Ramsay Hunt sendromu, varisella-zoster virüsünün (VZV) latent kaldığı fasiyal sinirin (VII. kraniyal sinir) genikulat ganglionunda reaktivasyonu sonucu ortaya çıkan, periferik fasiyal paralizi ile seyreden ciddi bir nörolojik tablodur. Klinik olarak herpes zoster oticus olarak da adlandırılır ve suçiçeği geçirmiş bireylerde, yıllar sonra virüsün yeniden aktive olmasıyla gelişir.
Sendrom, klasik olarak;
- İpsilateral (aynı tarafta) periferik fasiyal paralizi,
- Şiddetli kulak ağrısı (otalji),
- Dış kulak yolu, aurikula ve çevresinde veziküler döküntü
üçlüsü ile tanımlanır. Ancak bu klasik triad her hastada birlikte bulunmayabilir ve bu durum acil serviste tanının gecikmesine yol açabilir.

Ramsay Hunt sendromu, acil çalışanları açısından özellikle önemlidir çünkü ilk başvuru çoğu zaman acil servise yapılır ve hastalar sıklıkla Bell paralizisi ön tanısı ile değerlendirilir. Oysa Ramsay Hunt sendromunda;
- Fasiyal sinir hasarı daha ağırdır,
- Spontan iyileşme oranı daha düşüktür,
- Kalıcı yüz felci, işitme kaybı ve vestibüler disfonksiyon riski daha yüksektir.
Acil serviste bu hastalar;
- Tek taraflı yüz felci,
- Şiddetli ve açıklanamayan kulak ağrısı,
- İşitme kaybı, tinnitus veya vertigo,
- Bazen de henüz döküntü gelişmemiş olmasına rağmen başvurabilir. Döküntünün olmadığı bu klinik tablo zoster sine herpete olarak adlandırılır ve Ramsay Hunt olgularının önemli bir kısmını oluşturur.
Bu nedenle Ramsay Hunt sendromu, sadece dermatolojik bir döküntü hastalığı değil, aynı zamanda nörolojik, otolojik ve vestibüler sistemleri ilgilendiren çok yönlü bir acil durumdur. Acil çalışanlarının bu sendromu erken dönemde tanıması; ilk 72 saat içinde antiviral ve steroid tedavisinin başlanması, komplikasyonların azaltılması ve hastanın uzun dönem fonksiyonel sonuçlarının iyileştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Bu yazıda Ramsay Hunt sendromu, acil servis bakış açısıyla; klinik bulgular, ayırıcı tanı, acil yaklaşım ve tedavi prensipleri çerçevesinde ele alınacaktır.
ETİYOLOJİ
Ramsay Hunt sendromunun etkeni, insan herpesvirüs ailesinin bir üyesi olan varisella-zoster virüsüdür (VZV). Daha spesifik olarak VZV, herpes simpleks virüs tip 1 ve 2 (HHV-1, HHV-2) ile birlikte alphaherpesvirinae alt ailesinde yer alır. VZV, çift sarmallı DNA virüsü olup teknik olarak insan alphaherpesvirüs tip 3 (HHV-3) olarak adlandırılır.
Klinik VZV enfeksiyonu olan suçiçeği tablosu iyileştikten sonra virüs, kraniyal sinir ganglionlarında veya dorsal kök ganglionlarında latent (uykuda) halde kalır. Fizyolojik stres veya immünsüpresyon gibi durumlarda virüs yeniden aktive olabilir. Bu reaktivasyon sonucunda, tutulan sinirin dağılımına bağlı olarak:
- Vücudun herhangi bir bölgesinde herpes zoster (zona),
- Fasiyal sinir tutulumu ile birlikte Ramsay Hunt sendromu gelişebilir.
