Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
50 yaşında bir erkek hasta, senkop nedeniyle 112 tarafından acil servise getirilmiştir. Öyküsünde hastanın eşi, görünür bir neden olmaksızın aniden bayıldığını ve herhangi bir şikayeti olmadan uyandığını belirtmektedir. Değerlendirmede, vital bulguları şu şekildedir: ateş 36,2°C, nabız 52/dk, kan basıncı 132/74 mmHg, solunum 18/dk. Fizik muayenede patolojik kalp üfürümü saptanmamıştır. Önceki elektrokardiyogramlar (EKG) normal olmakla birlikte delta dalgası içermektedir. Hasta acil serviste gözlemlenirken, göğsünde çarpıntı hissettiğini ifade eder. Bu sırada alınan EKG şeridi aşağıda gösterilmiştir. Bu hasta için en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklama
Bu klinik tabloda senkop ve taşikardi birlikteliği, altta yatan bir iletim sistemi bozukluğunu düşündürmektedir. Elektrokardiyografide daha önce tanımlanan delta dalgası, ventriküllerin aksesuar bir yol aracılığıyla erken uyarıldığını gösterir ve bu durum Wolff–Parkinson–White (WPW) sendromu ile uyumludur.
WPW sendromunda temel problem, atriyumlar ile ventriküller arasında AV düğümü baypas eden aksesuar bir ileti yolunun (Kent demeti) bulunmasıdır. Normal fizyolojide AV düğüm, impulsları dekremental iletim özelliği sayesinde yavaşlatarak ventrikülleri korur. Ancak aksesuar yol bu koruyucu mekanizmayı ortadan kaldırır ve yüksek hızda iletim ile ventriküllerin erken ve düzensiz uyarılmasına neden olur.
Bu hastalarda en sık görülen aritmi mekanizması atriyoventriküler reentran taşikardi (AVRT) olup, özellikle ortodromik AVRT dar QRS kompleksli taşikardi şeklinde izlenir. Ancak bazı durumlarda aksesuar yol üzerinden iletim baskın hale geldiğinde geniş kompleks taşikardiler ve hatta ventriküler fibrilasyona kadar ilerleyebilen malign aritmiler gelişebilir.
Klinik olarak hastalar çarpıntı, baş dönmesi, presenkop ve senkop ile başvurabilir. Senkop gelişimi, taşikardi sırasında kardiyak outputun azalmasına ve serebral perfüzyonun bozulmasına bağlıdır. Bu nedenle WPW sendromunda senkop varlığı, potansiyel olarak yüksek riskli aritmi göstergesi kabul edilir.
Bu hastalarda özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, AV nodal blokaj yapan ilaçların (beta-blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, digoksin, adenozin) bazı ritimlerde aksesuar yol üzerinden iletimi artırarak tabloyu kötüleştirebilmesidir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı, aritminin tipine ve hastanın hemodinamik durumuna göre dikkatle planlanmalıdır.
Sonuç olarak, delta dalgası varlığı ile birlikte gelişen taşikardi ve senkop tablosu, WPW sendromuna bağlı AVRT ile uyumludur ve hastanın semptomları aksesuar yol aracılığıyla gelişen hızlı iletim ve azalmış kardiyak output ile açıklanmaktadır.












