Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir
40 yaşında bir erkek hasta, göğüs ağrısı nedeniyle ambulansla hastaneye naklediliyor. Nakil sırasında hasta bir anda bilincini kaybediyor, yapılan muayenede solunum olmadığı ve nabız alınamadığı tespit ediliyor. Bu durumda en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?Açıklama
Hasta nabzını kaybettiğinde ve ambulans ekipmanları mevcut olduğunda, en uygun yaklaşım defibrilatörü hemen kullanarak şoklanabilir bir ritim olup olmadığını analiz etmektir.
Monitörde ventriküler fibrilasyon (VF) veya nabızsız ventriküler taşikardi (VT) saptanırsa hasta gecikmeden defibrile edilmelidir. İlk şok için genellikle 120–200 joule aralığında enerji uygulanır.
Kardiyak defibrilasyon, kardiyak arrest geçiren veya ölümcül ventriküler ritim bozukluklarından biri olan VF ya da nabızsız VT durumundaki hastaya transtorasik elektrik akımı verilmesi işlemidir.
Kardiyak arrest, kalp aktivitesinin aniden durmasıyla karakterizedir. Bu durumda hasta bilincini kaybeder, normal solunum yoktur ve dolaşım bulguları kaybolur. Hızlı müdahale edilmezse tablo ani ölüm ile sonuçlanır.
Ventriküler fibrilasyon, kalbin elektriksel iletim sistemindeki normal impuls geçişinin bozulması sonucu ortaya çıkar. En sık nedenleri arasında koroner iskemi ve akut miyokard enfarktüsü yer alır.
VF ve nabızsız VT tedavisinde temel yaklaşım erken elektriksel defibrilasyondur. Defibrilasyonun herhangi bir kontrendikasyonu yoktur.
Hastada pacemaker veya implante kardiyak defibrilatör (ICD) bulunsa bile, eğer şoklanabilir bir ritim mevcutsa defibrilasyon uygulanmasında bir değişiklik yapılmaz.