1995 yılında VZV aşısının yaygın olarak kullanılmaya başlanmasından sonra suçiçeği ve zona insidansı belirgin şekilde azalmış olsa da, canlı atenüe VZV aşısı ile aşılanmış ve hiç suçiçeği geçirmemiş bireylerde dahi zona ve Ramsay Hunt sendromu olguları bildirilmiştir.
EPİDEMİYOLOJİ
Ramsay Hunt sendromu hem immünkompetan hem de immünkompromize hastalarda görülebilir ve yıllık insidansı yaklaşık 100.000 kişide 5 olarak bildirilmektedir. Buna karşılık, Bell paralizisinin insidansı daha yüksektir ve yaklaşık 100.000 kişide 15–30 düzeyindedir.
Ramsay Hunt sendromu, akut fasiyal paralizi olgularının yaklaşık %7’sini oluşturur. Bu olguların %30’una kadarını döküntüsüz seyreden zoster sine herpete vakaları oluşturur.
İmmünkompromize hastalarda hastalık daha ağır seyretme eğilimindedir ve tam iyileşme olasılığı daha düşüktür. Ramsay Hunt sendromu her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, literatürde 3 aylıktan 82 yaşına kadar olgular bildirilmiştir. Ancak 7. ve 8. dekat hastalar en yüksek risk grubunu oluşturur.
Herpes zoster gelişme riskini artıran faktörler, Ramsay Hunt sendromu riskini de artırır. Bunlar arasında:
- Psikolojik veya fizyolojik stres
- Kemoterapi
- İmmünsüpresyon
- Akut veya kronik enfeksiyonlar
- Malnütrisyon gibi durumlar yer alır.
PATOFİZYOLOJİ
Varisella-zoster virüsü (VZV) ile ilk enfeksiyon, ateş ve yaygın veziküler döküntü ile seyreden ve suçiçeği olarak bilinen tabloya yol açar. Bu enfeksiyonun akut fazında virüs solunum damlacıklarıyla bulaşır. Viremi ve ekzantem düzeldikten sonra virüs, kraniyal sinirler ve dorsal kök ganglionlarında latent (uykuda) halde kalabilir. Fizyolojik stres veya immünsüpresyon dönemlerinde, virüsün dormant kaldığı sinirin dağılımı boyunca reaktivasyon meydana gelebilir. Ramsay Hunt sendromunda virüs, genikulat ganglionda latent kalır ve esas olarak fasiyal sinir boyunca reaktive olur; ancak diğer kraniyal sinirler de etkilenebilir.

Coulson ve arkadaşlarına göre, ilk başvuru semptomu çoğunlukla ipsilateral kulak ağrısıdır (%55). Bunu 2–3 gün içinde fasiyal paralizi ve veziküler döküntü izler. Hastaların %23’ünde ilk belirti fasiyal paralizi, yalnızca %2’sinde ise ilk bulgu veziküllerdir. Olguların %86’sında döküntü yalnızca aurikulada, %7’sinde yalnızca oral kavitede, %8’inde ise her iki bölgede saptanmıştır. Ayrıca saçlı deri ve yanakta da döküntüler bildirilmektedir.

Fasiyal sinirin vestibülokoklear sinire (VIII. kraniyal sinir) yakınlığı, işitme kaybı, tinnitus ve vertigo gelişimine yol açabilir. Coulson serisinde;
- Sensörinöral işitme kaybı %43,
- Dengesizlik/vertigo %51,
- Tinnitus %20 oranında bildirilmiştir.

Vagus siniri (X. kraniyal sinir) tutulumu, klinikte fark edilenden daha sık olabilir. Hastada ses kısıklığı veya aspirasyon yoksa, vokal kord paralizisi çoğu zaman saptanmaz; çünkü bunun gösterilmesi ayna muayenesi veya fiberoptik laringoskopi gerektirir. Daha nadir olarak trigeminal, glossofaringeal ve hipoglossal sinirler de tutulabilir. Kraniyal polinöropati, özellikle diyabetes mellitus veya HIV enfeksiyonu gibi durumları olan immünkompromize hastalarda daha sık görülür.
