Diyabetus Mellitus (DM) Acil Yaklaşım

0
6034

Bu İçerik Sadece Aboneler İçindir

Bu içeriğin kilidini açmak için lütfen abone olun.

Diyabetus mellitus (DM) halk arasında sıkça kullanılan adıyla şeker hastalığı kandaki glikoz seviyelerinin yetersiz kontrolünün olduğu bir hastalık olup günümüzde birçok kişiyi etkilemektedir. Tip 1, tip 2, gençlerde görülen erişkin tipi diyabet (MODY), gebelik diyabeti, yenidoğan diyabeti ve steroid kaynaklı diyabet gibi birçok alt sınıflandırması vardır.

Diyabet hastaları tanıları konulmuş halde ya da tanısız bir şekilde acil servislerde, aile hekimliği polikliniklerinde hatta cerrahi polikliniklerde karşımıza çıkabilir. Diyabet hastalarında iyi bir şeker regülasyonu sağlandığı takdirde hastalar normal yaşantılarına devam edebilirler.

Yunancadan köken alan diabetus mellitus teriminin Türkçe karşılığı “ballı idrar” olarak çevirilebilir. Antik Yunanistan’da bu hastalığa sahip kişilerin idrarının şekerli olması bu tanımlamayı yapmalarına yol açmıştır.

SINIFLANDIRMA

Diabetus mellitus (DM) kan şekeri yüksekliği ile seyreden metabolik bir hastalıktır. Günümüzde DM hastalığı için birçok alt grup olmasına rağmen üç ana grup altında toplanılması uygundur.

  1. Tip 1 DM
  2. Tip 2 DM
  3. Gestasyonel DM

Tip 1 DM

Pankreas bezinden insülin sekresyonunun kusurlu olması ya da hiç olmaması durumudur. Adacık otoantikorları pozitiftir. Tip 1 Diyabet genellikle çocuklarda ve gençlerde görülmekle birlikte son yıllarda yetişkin yaşlarda saptanan Tip 1 Diyabet olguları da artmaktadır. Erişkin yaşta (genellikle 30 yaşından sonra) görülen Tip 1 Diyabet formu, ‘erişkinde latent otoimmun diyabet’ (LADA) olarak adlandırılmaktadır.

Klinik olarak şu bulgularla karşımıza gelebilir:

  • Ağız kuruluğu
  • Uyuşukluk
  • Kilo kaybı
  • Poliüri (Sık idrara çıkma)
  • Polidipsi (Aşırı su içme)

Bazen ilk tanısı diyabetik ketoasidoz olarak karşımıza gelebilir.

Tip 2 DM

Temel olarak insülinin glikozu hücre içerisine sokma işlevinde bozukluk vardır, insülin direnci olarak da adlandırılır. Tip 2 Diyabet ise genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkmakla birlikte son yıllarda yaşam ve günlük aktivitelerdeki değişiklikler ve artan obezite sıklığı nedeniyle çocuk ve adölesan yaşlarında da Tip 2 Diyabet sıklığı artmaktadır.

İleri yaşta uzun süreli yüksek kan şekeri ile seyreden hastalarda görülür. Semptomların ortaya çıkması uzun sürebileceği için sessiz bir klinik ile karşımıza gelebilir.

Tip 2 DM Risk Faktörleri:

  • Yaş
  • Obezite (VKİ > 23 kg/m²)
  • Aile öyküsü
  • Fiziksel hareketsizlik
  • Hipertansiyon
  • HDL < 35 mg/dl
  • TG > 250 mg/dl
  • Gestasyonel DM öyküsü
  • Bozulmuş açlık glikozu (BAG) ve bozulmuş glukoz toleransı (BGT)

MODY

Birinci derecede yakınlarda en az 2 kuşakta diyabet bulunan, otozomal dominant geçiş gösteren, 25 yaşından önce diyabet gelişmiş, zayıf, adacık otoantikorları negatif olan hastalarda MODY düşünülmelidir.

Gestasyonel DM

Gebelik süresinde ortaya çıkan DM hastalığıdır. Fetüs ve anne için önemli riskler oluşturabileceği için dikkat edilmelidir. Risk faktörleri olan hastalar DM açısından taranmalıdır.

