavi, hız kontrolüne odaklanır. Alkol ilişkili atriyal fibrilasyon olgularının büyük çoğunluğu 12–24 saat içinde kendiliğinden sinüs ritmine döndüğü için, instabilite yoksa agresif ritim kontrolü genellikle gerekmez. Amaç, hastanın semptomlarını azaltacak ve hipotansiyona yol açmayacak şekilde kalp hızını kontrol altına almaktır. Bu amaçla beta blokerler veya non-dihidropiridin kalsiyum kanal blokerleri tercih edilir; digoksin nadiren kullanılır.
Antikoagülasyon kararı acil serviste dikkatle değerlendirilmelidir. Alkol kullanan hastalarda anemi, trombositopeni ve travma riski sık olduğundan, yüksek riskli bir durum yoksa antikoagülasyon akut dönemde ertelenebilir. Uzun dönem antikoagülasyon kararı ise CHA₂DS₂-VASc ve HAS-BLED skorları kullanılarak, hasta ile birlikte planlanmalıdır. Güncel kılavuzlara göre, alkol gibi “geri dönüşümlü” bir nedenin varlığı antikoagülasyonu otomatik olarak dışlamaz.
Özetle, Holiday Heart Sendromu acil serviste ayrı bir hastalık gibi değil, alkolle tetiklenmiş bir atriyal fibrilasyon tablosu olarak ele alınmalı ve AF yönetim prensiplerine göre tedavi edilmelidir.
AYIRICI TANI
- Alkol kullanım bozukluğu
- Aritmiler
- Pulmoner emboli
- Toplum kökenli pnömoni
- Akut koroner sendrom
- Dilate kardiyomiyopati
- Tirotoksikoz
- Madde kullanımı / kötüye kullanım (kokain, amfetaminler)
PROGNOZ VE KOMPLİKASYONLAR
Tatil Kalbi Sendromu’nun prognozu, altta yatan bir kalp hastalığının varlığına bağlı olarak değişir. Kronik alkol kullanımı, aritmi gelişimi, kardiyomiyopati ve kronik karaciğer hastalığı riskini artırır. Alkolle ilişkili atriyal fibrilasyon olgularının çoğu (%90’dan fazlası) kendiliğinden düzelmekle birlikte, yaklaşık %20–30’unda 12 ay içinde nüks görülebilir.
Atriyal fibrilasyon alt tipleri değerlendirildiğinde, orta–ağır düzeyde alkol tüketimi, paroksismal AF’nin persistan AF’ye ilerlemesinin en güçlü öngördürücülerinden biridir.
Tatil Kalbi Sendromu’na bağlı gelişebilecek komplikasyonlar şunlardır:
- Hayatı tehdit eden aritmiler
- Persistan veya kronik atriyal fibrilasyon gelişimi
- Dilate kardiyomiyopati ve konjestif kalp yetersizliği
- Embolik inme ve sistemik tromboembolizm
- Toplum kökenli pnömoni
- Ölüm
SORU
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
