Ramsay Hunt sendromuna bağlı gelişen fasiyal paralizinin prognozu, Bell paralizisine kıyasla daha kötüdür. Ramsay Hunt sendromunda hastaların yalnızca %70’i normal veya normale yakın fasiyal fonksiyona geri dönerken, Bell paralizisinde bu oran %90’ın üzerindedir. Bell paralizisinden sonra sinkinezi gelişme oranı yaklaşık %16 iken, Ramsay Hunt sendromunda bu oran %40’a yaklaşmaktadır. Ramsay Hunt sendromuna eşlik eden nöritin daha ağır seyretmesi, Bell paralizisine kıyasla iki kattan fazla oranda tam hemifasiyal paralizi ile başvuruya yol açar.
Premorbid fonksiyona tam olarak dönemeyen hastalarda sinkinezi, sık görülen bir sekel olup; aberan reinnervasyon sonucu aksonların, inflamasyon öncesinde bağlı oldukları nöromüsküler kavşaklardan farklı hedeflere bağlanmasıyla ortaya çıkar. Şiddetli nörit ve buna bağlı fasiyal sinirin temporal kemik içindeki Fallop kanalına karşı şişmesi, doğrudan mekanik nöronal hasara neden olur. Bunun sonucunda, fasiyal sinir aksonlarında Wallerian dejenerasyon gelişir ve sinirin iç mimarisinde değişen derecelerde hasar oluşur.
Endonöryum, perinöryum veya epinöryumun bozulduğu (Sunderland sınıf III–V yaralanmalar) durumlarda, aksonların doğru reinnervasyonu yönlendirecek fiziksel bir iskelet kalmaz ve aksonlar yanlış kas veya hedef organa bağlanabilir. Sinkinezide, yeni rejenerasyon gösteren aksonlar birden fazla nöromüsküler kavşakta sonlanır; bu durum motor diskoordinasyonu artırır ve kasların istirahat tonusunu yükseltir. Klinik olarak hastalar;
- Ağız hareketleriyle göz kapanması veya tersi,
- Yüzde gerginlik ve ağrı şikâyetlerinden yakınır.
Fasiyal sinirin lakrimal bezlere parasempatik lifler taşıması nedeniyle, bazı hastalarda gustatuar lakrimasyon (Bogorad sendromu) gelişebilir; bu durum yemek yerken gözyaşı gelmesi ile karakterizedir. Tüm bu sekeller ve akut fasiyal paralizinin fiziksel zorlukları, hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde olumsuz etkileyebilir.
KLİNİK
Ramsay Hunt sendromlu hastalar tipik olarak ipsilateral fasiyal paralizi, otalji ve aurikula üzerinde ağrılı veziküler döküntü ile başvurur. Ancak hastalığın erken döneminde başvuran hastalarda, henüz fasiyal paralizi veya döküntü gelişmeden, yalnızca şiddetli kulak ağrısı bulunabilir. Karakteristik döküntü, fasiyal sinirin innerve ettiği alanlarla uyumludur; aurikulada özellikle konkal çukur, antiheliks ve postauriküler sulkus tutulur. Bununla birlikte döküntü dış kulak yolu, saçlı deri, yanak, dil veya damakta da görülebilir.

Hastaların önemli bir kısmında, 1–3 gün süren prodromal dönem mevcuttur. Bu dönemde kulak ağrısı, nonspesifik baş ağrısı, ateş ve halsizlik görülebilir; bunu fasiyal paralizi ve ekzantem izler. Fasiyal paralizi genellikle 1–3 gün içinde en ağır düzeyine (nadirine) ulaşır ve daha hızlı gelişen paralizi genellikle daha ağır klinik ile ilişkilidir. Döküntü başlangıçta eritemli papüller şeklindedir, ardından veziküllere dönüşür; bu veziküller 1–7 gün içinde rüptüre olur ve kabuklanır. Döküntünün fasiyal paraliziye göre zamanlaması değişkendir ve paraliziden sonra da ortaya çıkabilir. Lezyonlar 2–3 hafta sürebilir ve geride eritemli maküler skarlar bırakabilir.
Döküntü varlığı değişken olmakla birlikte, Ramsay Hunt hastalarının çoğu preherpetik (pre-erüptif) otalji tarif eder. Bu ağrı genellikle çok şiddetli, keskin veya batıcı karakterde, hastayı uykudan uyandırabilecek nitelikte olup günlerce sürebilir. Akut fazda hastalar çok sayıda ek semptomdan yakınabilir: hiperakuzi, tat bozukluğu (dizguzi), nazal obstrüksiyon, epifora, göz kuruluğu (kseroftalmi), salya akması, dizartri, gülümseme asimetrisi, vertigo, tinnitus, işitme kaybı, ses kısıklığı, disfaji ve yüzde uyuşma. Bu geniş semptom yelpazesi, Ramsay Hunt sendromunda V, VII, VIII, IX, X ve XII. kraniyal sinirlerin etkilenebilmesine bağlıdır. Şiddetli ağrının fasiyal paraliziden önce ortaya çıktığı ve veziküler döküntünün olmadığı olgular zoster sine herpete olarak adlandırılır; bu tablo Ramsay Hunt sendromu olgularının %30’una kadarını oluşturur ve Bell paralizisinden ayırt edilmesi oldukça güçtür. Bell paralizisinde de otalji görülebilse de genellikle daha hafif şiddettedir. Ayrıca hastaların duygusal durumları da sorgulanmalıdır; çünkü özellikle genç kadınlarda fasiyal paraliziye depresyon sıklıkla eşlik eder.
Fizik muayenede en belirgin bulgu, hastaların yaklaşık %50’sinde tam (komplet) olan tek taraflı hemifasiyal paralizidir. Yüz incelemesinde; alın çizgilerinin kaybı, kaş pitozu, lagoftalmi, ektropion, nazolabial oluğun silinmesi, nazal valv kollapsı, ağız köşesinin aşağı ve dışa yer değiştirmesi ve etkilenen tarafta platizma bantlarının kaybı saptanabilir. Filtrum ve burun tabanı genellikle paralize olmayan tarafa doğru kaymıştır. Fasiyal paralizi muayenesi üç aşamada yapılmalıdır:
1- İstirahatte asimetri değerlendirilir (üst yüz, orta yüz, alt yüz ve boyun sırasıyla).
2- Fasiyal sinirin ekstratemporal dalları sistematik olarak değerlendirilir:
- Frontal dal → kaş kaldırma
- Zigomatik dal → hafif ve kuvvetli göz kapama
- Bukkal dal → gülümseme
- Marjinal mandibular dal → alt dudağı aşağı çekme
- Servikal dal → platizma kasılması
Bu değerlendirme aynı zamanda House–Brackmann skalası ile derecelendirmeyi kolaylaştırır. Bu skalada:
House–Brackmann skalası, kullanım kolaylığı nedeniyle en yaygın kullanılan derecelendirme sistemidir.
3- Üçüncü aşamada, ikinci aşamadaki hareketler tekrar ettirilir ancak bu kez istemsiz eşlik eden hareketler (sinkinezi) araştırılır. Göz kapama sırasında ağızda kasılma veya gülümseme sırasında göz kırpma gibi bulgular aberan reinnervasyonu düşündürür. Sinkinezi genellikle paralizi başlangıcından 4–6 ay sonra ortaya çıkar ve başlangıç paralizisi daha ağır olan hastalarda daha sık görülür. Uzun dönem izlem için, muayene sırasında fotoğraf ve video kayıtları almak yararlıdır.