EPİDEMİYOLOJİ

Dünya genelinde 11 yetişkinden 1’i DM tanısı alır ve bunların %90’ı Tip 2 DM tanısı alır. Tip 1 DM insidansı dünya çapında artmaktadır. Tip 1 DM’nin görülmesi doğumdan itibaren kademeli olarak artar ve 4 ila 6 yaşlarında ve ardından tekrar 10 ila 14 yaşlarında zirveye ulaşır.

PATOFİZYOLOJİ

Tip 2 diabetes mellitus patofizyolojisinde insülin direnci ve rölatif insülin eksikliği ana patofizyolojik bozukluklardır. Tip 1 diabetes mellitus (DM) patofizyolojisinde ise T-hücrelerinin aracılık ettiği insülin üretiminde görev alan pankreasın beta hücrelerinin süregelen otoimmün veya otoimmün dışı nedenlerle haraplanması yer alır.

Bütün DM’li hastalar hiperglisemi potansiyeline sahiptir. 180 mg/dL’nin üzerindeki kan şekeri seviyeleri genellikle hiperglisemik kabul edilir. Nefrondaki glikoz taşıyıcılarının satürasyonu nedeniyle ozmotik diürez yaşanır. 250 mg/dL’nin üzerindeki serum glukoz düzeyleri poliüri ve polidipsi semptomlarına sebep olur.

KLİNİK BULGULAR

DM düşünülen hastalarda anamnez alırken aile öyküsü, otoimmün hastalıklar ve insülin direnci ile ilgili sorular DM tanısını koymak için kritik öneme sahiptir. Sıklıkla asemptomatik olarak ortaya çıkar, ancak semptomlar geliştiğinde hastalar genellikle poliüri, polidipsi ve kilo kaybı ile başvururlar.

Tip 1 ve Tip 2 DM Ayırıcı Tanısı

Klinik Özellikler
Tip 1 DM
Tip 2 DM
Başlangıç yaşı
Genellikle ≤ 30 yaş
Genellikle ≥ 30 yaş
Başlangıç şekli
Akut, semptomatik
Yavaş, asemptomatik
Ketozis
Sıklıkla var
Sıklıkla yok
Kilo
Zayıf
Obez / Kilolu

TANI KRİTERLERİ

DM tanısı konulması için aşağıdaki kriterlerden sadece bir tanesinin olması yeterlidir.

Test
Aşikar DM
Prediyabet
Açlık Plazma Glikozu (APG)
≥ 126 mg/dL
100-125 mg/dL
OGTT (2. saat)
≥ 200 mg/dL
140-199 mg/dL
Rastgele Glikoz + Semptom
≥ 200 mg/dL
HbA1c
> %6.5
% 5.7 – 6.4

KOMPLİKASYONLAR

Akut Komplikasyonlar:

Kronik Komplikasyonlar:

  • Diyabetik Ayak
  • Diyabetik Vasküler Hastalıklar (Retinopati, Nefropati, Nöropati)
  • Diyabet ve Gebelik

PODCAST

(Podcast linki buraya eklenecek)

SORU

YDUS 2024 / DÖNEM 2
Soru: Aşağıdakilerden hangisi diyabet tedavisinde kullanılan bir amilin analogudur?




YDUS 2025 / DÖNEM 1
Soru: Elli iki yaşındaki diyabetik kadın hasta karında şişlik, bulantı ve kusma şikâyetleriyle başvuruyor. 30 yıldır DM hastası ve 5 yıl önce gastrik by-pass geçirmiş. Şikayetleri yemekten 45-60 dk sonra oluyor. Glukoz 289 mg/dL. Grafide hava-sıvı seviyesi yok, sadece gaz distansiyonu var.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?




YDUS 2025 / DÖNEM 2
Soru: Diabetes mellitus tanısıyla takip edilen bir hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?




KAYNAKLAR

İLGİLİ YAZI

Diyabetik Ketoasidoz ve Hiperozmolar Durum

Acil Çalışanları Premium Üyelik Acil Çalışanları Premium Fırsat DHY 2025 Acil Çalışanları

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz