Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
61 yaşında erkek hasta yüksek INR değeri nedeniyle acil servise başvuruyor. Hastanın öyküsünde atriyal fibrilasyon olduğu ve bu nedenle günde bir kez varfarin kullandığı öğreniliyor. Vital bulguları: SpO2: %100, Solunum sayısı: 14/dk, Kan basıncı: 120/85 mmHg, Ateş: 36.6 °C, Nabız: 80/dk. Fizik muayenede aktif kanama bulgusu saptanmıyor. Rektal tuşede normal gaita görülüyor. Laboratuvar incelemesinde INR: 8 olarak saptanıyor. Acil hekimi hastada aktif kanama olmadığını ve kanama riskinin yüksek olmadığını değerlendiriyor. Bu hastada uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? Editör Notu
Aktif kanaması olmayan ve düşük kanama riski bulunan hastalarda yüksek INR yönetimi genellikle varfarinin kesilmesi ve INR terapötik düzeye geldikten sonra daha düşük dozla yeniden başlanması şeklinde yapılır.Açıklama
Varfarin, tromboembolik olayların önlenmesi ve tedavisinde uzun yıllardır kullanılan bir oral antikoagülandır. Etki mekanizması K vitamini bağımlı koagülasyon faktörlerinin inhibisyonudur. İlacın terapötik aralığı dar olduğu için tedavi sırasında PT ve INR değerleri ile yakın takip gereklidir.
INR yüksekliği, aktif kanama olmasa bile artmış kanama riski anlamına gelir ve uygun şekilde yönetilmelidir.
Hedef INR değerleri
Bu olguda hastanın INR değeri 8 olarak ölçülmüştür. Hastada aktif kanama bulgusu yoktur ve kanama riskini artıracak ek bir durum saptanmamıştır. Bu nedenle hasta düşük kanama riski grubunda değerlendirilir.
Aktif kanama yoksa yaklaşım
Düşük kanama riski olan hastalarda önerilen yaklaşım:
Bu hastada aktif kanama olmadığı için taze donmuş plazma veya yüksek doz K vitamini uygulanması gerekli değildir.