Lagoftalmisi olan hastalarda Bell fenomeni mutlaka değerlendirilmelidir; bu, korneayı koruyan önemli bir mekanizmadır. Göz ağrısı veya yabancı cisim hissi olan hastalarda slit-lamp muayenesi yapılarak korneal abrazyon veya ekspozisyon keratopatisi araştırılmalıdır. Korneal duyu değerlendirmesi de önemlidir; çünkü Ramsay Hunt sendromunda nadir olsa da, göz kapanması bozulmuş hastalarda oküler yaralanma riski artar. İşitme veya denge yakınması olan hastalarda odyometri ve vestibüler testler, ses kısıklığı veya disfaji tarifleyenlerde ise fiberoptik laringoskopi ile vokal kord değerlendirmesi yapılmalıdır. Tüm hastalarda ayrıntılı kraniyal sinir muayenesi ve oral kavite, saçlı deri, dış kulak ve dış kulak yolu dikkatle incelenerek veziküler döküntü araştırılmalıdır. Ramsay Hunt sendromunda burun ve göz çevresi genellikle tutulmaz; ancak burun ucundaki veziküller (Hutchinson bulgusu), oküler tutulum açısından uyarıcı olabilir.

Kornea tutulumu, herpes zosterin en önemli ve görme kaybına yol açabilen komplikasyonudur. Özellikle Hutchinson bulgusu (burun ucunda vezikül) varlığında risk belirgin artar.
DEĞERLENDİRME
Ramsay Hunt sendromu esas olarak klinik bir tanıdır, çünkü VZV varlığını doğrulamaya yönelik laboratuvar testleri çoğu zaman pratik değildir ve duyarlılıkları düşüktür. Varisella-zoster virüsü; vezikül sıvısı, kan, tükürük veya gözyaşından kültürlenebilir. Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testlerinin VZV için bildirilen duyarlılığı yaklaşık %58’dir. Enzim bağlı immünosorbent analizleri (ELISA) ise %82–99 gibi daha yüksek duyarlılıklara sahip olmakla birlikte, akut dönemde sınırlı fayda sağlar; çünkü anti-VZV antikorlarının gelişmesi haftalar alır ve sonuçlar hastanın aşılanma durumu ile karışabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), sıklıkla etkilenen fasiyal sinirin genikulat ganglionu çevresinde inflamasyonu gösterir; ancak bilgisayarlı tomografi (BT) genellikle tanıya katkı sağlamaz ve MRG de zorunlu değildir. Odyometri, vestibüler testler ve esnek fiberoptik laringoskopi, kraniyal sinir tutulumunun yaygınlığını belirlemede yardımcı olabilir. Akut fasiyal paralizinin nedeni klinik olarak net değilse, görüntüleme ve serolojik testler yararlı olabilir; ancak Ramsay Hunt sendromu olgularının çoğu, ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile tanı alır.
Mevcut olduğunda, elektrodiagnostik testler özellikle elektronörografi (ENoG) ve elektromiyografi (EMG) fizik muayene ile mümkün olandan daha hassas biçimde sinir hasarının derecesini nicel olarak belirleyerek prognostik bilgi sağlayabilir. Bu testler özellikle House–Brackmann evre VI düzeyinde ağır fasiyal paralizi bulunan hastalarda daha değerlidir.
TEDAVİ
Ramsay Hunt sendromu, acil serviste erken tanınıp tedaviye hızla başlanması gereken bir tablodur. Hastalık çoğu zaman kendini sınırlayıcı olsa da, kalıcı fasiyal paralizi, sinkinezi ve postherpetik nevralji gibi ciddi geç dönem komplikasyonların önlenmesi açısından ilk 72 saat içinde tedavi başlamak kritik öneme sahiptir.
Acil serviste tedavinin temelini antiviral + yüksek doz kortikosteroid kombinasyonu oluşturur. Çalışmalar, bu kombine tedavinin tek başına antiviral tedaviye kıyasla uzun dönem komplikasyonları anlamlı biçimde azalttığını göstermiştir. En sık kullanılan antiviral ajanlar asiklovir, valasiklovir ve famsiklovirdir. Asiklovir ekonomik bir seçenek olmakla birlikte günde çok sayıda doz gerektirir; valasiklovir ve famsiklovir ise daha kolay kullanım ve daha iyi hasta uyumu sağlar. Antiviral tedavi genellikle 7–10 gün süreyle verilir; ancak bazı olgularda fasiyal sinir dejenerasyonunun gecikebileceği göz önünde bulundurularak daha uzun süreli tedavi tercih edilebilir.
Antiviral tedaviye yüksek doz sistemik kortikosteroid mutlaka eklenmelidir. En yaygın yaklaşım, prednizolon 1 mg/kg/gün (maksimum 60 mg) olacak şekilde başlanması ve ardından kademeli doz azaltımı yapılmasıdır. Kortikosteroidler, fasiyal sinirdeki inflamasyonu ve ödemi azaltarak sinir hasarının şiddetini düşürür. Diyabet, hipertansiyon veya ileri yaş gibi ek riskleri olan hastalarda steroid yan etkileri açısından dikkatli olunmalı; ancak bu durumlar mutlak kontrendikasyon değildir. Gerekirse geçici insülin düzenlemesi yapılabilir, çünkü steroid + antiviral kombinasyonu, antiviral tedavinin tek başına kullanımından daha etkilidir.
Acil serviste tedavinin bir diğer önemli ayağı semptomatik yaklaşımdır. Ramsay Hunt sendromunda ağrı çoğu zaman şiddetlidir ve multimodal analjezi gerektirir. Parasetamol ve gerekirse opioidler kullanılabilir. Steroid verilen hastalarda NSAİİ’lerden mümkün olduğunca kaçınılmalı, gastrointestinal kanama riskine karşı gastroprotektif tedavi düşünülmelidir. Nöropatik ağrı gelişme riski nedeniyle uygun hastalarda gabapentin veya trisiklik antidepresanlar planlanabilir.
Göz korunması, acil serviste sıklıkla ihmal edilen ancak hayati öneme sahip bir basamaktır. Lagoftalmisi olan hastalarda suni gözyaşı, gece oküler pomad, gerekirse göz kapama veya bantlama öğretilmelidir. Göz ağrısı veya yabancı cisim hissi olan hastalarda korneal hasar mutlaka dışlanmalıdır. Yetersiz göz korunması, tedavi edilmemiş Ramsay Hunt sendromunda korneal abrazyon ve kalıcı görme kaybına yol açabilir.
Vertigo ve bulantısı olan hastalarda meclizin veya benzodiazepinler, işitme kaybı veya denge bozukluğu olanlarda ise ileri değerlendirme için KBB yönlendirmesi yapılmalıdır. Ses kısıklığı veya yutma güçlüğü varlığında alt kraniyal sinir tutulumu akılda tutulmalı ve hasta uygun şekilde değerlendirilmelidir.
Tedavi ilk 72 saat içinde başlatılamamış olsa bile, ilk 7 gün içinde başlanan tedavinin dahi faydalı olabileceği gösterilmiştir. Bu nedenle geç başvuran hastalarda da tedaviden kaçınılmamalıdır.
Acil serviste temel hedef; tanıyı kesinleştirmekten çok, Ramsay Hunt sendromunu erken düşünmek, tedaviyi gecikmeden başlamak ve hastayı uygun branşlara yönlendirmektir. Doğru ve zamanında acil yaklaşım, hastanın yüz fonksiyonunu, işitmesini ve yaşam kalitesini doğrudan belirler.
AYIRICI TANI
Yüzde döküntü yapan durumlar
- Herpes simpleks virüs enfeksiyonları
- Stafilokokal impetigo
- Kontakt dermatit (Topikal ajanlara veya irritan temasına bağlı)
Akut fasiyal paralizi nedenleri
- Bell paralizisi (en sık neden)
- Zoster sine herpete
- Lyme hastalığı
- Benign kafa tabanı tümörleri
- Ekstratemporal maligniteler
- Otoimmün hastalıklar
- Otolojik hastalıklar
- Diğer viral enfeksiyonlar
- Nörosifiliz
Santral nedenler
- İnme
- Kortikal inme: Alın kasları genellikle korunur
- Beyin sapı inmesi: Tüm hemifasiyal paralizi görülür
- Genellikle vital bulgu instabilitesi ve ek nörolojik defisitler eşlik eder
Çoklu kraniyal sinir tutulumu ile seyreden durumlar
- Santral sinir sistemi patolojileri
- Viral enfeksiyonlar (SARS-CoV-2 dahil)
PROGNOZ
Ramsay Hunt sendromunda tüm hastalarda bir miktar iyileşme görülür, ancak iyileşme derecesi değişkendir. Prognozu belirleyen en önemli faktör, başvuru anındaki fasiyal paralizinin şiddetidir. Başlangıçta hafif paralizi olan hastalar genellikle tam veya tama yakın iyileşirken, tam fasiyal paralizi ile başvuranlarda iyileşme daha sınırlıdır.
Hastaların yaklaşık %70’i House–Brackmann evre I–II düzeyine kadar iyileşir. İyileşme süreci çoğu hastada ilk 1 yıl içinde tamamlanır. Genç ve genel durumu iyi, inkomplet paralizisi olan hastalarda toparlanma haftalar–aylar içinde gerçekleşebilir.
Ramsay Hunt sendromunun prognozu, Bell paralizisine göre daha kötüdür ve sinkinezi ile postherpetik nevralji riski daha yüksektir. 50 yaş üzeri, diyabeti olan, çoklu kraniyal sinir tutulumu bulunan ve ağır başlangıç paralizisi olan hastalarda iyileşme daha sınırlı olma eğilimindedir. Erken tanı ve tedavi, uzun dönem sonuçları belirgin şekilde iyileştirir.
KOMPLİKASYONLAR
Ramsay Hunt sendromunda; ağrı, döküntü, fasiyal paralizi, tat bozukluğu, işitme kaybı, tinnitus, vertigo, ses kısıklığı ve dizartri gibi başvuru semptomlarına ek olarak çeşitli erken ve geç dönem komplikasyonlar gelişebilir.
Kısa dönem komplikasyonlar arasında en önemlileri; lagoftalmiye bağlı korneal abrazyon ve ekspozisyon keratopatisi, fasiyal paraliziye eşlik eden depresyon ve sosyal anksiyete, ayrıca aktif veziküler lezyonlar yoluyla aşısız veya immünkompromize yakın temaslılara suçiçeği bulaşmasıdır.
Uzun dönemde, kalıcı flasid fasiyal paralizi nadir olmakla birlikte, sinkinezi gelişimi oldukça sıktır. Buna ek olarak postherpetik nevralji, veziküler lezyonlara bağlı skar oluşumu ve yüz fonksiyon kaybına sekonder gelişen kalıcı depresyon ve sosyal izolasyon görülebilir. Bu komplikasyonlar, hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde olumsuz etkileyebilir ve erken tanı–tedavinin önemini artırır.
KONSÜLTASYONLAR
Ramsay Hunt sendromu esas olarak medikal tedavi ile yönetilse de, acil serviste erken ve doğru branş konsültasyonları hastanın prognozunu ve komplikasyonların önlenmesini doğrudan etkiler.
📌 Acil servis pratiğinde amaç; gerekli tedaviyi gecikmeden başlatmak, korneal hasarı önlemek ve hastayı uygun branşlara zamanında yönlendirmektir. Multidisipliner yaklaşım, Ramsay Hunt sendromunda uzun dönem sonuçları belirgin şekilde iyileştirir.
SORU
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
PODCAST
(Podcast linki buraya eklenecek)
















